İçeriğe geç

Su Altı Krallığı

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Su Altı Krallığı

Bölüm 2

Arkadaşlar

Akşam güneşi evin içini turuncuya boyuyordu.Sanırım yemeği biraz fazla kaçırmıştım bu yüzden kıvranıp duruyordum.Sonra aklıma yürüyüş yapmak geldi.Hem karnımdakileri eritir hem de bu güzel kasabanın keyfini çıkarırdım.Tabi kime göre neye göre güzel.Çünkü aslında burası çok da modern bir yer değil.Evler eski püskü,resmen dökülüyor.Ama ben burda doğup büyüdüğüm için burası benim güzel Steamburg kasabam.

Çamaşırları asan annemin yanına gittim.Evimiz küçük olduğu için bir ucundan diğer ucuna gitmek sekiz adım falan sürüyordu.Zaten tek çocuk olduğum için annem ve ben buraya sığıyorduk.Annemin arkasına geldiğimde omzuna iki kere vurdum ve konuştum.

"Anne ben biraz yürüyüşe çıkıyorum" dedim.Bir anda arkasını dönünce korktum.Düşecek gibi olduğunda hızla kollarının altına girdim"İyi misin?" Zar zor yutkundu ve kafasını salladı.Bu halleri beni çok endişelendiriyordu.

"Kızım sen de ne sessiz sessiz geliyorsun arkamdan ödüm koptu"

"Annecim asıl ben korktum" İyi olduğuna emin olduktan sonra yavaşça geri çekildim.Tam arkamı döndüm gidiyordum...

"Eve geldiğinde olmayabilirim.Georgina teyzen hastalanmış ona bakmaya gideceğim."

Yanına gidip yanağına kücük bir öpücük kondurdum"Tamam ama lütfen kendini çok yorma"dedim ve üstümü değiştirmek için odama gittim.Sevgili babamdan kalma belki de otuz senelik olan dolabımı açıp içinden kıyafet seçmeye çalıştım.Yoktu.Birbiriyle uyumlu hiç kıyafetim yoktu.Uyumlu olmasını boşver hepsi eskiydi.Tipik ergen triplerine girip bütün kıyafetleri odaya saçmadan dolabın kapağını kapadım.Yatağımın kenarına oturdum.Giyinecek bir şeyler aramaktan ter içinde kalmıştım.Elimin tersiyle alnımı sildim.Sonra gözüme telefon çarptı.Madem terledim o zaman ben de bizim kızlarlarla okyanusa girerdim.Yatağın baş ucundaki sehpadaya uzanıp telefonumu aldım ve Darlayı aradım.Uzuuun uzun bekledim.Kesin yine kardeşi Lillesol ile kavga ediyordur.Sonunda açtığında telefondan bağırışlar geliyordu.

"Ya bi dur diyorum sana gerizekalı! telefonla konuşacağım (vurma sesleri) Kanka bekle ben hallediyorum.Çık dedim odamdan! Hâlâ ne bekliyorsun!? Naş naş (düşme,kapı kapanma,çığlık sesleri) Heh kanka ne diyecektin?"

"Kavganızı böldüm ama şey diyecektim okyanusa gidelim mi?Pamelayı da çağrırız.Güzel olur diye düşündüm."

(Kapı yumruklama sesleri)

"Olur olur zaten ben de daraldım bu evden hemen hazırlanıyo..." bip bipp bippp

Sessizlik

Artık buna şaşırmıyordum bu yüzden hiç beklemeden Pamelayı aradım.Onun hayatı Darlaya göre daha sakin olacak ki telefonu hemen açtı.

"Alo?"

"Alo kanka Neber?Hiç aramıyorsun aşk olsun yani darıldım"

"Kanka sürekli ders çalışıyorum vakit olmuyor ki"

"O yüzden mi her aradığımda telefonu pat diye açıyorsun."

"Ne alaka canım asla sürekli sevgilimle konuşup durmuyorum.Ya valla özür dilerim çok boşladım seni bir daha olmaz canımmm kankam" Her ne kadar ona kızsam da bu halleri gönlümü almaya yetiyordu.

"İyi iyi tamam.Darlayı da alıp üçümüz okyanusa girmeye gidelim dedim sen de gelsene"

"Bilmiyorum yaniii şimdi ders falan yapmam lazım"

"Aynen kanka,on dakikaya kapındayım hazır ol"

Telefonu kapatır kapatmaz yataktan fırladım ve siyah renk, v şeklinde göğüsüme inen bir dekoltesi mayomu giyindim.En azından kıyafetlerimden daha düzgündü.Saçımı da kıskaçlı tokayla topladım.Ve evin anahtarını alıp çıktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.