İçeriğe geç

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 8

📚8.Bölüm:"Tanışıyor Musunuz?"📚

"Bekledim," dedi sadece. Bu bana yetti de arttı bile ama benim elimde olan bir şey değildi sonuçta?

Ellerini sırasının üzerine koyduğum, Lee Know'un hemen yanındaki arkadaşı şaşkınlıkla, "Siz tanışıyor musunuz?" diye sordu.

Onu sorusu üzerine Lee Know gözlerini pencereden çekerek arkadaşına baktı.

"Doğru, ben de size bunu soracaktım Bangchan. Asıl siz tanışıyor musunuz?"

Burada sözü yine ben devraldım.

"Aslında yanına gelememem onlarla da alâkalı."

"Ne?"

Önde oturan arkadaşlarından biri daha da şaşırarak arkasına döndü ve bir anda, "Yanına gelmek derken?! Siz... Siz buluşacak mıydınız yoksa?!" diye bağırdı.

Hemen ellerimi 'hayır' anlamında sallayarak bu yanlış anlamanın önüne geçmek acıyla hızla konuştum.

"Hayır hayır hayır, öyle değil."

Lee Know oturduğu yerden önüne doğru eğilerek o arkadaşının alnına bir şaplak geçirdi.

"Yah! Öyle bir şey olsa sizden saklar mıyım ben?! Size bahsetmiştim ya. Şu meslek lisesindeki çete üzerime geldi diye."

"Hâlâ muhteşem yüzünde izleri var dostum. Üzerine gelmek derken?"

Aynı arkadaşı biraz gülerek dalga geçermiş gibi söyleyince Lee Know bir kere daha uzanarak, bir kere daha alnına şaplağı indirdi. İkinci şaplağı yiyince bir süre gözlerini yumarak bekledi. Ardından yeniden gözlerini açarak tebessüm etmeye devam etti.

"Dalga geçme Changbin. Yalnızdım ve adam olmadıkları için teke tek gelmediler. Çok fazla direnemedim. Her neyse, o gün..." dedi ve elini ensesine atarak devam etmeye çalıştı.

"Ah, şey... İşte o gün... O gün beni bu kız kurtardı."

"Ne?!"

Sadece kendi arkadaşları değil, Hyunjin dahil daha önce gördüğüm diğer çocuklar da şaşkınlıkla 'Ne?!' diye seslenmişti.

Hyunjin oturduğu sıradan kalkıp ellerini ceplerine attı ve sırıtarak konuşmaya başladı.

"Bir kızın Moon Dok Soo ve çetesinin ellerinden seni kurtardığını mı söylüyorsun? Buna inanabilir miyiz? Gerçi... Şimdi düşündüm de. İnansak daha komik oluyor."

"Kapa çeneni! Ben sana bir şey söylemedim zaten."

Yere fırlattığım çantasının yanına giderek onu eline aldı ve silkeleyerek sırasının üzerine koydu.

Lee Know'a geri dönüş yapmadı. Sadece onun tarafında kalan diğer arkadaşlarıyla beraber gülmeye devam ettiler.

"Sen devam et Lee Know. Sonra ne oldu? Gerçekten seni bu kız mı kurtardı?"

Onlar birbirleriyle konuştukları için sessiz kalarak sadece izledim. Lee Know da derin bir nefes alıp verdikten sonra cevap verdi.

"Evet, o kurtardı. Beni evine kadar götürerek yaralarıma pansuman yaptı. Sonra ben hastaneye gitmek istemediğimi söyleyince eczaneye gitmek ve yaralarım için iyi gelecek şeyler almak istediğini söyleyip evden çıktı. Bana 'bekle' demişti. Bekledim. Ama gelmedi. O evde sabahladım. Yine yoktu."

Gerçekten beklemiş.

Şimdi araya girsem daha iyi olur sanırım. Hem şahitlerim de var.

"Yaralı ceylan. Ben tam evden çıkar çıkmaz başıma ne geldiğini biliyor musun? Ben söz verdiysem mutlaka o sözü tutarım. Arkadaşlarını da ilk defa evden çıktıktan sonra gördüm. Benim başım belaya girdi. Kaçarken de onlara denk geldim. Beni de onlar kurtardılar. Sor istersen."

Kendi arkadaşlarına baktı. Hepsi de olumlu anlamda başını sallayınca yeniden sordu.

"Ama bu neden evine gelmediğini ve bana beklememi söylediğin hâlde gelmediğini açıklamıyor."

Yanında oturan arkadaşı Bangchan söze girerek durumumu açıkladı.

"Başına darbe almıştı. Kanaması vardı. Hyunjin onu kucaklayarak hastaneye götürdü kardeşim."

Yine devreye girecektim ancak arkadan Hyunjin'in sesinin gelmesiyle susarak onu dinledim.

"Evet, götürdüm. Ama onu kurtardığını bilseydim hayatta yardım etmezdim."

Gıcık! Bu çocuğun derdi ne? İyi ki bir iyilik etti yani! Ona teşekkür edecektim bir de. Şu an... Ah! Şu an o kadar saçmalıyor ki keşke orda olmasaydı,yardım falan etmesiydi diye geçiriyorum aklımdan!

Sessiz kalamadım. Arkama dönerek söze girdim. Ancak o da hazır cevaplıydı. Anında sinir bozucu bir şekilde cevap verdi.

"Konuştukça gözümde küçülüyorsun!"

"Gözünde büyümek gibi bir niyetim yok zaten!"

"Konuşmaya dahi değmeyecek bir insanmışsın meğer. O yüzden seninle muhatap olmayacağım."

Yeniden Lee Know'a döndüm ve sinirimi resmen çocuğa da püskürttüm.

"Sana gelince Lee Know. Hastanede gözlerimi açtığımda aradan 3 gün geçmiş. Babama seni söylediğimde gidip baktı ama iş işten çoktan geçmişti. Neyin tribini yapıyorsun anlamadım ki? Gerçi doğru, ben neden takıyorsam kafama? Hyunjin hariç diğerlerine gerçekten çok teşekkür ederim. Tabii iyilikleri karşısında yine Hyunjin gibi karşılık bekleyenler varsa teşekkürümü bir zahmet üzerlerine alınmasınlar. Ahh! İlk günden sinirlerim bozuldu cidden!"

Başka bir şey söylemeden hızlı adımlar atarak sınıftan uzaklaşmaya başladım. Öyle sinirliydim ki, gözlerini üzerime dikmiş bakan diğer öğrencilere dahi sınıftan çıkana kadar patladım.

"Ayı mı oynuyor karşınızda?! Sirk mi burası?! Okul diye sirke mi geldim ben? Ne var? Ne bakıyorsunuz?!"

...

Bölüm sonu

16 yorum