İçeriğe geç

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 32 · 2 dk okuma

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 32

📚32.Bölüm:"Sevgilim"📚

Sırtımın yaslı olduğu yumuşak yatağı da, elimin üzerinde bulunan Minho'nun sıcacık ellerini de hissedebiliyordum.

Arada bir elime koklaya koklaya minik öpücükler konduruyor ve telaşla benimle konuşmaya çalışıyordu.

"Hadi Yeon Soo'm. Uyan artık. Ancak sen uyanınca rahatlatayacak içim. Lütfen uyan."

"Yah! Ne yapıyorsun?!"

Hyunjin'in sesi miydi o? Ah,hayır. Minho'yu gördü tabii. Bizim sevgili olduğumuzu da bilmediği için şu an hiçbir anlam veremiyor.

Kıyamet kopmasa bari.

"Uğraşamam kimseyle şu an Hyunjin."

"Benimle uğraş demedim zaten. Sana sadece ne yapıyorsun diye sordum!"

Hâlâ her ne kadar kendimi zorlasam da gözlerimi açamıyor ve sadece yaşananlara kulak misafiri oluyordum.

Minho'nun gülümsediğini işittim.

"Sevgilime destek olmaya çalışıyorum. Onun için endişeleniyor ve hemen başında sabırsızlıkla o güzel gözlerini açmasını bekliyorum."

"S-sev-sevgili mi? Sen ne saçmalıyorsun manyak herif!"

İşittiğim patırtı, bir sandalyenin süratle hareket ederken çıkardığı o cızırtı hiç hayra alamet değildi.

Görmesem dahi Hyunjin'in Lee Know'un yakasına yapışıp onu sertçe ayağa kaldırdığını tahmin edebiliyordum.

Kendimi daha bir zorladım. En sonunda henüz gözlerimi açamasam dahi konuşabildim. Daha doğrusu fısıldadım diyelim. Sesim oldukça güçsüz ve bir o kadar da bitkin çıkmıştı. Ben bile kendi sesimi zor duydum.

"Minho..."

Yine de büyük bir sessizlik oldu. Hemen ardından Minho'nun şefkatli ve heyecanlı sesini işittim.

"Yeon Soo... Yeon Soo'm..."

Yeniden bir patırtı oldu. Sonra elimin üzerine o sıcak eller kapandı.

"Buradayım güzelim. Buradayım..."

Gözlerimi de açmayı becerebildim. İlk önce oldukça bulanık gördüğüm çevrem, zaman içerisinde giderek netleşmeye başladı.

Başımı sağa doğru çevirdim. Gözlerim Lee Know'un muhteşem gözleriyle buluştu.

Şimdi yüzü gülüyordu.

"Uyandın. İyi misin? Nasıl hissediyorsun?"

"Ben... Ne oldu bana Minho?"

Elimin üzerindeki ellerinden birini çekerek sol yanağıma attı. Baş parmağıyla yanağımda hafif hafif gel gitler yaparak okşuyor ve konuşuyordu.

"Bilmiyorum. Ben de bilmiyorum güzelim. Sadece... Bir anda fenalaştın. Çok fazla ateşin vardı. Kendinde değildin ve acı içerisinde kıvranıyor, ter akıtıyordun. Çok korkuttun beni Yeon Soo. Gerçekten çok korktum."

O esnada aklıma Felix geldi.

Onun da en son benim gibi olduğunu işitmiştim.

"Peki ya Felix?"diye sordum endişeyle.

"Felix nasıl?"

Ben sordum ve Minho daha cevap vermeye hazırlanırken hemen yanımdaki perde çekilerek açıldı.

Oraya doğru döndüm.

Perdeyi çeken kişi bizzat Felix'ti. O sırtını yatağın başlığına dayamış sırıtarak bana bakıyordu.

"Ben iyiyim,merak etme. Gördüğün gibi işte."

Onu görünce daha bir rahatladım resmen. Ben de yattığım yerden doğrularak tıpkı Felix gibi sırtımı yatağın başlığına dayadım.

Diğerleri de buradaydı.

Hyunjin... Ona bakamıyordum şu an. Her ne kadar karşımda olsa da.

Felix'in çevresinde olan Seungmin bir Felix'e bir de bana bakarak konuşmaya başladı. O konuşmaya başlayınca hepimiz dikkatimizi onun üzerinde yoğunlaştırdık.

"İkinize de aynı anda aynı şey oldu. İkiniz de aynı durumdaydınız. Neler olduğunu hâlâ anlayamıyorum. Zehirlendiniz mi acaba diyeceğim ama okulda yüzlerce kişi aynı yemeği yedi. Neden sadece ikiniz bu hâle geldiniz, gerçekten hâlâ anlayamıyorum."

Onun ardından sözü az önce Changbin ile beraber yanıma gelen, benim çevremde olan Bangchan aldı.

"Hiçbirimiz anlayamıyoruz. Neyse, az sonra doktor gelir ve bize mantıklı bir açıklama yapar."

Bulunduğumuz odada büyük bir sessizlik hâkimdi. Bu sessizliği bozan ilk şey içeri giren doktor oldu.

Bölüm sonu

5 yorum