İçeriğe geç

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 30 · 3 dk okuma

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 30

📚30.Bölüm:"Garip Tat"📚

Sırıttı.

"Bana hesap vereceksin tabii ki. Bugün... Sana söylediğim o itiraftan sonra artık tamamen benim olduğunu kabullenmen gerekiyor. Attığın her adımın hesabını vereceksin. Çünkü sen... Benimsin. Seni bir başkasıyla, özellikle de düşmanımla bu kadar samimi görmek istemiyorum."

"Ne saçmalıyorsun sen be? Ağzından çıkan saçma kelimeleri kulağın duyuyor mu senin? Ben-senin-falan-değilim. Anladın mı? Değilim. Ayrıca düşmanım dediğin o çocuk benim-"

"Sessizlik! Yeon Soo, Hyunjin! Dersten sonra devam edin!"

Hocanın uyarısı üzerine sustum ve önüme döndüm. Hyunjin'in pek önüne döndüğü söylenemezdi. Aksine gözlerini üzerimde hissedebiliyordum.

Ama şu an ona o kadar sinirlendim ki dönüp bakarsam eğer ve o bana ukala bir şekilde sırıtırsa kesin burada deliririm. Zaten dersin bitimine az kalmış. Az sonra öğle arası girecek. Biraz daha sabırlı olmalıyım.

Of! Söylediklerinde ciddi mi acaba bu ukala?

Ya beni gerçekten sahiplendiyse?

Aman Yeon Soo. Sahiplenirse sahiplensin. Dünya onun etrafında dönmüyor.

📚

Lee Know'un ısrarları sayesinde yemekhaneden beraberce yemek almış ve şimdi ellerimizdeki yemek tepsileriyle oturacak boş bir masa arıyorduk.

Sonunda boş olan büyük bir masa gördük ve oraya doğru ilerleyerek tepsilerimizi masanın üzerine bıraktık. Biz de karşılıklı oturarak yerleştik.

"Hyunjin olacak gerzekle ne konuştunuz Yeon Soo?"

Soracağını biliyordum. Ancak bu soruya hazırlıklı değilim. Çok düşündüm. Yine de bir sonuca varamadım.

Ona bu konudan bahsetmeli miyim?

Benim düşüncem daha çok bahsetmek yönünde. Sonuçta Hyunjin gerçekten serseri bir tip. Lee Know ile aramızda olanları çok geçmeden öğrenecektir. Lee Know'u delirtmek için elinden geleni yapar. Şimdi söylesem... Lee Know daha çok delirir. Hem de ilk günümüzden.

Of, bilmiyorum!

Gerçekten ne yapacağımı, nasıl yapacağımı bir türlü bilemiyorum!

"Yeon Soo?"

"Ah... Şey... Saçmaladı yine bir şeyler. Şimdi sinirlerimiz bozulmasın. Boş ver."

Olumlu anlamda kafasını bir aşağı bir yukarı sallayarak tebessüm etti. Ardından eline chopstiğini alarak yemeğini yemeye başladı.

Bu esnada ben, ona ilk günden yalan söylemenin verdiği vicdan azabıyla rahatsızca kıpırdanıyordum.

Eğer şimdi söylemezsem ileride daha büyük ve daha kötü şeyler olabilir. Güvensizlik... Bence bu en kötüsü. Ve ben Lee Know'un da sonsuza kadar bana güvenebilmesini isterim. Tıpkı benim ona güvendiğim gibi.

Bu yüzden dayanamadım. Eski Yeon Soo hâlimi korumaya devam ederek ona seslendim.

"Lee Know?"

Ağzında bugün de menüde olan kızarmış tavuğu çiğnemeye devam ederken başını kaldırdı ve gözlerini benimkilerle buluştu.

"Aslında Hyunjin gerçekten çok saçmaladı. Sabah da öyle. Az önce sana bunu anlatmak istemedim. Çünkü duyunca deliye döneceğini biliyorum. Ama sana yalan söylemeyi hiç istemiyorum."

Lee Know'un suratı ciddi bir hâle büründü. Düşünüyor gibiydi.

Ağzındaki lokmayı çiğnedikten sonra önündeki suya uzandı ve bir yudum aldıktan sonra yeniden masanın üzerine bırakarak bana odaklandı.

Tebessüm etmeye çalıştı.

"O hâlde bunu dersler bittikten sonra bahçede konuşalım. Şimdi tadımız kaçmasın."

İşte şimdi gerçekten tebessüm ediyordu. Muhteşem bir şekilde gülümsüyor, beni kendisine hayran bırakan o şirin ifadeye bürünüyordu.

"Hadi bakalım Yeon Soo'm. Şimdi önündeki o tepsiyi tamamen silip süpür. Benim Yeon Soo'm aç kalmamalı."

Ben de ona aynı şekilde gülümsedim ve önce kaşığımı alarak çorbamdan bir kaşık alıp ağzıma attım.

Ancak... Bir gariplik vardı sanki. Tadında yani.

Menüye göz attım. Orada herhangi bir değişiklik ya da gariplik yoktu.

"Lee Know? Bu menü doğru oluyor mu?"

"Bugüne kadar hep doğruydu. Ne oldu ki?"

"Tadı bir garip geldi sanki."

"Evet,bol tahıllı çorba diyor ama ben de pek bir tahıl tadı alamadım doğrusu. Aman işte,yemekhane yemeği. Anne yemeği gibi, bizim elde yaptıklarımız gibi olmuyor."

"Haklısın."

İkimiz de birbirimize yeniden sevecen bir şekilde gülümsedikten sonra yemeklerimize gömüldük.

Bölüm sonu

7 yorum