İçeriğe geç

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 22 · 4 dk okuma

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 22

📚22.Bölüm:"Gülücük"📚

Hiç istemesem de günün başında yine gelmek zorunda olduğum yer okul oldu. Sol elim sargılıydı ya? Hâlâ girmek istemiyordum sınıfa. Kapının önünde öylece bekliyordum.

İnsanlar garip garip bakacak, arkandan -hatta şimdiki nesil daha ukala- bizzat gözümün önünde özellikle duyayım diye sesli sesli konuşup,fısıldıyormuş gibi yapacaklardı.

Takmamak bir yere kadardı. İnsanın elinde olmuyor ve mutlaka takılıyordu. Ben de insanım. Üzülüyorum. Sürekli dışıma taştan bir duvar örsem de, taş sonuçta. Kırılıyor.

Sınıftan öğretmenin sesi geliyor. Aslında 5-10 dakika olmuştur belki gireli. Ama yine de giremiyorum. Girmek istemiyorum işte.

"Yeon Soo?"

Duyduğum ses üzerine hemen arkama döndüm. Lee Know tek omzuna çantasını atmış havalı bir şekilde bana doğru geliyordu.

Çok kısa bir süre sonra tam karşıma geçti.

"İyi misin? Neden içeri girmiyorsun?"diye sordu.

Dudaklarımı büzdüm. Çocuk gibi göründüğümü biliyorum ama ne yapayım? O şekilde devam ederek cevap verdim.

"Girmek istemiyorum."

Lee Know bu kelimelerim üzerine tebessüm etti.

"Hmmm."dedi. "Demek girmek istemiyorsun. O hâlde... Senin için hazırladığım süprizi göstersem olur mu? Benimle gelir misin?"

"Ne süprizi? Nereye?"

"Sence sorularına cevap verirsem işin süprizi kalır mı?"

Başımı sağa sola salladım. Açıkçası gerçekten merak da etmeye başladım. Benim için... Süpriz diyordu. Sanırım kabul edeceğim.

"Tamam, gidelim o zaman."

"Çok sevineceğine eminim. Takip et beni."dedi ve önümden ilerlemeye başladı. Giderek artan merakımla beraber sessiz kalarak onu takip ettim. Bizim katta ilerliyorduk. Sınıfımızın sadece birkaç adım ötesine ilerleyerek bir odanın önüne geldik.

Lee Know cebinden anahtar çıkardı ve odanın kapı deliğine sokarak bir iki kez döndürdü. Kapı açıldı.

Önce o girdi.

"Hadi,gel bakalım."

Ben de fazla beklemeden hemen içeri girdim.

Ama bu...

Şu an gözlerimin gördüğü şey...

İnanamıyorum.

Bu... Bu bir piyano mu gerçekten? Benim... Benim nefes alma kaynaklarımdan biri olan?

Onu görür görmez yüzüm gülmeye başladı. Sanırım ilk defa... Min Seok babam ve Seon Hwa annemin yanı hâricinde gülüyorum. Bu mutluluk o kadar samimi bir mutluluk ki gerçekten engel olamıyorum.

Ağlamak istiyorum. Ama yine uzun zamandan beri ilk defa korkudan ya da endişeden değil de, mutluluktan.

"Sen... Güldün..."

Şaşkın şaşkın bakışlar atan birkaç adım ötemdeki Lee Know'a bakarak gülümsemeye devam ettim. İçimdeki sevince engel olamayarak ilerledim ve aramızdaki mesafeyi kapattım. Ardından sevinçle Lee Know'a sarıldım.

"Çok... Çok teşekkür ederim. Gerçekten ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Beni o kadar mutlu ettin ki..."

Bir süre Lee Know hareketsiz kaldı. Hiç sesi soluğu da çıkmadı. Ama sonra onun da ellerini belimde hissettim.

"Bu kadar mutlu olacağını bilseydim kesinlikle daha önce yapardım Yeon Soo. Eee? Çalmayacak mısın?"diye sordu.

Sevinç içerisinde ondan ayrıldım ve yüzüne bakarak;

"Çalacağım."dedim.

"Hadi o zaman. Otur başına."

İkiletmedim. Hemen piyanonun başına oturdum. Bu esnada Lee Know da önce kapıyı kapatmış hemen ardından benim oturduğum; piyanonun karşısındaki uzun,yatay ve rahat sandalyenin üzerine oturmuştu. Sırtımızı yaslayabileceğimiz bir yer yoktu.

Şu an yan yana oturuyorduk.

Hemen sağ elimi, parmaklarımı piyanonun tuşları üzerinde gezdirdim.

Sol elim sargıdaydı. İçinde parmaklarımı rahat hareket ettiremiyordum. Bu yüzden sadece sağ elimi kullanmaya çalışacaktım.

"Merak etme. Ben senin sol elin olurum. Sen hangi parçayı çalmak istediğini söyle,yeter."

Şaşırdım ve şaşkınca başımı sol tarafımda oturan Lee Know'a çevirdim. Yüzüm hâlâ gülerken sordum.

"Sen... Piyano çalmayı biliyor musun?!"

"Tabii ki. Ne sandın? Ne çalmak istiyorsun?"

"Hmmm."dedim ve düşünmeye başladım. Aklımda o kadar parça dönüyor ki gerçekten bilemiyorum. Birine karar vermek zorundayım. En sonunda çok beğendiğim bir senfoni geldi aklıma. Lee Know'a tebessüm ederken aynı anda gözlerimi kısarak;

"Yalnızlık senfonisini biliyor musun?"diye sordum.

Şirin bir şekilde kaşlarını çattı. Biraz düşündü. Ardından parmağını şıklatarak;

"Biliyorum,hatırladım."dedi. Kollarını sıyırmaya başladı. Ben ise gerçekten bir Türk bestesini bildiğine çok şaşırdım. Bu parçayı biliyor olması gerçekten müthişti.

"Başlayalım mı?"diye sordu ve sol elini piyanonun üzerine yerleştirdi. Ben de yine olumlu anlamda başımı sallayarak sağ elimi piyanonun üzerine yerleştirdim.

Lee Know üçten geriye saydı. Tam sıfır dediği an ben sağ elimi,o da sol elini kullanarak çalmaya başladık. Muhteşem bir uyumla,hiçbir yerde takılmayarak ilerliyorduk. Piyanodan yükselen o muhteşem melodik ses içimi huzurla doldururken her seferinde gülüşüm daha da artıyordu.

Hatta arada bir Lee Know ile birbirimize bakarak karşılıklı gülüyor, ellerimiz çalmaya devam ediyordu.

Ne ara bitti anlamadım. Ama parçanın sonuna gelip bitirdiğimizde yine birbirimize bakarak gülümsüyorduk.

Bu esnada kapı tarafından yükselmeye başlayan alkış sesleriyle neye uğradığımızı şaşırdık. İkimiz de o tarafa doğru döndük.

Bizim sınıf... Tam kadro buradaydı.

Hyunjin gözlerini dikmiş herkes gibi bizi seyrediyordu. Diğerleri şaşkındı. Ancak Hyunjin... Şaşkın görünmesine rağmen bunun yanı sıra sanki sinirlenmiş gibiydi.

Şaşkınlığının nedeni güldüğümü görmesi ya da performansımız olabilir. Ama sinirini anlayamıyorum.

Ne oldu ki şimdi?

Onu sinirlendirecek bir şey de yapmadım oysa ki?

Hızla adım atarak yanıma geldi. Bir saniye bile duraksamadan sağ koluma yapıştı ve beni ayağa kaldırdı.

"Yürü, gidiyoruz!"

Bölüm sonu

12 yorum

  • Hihi ben bu kitabı ikincikez okuyorum spoylır veremmi size hee bizayimmi heyecaninizi sevgilisi olacak kişi .....

  • Hyunjin HAA BİRAZ KİSKANCMİK OLMUŞ SANKİ NEDİYOSUN HAAA

    1Yanıt
  • Ben Minho ile sevgili olsunlar istiyorum ama Hyunjinle sevgili oluyormuş gibi yapıp intikam alabilir bence bize zorbalık yapmak isteyen kalbimizi kıran bizi üzen insanlara mutlu bir hayat değil intikam dolu bir hayat vermeliyiz

  • Ben Minho ile sevgili olsunlar istiyorum ama Hyunjinle sevgili oluyormuş gibi yapıp intikam alabilir bence bize zorbalık yapmak isteyen kalbimizi kıran bizi üzen insanlara mutlu bir hayat değil intikam dolu bir hayat vermeliyiz

  • Ben Minho ile sevgili olsunlar istiyorum ama Hyunjinle sevgili oluyormuş gibi yapıp intikam alabilir bence bize zorbalık yapmak isteyen kalbimizi kıran bizi üzen insanlara mutlu bir hayat değil intikam dolu bir hayat vermeliyiz