Çocuk bana yaklaşırken gözümü ondan çekmek istedim ama sanki gözlerini gözlerime mühürlemişti.
"Owen."
Herkes kahkahalar içinde boğulurken onunla daha fazla iletişime geçmemeye karar vermiştim. Şimdilik...
"Bu kadar mı?"
Owen da sırıtışını gizlemekle uğraşacak bir tip değildi sanırım.
"Evet."
"Hocam!"
"Evet, Gracie?"
Onun el kaldırdığını görünce daha da yerin dibine girmek, yanımda Gracie'yi de götürmek isterdim.
"Bence buraya oturabilir kendisi."
Elim isteğim dışında havaya kalktı.
"Sen de mi orada oturma taraftarındasın Brielle?"
Evet... Yani hayır! İçimdeki düşünceleri iyi ki kimse duyamıyordu.
"Tuvalet!"
Herkes bir kez daha benim sayesinde kahkaha atabilmişti.
"Gidebilirsin."
Sessizce sıramdan kalktığım gibi kapıya yöneldiğimde gözleri hala üzerimdeydi. Hiç mi düşünemiyordu rahatsız olabileceğimi?
Kapıdan çıkarken son bir kez daha ona bakma isteğimi susturmam gerekliydi.
Tuvalete girdiğim gibi kendimi aynanın önüne attım.
"Ben nereye düştüm böyle? Bu da kim? Ve benden ne istiyor?"
Sanırım onunla yüzleşmekten başka bir şansım yokmuş görünmüyordu pekte. En son istediğim şeydi bu ama yapmam gerekiyordu.
Sınıfa dönmek üzereyken bir kolun beni çekmesiyle dengem sarsıldı.
"Memnun oldum."
Ne olduğunu anlamama şansım keşke olsaydı.
"Sende kimsin? Benden ne istiyorsun?"
"Sınıfta tanıştık sanıyordum."
Sınıftaki gülüşünü takınmıştı yine. Bunlardan artık sıkılmaya başlamıştım bende. Buradan gitmek istiyordum, bir kez daha bu anıları yaşamak istemiyordum. Tamam kabul ediyorum işte! Buraya dönmek gerçekten de berbat ötesi bir fikirdi.
"Beni nereye gönderdin?"
"Sen kendini gönderdin. Bu kadar çabuk mu unuttun yoksa?"
Benimle dalga mı geçiyordu?
"Sen benimle dalga mı geçiyorsun?"
"Zaten oradan atlayacaktın. Suçlusu ben miyim gerçekten?"
O da biliyordu... Beni oradan atan kişiydi gerçekten. Peki ama neden? Ben gerçekten ölmüş müydüm?
"Sen... O kişisin..."
"Ben Owen'ım. Asıl sen nesin? Gerçekten böyle mi ölmek isterdin? Düz bir çatıdan atlayarak... Acınası."
"Nasıl ölmem seni niye ilgilendirsin ki?"
Verdiğim cevaplar çok mantıklı gelmişti o an.
"Bilincinde en çok ölmek istediğin zamana gittin. Bir kez daha kendini öldürme şansın olduğunu söylersem ya...? Gerçekten nasıl ölmek istediğini... Ve bulduğun zaman bütün bunlar son bulacak."
"Sen bunları nereden biliyorsun? Beni nereden tanıyorsun?"
"Sadece sana verilen denilenleri yapsan senin için daha iyi olur."
"Ama..."
Ve benden önce sınıfa doğru yürüyüp içeri girerek gözden bir kez daha kaybolmayı başardı.

