İçeriğe geç

Sözler ve Gözler

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Sözler ve Gözler

Bölüm 4

Seninle kaybedeceğim herşeye

"Bazen cenneti olur insanın bir çift göz. Cenneti tadabileceğimizin meçhul olduğu bu vaziyette; Kalbim durana dek, gözlerimi sonsuzluğa yumana dek seni seveceğim sevgilim. Zira cehennemdir bana bu fani hayat, ben gerçeğini sende bulmuşken.. "

Ufak bir araştırmaya koyuldum.. dopamin? evet dopamin. Neyin nesi bu? sanırım buldum, bu sistem bizim mutluluğumuzdan mesulmüş. Tam olarak öyle olmasa bile halk ve bilim dilince öne çıkan özelliği bu. Bir anlık hiddetle telefonumu açtım ve onu rehberde aramaya başladım, zira onu nasıl kaydedeceğimi bulmuştum: Dopaminim! çok saçma fakat bende bir o kadar kararsızım. Daha onu nasıl kaydedeceğime dair henüz bir kanaate varamamıştım. Kaydettim! ama bunu görmemesi lazım zira çok dalga geçer benimle, arkadaş ortamına malzeme oluruz maazallah.. Gerçi gözlerinin güzelliği kişiliğine kadar erişmiş, pek bir zariftir o yapmaz. Belki ufaktan bir gülüş atar başucumda, aman aman bu seferde ben kalpten giderim..

Tabi tatil bitti bizim lanet mesai kaldığı yerden devam ediyor.. Çantamı hazırladım ve okula doğru yola koyuldum. Bugün hava çok güzeldi ondan mütevellit mutlu mesut yolda yürürken kulaklığımı taktım. Ve bir şarkı var, şarkıyı çok seviyorum fakat bir türlü ezberleyemedim. Lakin her dinlediğimde havada güzelse beynimde çok farklı bir etki bırakıyor, sanki küçüklüğüme dönüyorum. Siyahımsı bir renge bürünen hayat o anlar için adeta önüme cennetleri seriyor gibi.. Şarkının anlamından tamamen bağımsızım fakat bana çok iyi geliyor. Kaybettiğim günleri, anıları, fırsatları, insanları hatırlatıyor bana, hayat felsefeme direk etki ediyor kendisi..

Tam düşüncelere boğulduğum ve orda kaybolmak üzere olduğum anda yükseltiyor sanki beni.

Bunların nasıl olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok. Realist kişiliğim mucize ve olağanüstülükleri reddetse dahi bu şarkıya bu anlamını bilmediğim bir özellik taktım. Fakat olağanüstü olduğu gerçeğinden pek bir haberdar olarak..

Bugün Mart'ın 6'sı ve beni çok üzdüler. 2 güne futbol turnuvamız var. Rakip sınıf beni bulup ortalıkta benimle dalga geçtiler, beni küçük düşürdüler! Sınıfa girer girmez hırsın ve kızgınlığın verdiği hiddet ile ağladım. Olayın akşamı kendime o maçta onları sahaya gömeceğime dair and içtim.

Batan ay yerini doğan güneşe bıraktığında uyandım, hazırlandım ve yola koyuldum. Bugün intikam günüydü. Alt tarafı bir turnuva maçı aslında hiçbir önemi yoktu bunu bilhassa farkındaydım lakin beni hor gören herkesi susturmalıydım. Bugün okula erken gitmiştim sınıfa girdiğimde onu gördüm, öylece oturuyordu. Onu selamladım ve günaydın dedim ve oda aynı şekilde karşılık verdi. Biraz konuştuk ona içimi döktüm fakat ne kadar heyecanlıyım, gözlerimi gözlerinden alamıyordum. Bitap düşmüş moralimi düzeltmek bu yana arşa çıkardı. Çok mutlu ve kendimden umutluydum. Maçımı da izlemeye geleceğini ve onunda benim kadar heyecanlı olduğunu al dudaklarından duyduktan sonra dünyalar benim oldu. Dersler dersleri götürdüğünde nihayet vakit gelmişti. Hocadan maç için izin alıp aşağıya ineceğiz. İznimizi aldık ve son bir kez ona baktım, bana umut dolu gözler ile bakıyordu buda benim kazanabileceğim en büyük şeylerden biriydi, bu maçtan bile!

Öğle vakti geldiğinde kaleye geçtim ve hoca düdüğünü çaldı. Maçı izleyen insanların gözü bendeydi, zira ben hata yapacaktım ve onlar benimle dalga geçecekti. Rakip aşırı yüklenmeye başladığında sahada aslan kesildim, birçok pozisyon geldi fakat hepsini geri savuşturdum hatta bir asist dahi yaptım. Maç sonuna geldiğimizde 2-1 galip çıktık. Karşı taraf bizden daha iyiydi ve daha baskılı oynadı. Fakat azmin ve hırsın kudreti beni zafere ulaştırdı. Maç sonu rakibin yüzü kıpkırmızıydı, onlara bir bakış attım ve o an beni zafere daha çok inandırdı. O sırada bizimkiler beni tebrik etmeye gelmiş, hepsiyle selamlaştım o sırada gözlerim onu ararken kalbim sahibini hissetti. En arkada zarifçe bekliyordu beni tebrik etmeyi. Orda ona sarılabilirdim ama yapamadım sadece elini sıkabildim ve başardım diyebildim. Oda bana gülen yüzü ve gözleri ile başardın dedi. Aman Allah'ım başarmamın ve sevdiğim kıza olan sözümü tutmanın hissiyatı bambaşkaymış.. Onu çok sevdiğim duygusu binlerce kez olduğu gibi o gün orda da tekerrür etmişti.

Sınıfa biraz geciktim ve sınıfa girdiğimde herkes beni alkışlamaya başlamıştı. Zarif ve utangaç bir duruşla onlara teşekkür ettim ve yerime geçtim. O gün çok güzeldi ve hayatım boyunca asla unutamayacağım, belki de beni ilerde zafere ulaştıracak yolun temeliydi. Zira bu azim beni zafere ulaştırabilirdi. Akşam eve gittiğimde bir bildirim geldi;

"Dopaminimden 3 mesajınız var"

Derhal telefonu açtım ve mesajına girdim. Beni orada da tebrik ediyor ve ileriki maçlar için nasihatler veriyordu. Daha öncesinde genellikle insanlara ben nasihatler verir, onlara bu konularda ben destek çıkardım. Lakin ilk kez biri beni bu yönde yönlendiriyor deyim yerindeyse beni hazırlıyordu. Bu-bu beni değişik hissettirdi. Mesaj olarak ne yazacağımı bilemedim, salladım işte ortaya bir şeyler. Biraz konuştuk lakin gece karanlığı bütün bir şehre indiği gibi bize de inmişti, yorulmuş, uykumuz gelmişti. Nihayet sözleştik ve yattık.

Bilakis ona her geçen gün daha çok bağlanmamın yanında artık ona çok ihtiyacım vardı. Zira kendimi yine kendi karanlığımda ve kendi harabemde kaybetmiştim. Mavi, artık benim için aydınlığın sembolüydü, zira karanlığım o'nun tanrı yadigarı mavi gözleri ile aydınlanıyordu. Ve artık kanaat getirmiştim. Onunla yeşerecek ve yıkıntılarımdan yükselecektim, bu uğurda her şeyimi kaybetmeye hazırdım. Düşüncelerimin mekanında en tepeye çıktım, ve büyük bir hiddetle VARIM! diye bağırdım, Sonrasında ekledim; ONUNLA KAYBEDECEĞİM HERŞEYE...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.