İçeriğe geç

SÖZ VERMİŞTİN

Bölüm 2 · 2 dk okuma

SÖZ VERMİŞTİN

Bölüm 2

~2. BÖLÜM~

Gazetem sağ koluma sıkıştırılmış, ellerim cebimde ilerlerken önümde yürüyen bir kadın ve tahminlerime göre kızı el ele yürüyorlardı. Birden aklıma ailem geldi. Sanki birisi karnıma yumruk atmış gibi kasıldı. Boğazımda önce bir acı tat oluştu ve daha sonrasında bir yumruk oturdu. Her çocuk bu kız gibi şanslı olamıyordu. Annem ya da babam hiçbir zaman elimden tutup beni okula götürmemişti. Aile olarak birlikte hiçbir şey yapmamıştık. Hiç “Seni seviyorum, seninle gurur duyuyorum.” gibi kelimeler duymamıştım. İkisi de işlerine aşık insanlardı. Çocuk aklı işte. Gözlerine girmek için hep çabaladım ama işler umduğum gibi ya da daha doğrusu hayal ettiğim gibi ilerlemedi. Her zaman daha iyisini beklediler. En sonunda onlardan ufacık ilgi istedim diye babaanneme gönderildim. Sözde verimliliklerini etkiliyormuşum. Yine olmayacak hayallerinden peşinden koştum. Ailemden göremediğim ilgiyi babaannemden görürüm sandım ve sonuç hüsran. Yanılmıştım. Babaannem de ailem gibi hep daha iyisini bekledi. Ailem dolayısıyla sevginin ne demek olduğunu bilmeyen birisi oldum ama yine de pes etmedim. Sevginin ne demek olduğunu kitaplardaki dünyadan öğrenmeye çalıştım. Karmaşık, yorucu ve hatta yeri geliyor sevgiyi saçma buluyordum. Birden zil sesi duyunca düşüncelerimden kopup etrafımı inceledim. Çoktan okula varmış, sınıfa ilerliyordum. Sıralardan birine geçip oturdum ve gazetemi okumaya başladım. Günümüzde gazete okuyanların sayısı ilerleyen teknoloji sonucunda düşüşe geçmiş olmasına ve insanların anlam veremeyen bakışlarına rağmen gazete okumak benim için çok huzurlu bir şeydi. Nostaljik şeylere küçüklüğümden beri bir zaafım vardı. Öğretmenin sınıfa girdiğini görünce gazetemi bıraktım ve derse odaklanmaya çalıştım.

Ders bitiminde gazetemi çıkartıp bulmacaların olduğu eki açtıktan sonra sudoku çözmeye başladım. “Buraya 8 koymalısın.” diyerek kutucuğu işaret eden elin sahibine baktım. Edebiyat öğretmenimizdi. Tebessüm edip başımla onayladım.

“Teşekkür ederim.”

“Rica ederim, gazeteler neredeyse unutulmuşken onları unutmayan insanları görmek güzel.” Kalemi bırakmış dinliyordum.

“Bu arada münazaralar haftaya başlıyor nöbetçilerle her sınıfa bildirdim, münazara takımları hazırdır umarım.”

Başımla onayladım. “Hazırlar, konuları ne zaman seçelim?”

“bugün okul çıkışı kütüphanede takımlar toplansın seçelim. Her sınıfa nöbetçi öğrenci ile duyuru yaptırırım.” dedi ve gitti. Ben de kaldığım yerden sudoku çözmeye devam ettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.