İçeriğe geç

SÖZ VERDİM

Bölüm 3 · 17 dk okuma

SÖZ VERDİM

Bölüm 3

GİDELİM BURADAN

Güneş yaşlı gözlerle ablasına bakıyordu ablası onu bırakıp gidiyordu içinden gitme bırakma beni diye geçiriyordu içinden doktorlar çıktı

Doktor : hastamızın kalbi tekrar atmaya başladı şimdiki süreçte uyanmasını bekleyeceğiz

Güneş : çok teşekkürler

Doktor : ne demek görevimizi yaptık tekrar geçmiş olsun

Güneş ailesine sımsıkı sarıldı hepsi derin bir nefes almıştı yağmuru bir süre beklediler güneş hemşireden izin alarak ablasının yanına geldi cebinden kar küresini çıkardı

Güneş : bizi bırakacaksın diye çok korktum ama gitmedin bırakmadın hadi aç artık gözlerini seninle konuşmayı sohbet etmeyi özledim sen benim her şeyimsin abimler annem babam hepimiz seni bekliyoruz bak sana kar küresini getirdim o artık senin

Güneş ablasının elini sımsıkı tutmuştu ki ablası elini sıktı güneş heyecanlandı

Yağmur : güneş

Güneş : buradayım ablam yanındayım

Yağmur : eve git

Güneş :neden abla neden eve gidiyorum

Yağmur : kâğıt boğuşurken kâğıt yere düştü o kâğıdı al

Güneş : abla ne kâğıdı

Yağmur : güneş dediğimi yap anlatırım lütfen

Güneş : tamam sen yorma kendini hemen gidiyorum

Güneş eve gelir gelmez hızla ablasının odasına çıktı ablasının odasını aramaya başladı yerde bir kâğıt gördü kâğıtta 251732 yazıyordu güneş anlam veremedi kâğıdı hızla aldığı evden çıktı hastaneye geldi annesi babası abileri yağmurun yanındaydı

Güneş : hepiniz buraya toplanmışsınız kalabalık olmaması gerektiğini söyledi siz aşağıda bekleyin ben dururum ablamla

Semra : ay benim küçük kızım büyümüşte ablasını mı savunuyormuş iyi hadi inelim aşağıya sen kal ablanla

Diyerek odadan çıkıp aşağıya indiler güneş hemen kâğıdı ablasına verdi

Yağmur : bu numara bir banka kasasına ait ama hangi kasa öğrenmem lazım

Güneş : abla neler oluyor bir anlatsan

Yağmur : yağmur çok uzun hikaye ama şu kadarını bil kerem için kötü bir son olacak

Güneş : kerem abiyle ne ilgisi var abla neler oluyor

Yağmur : güneş kerem beni aldatıyor

Güneş : nasıl ne demek aldatıyor

Yağmur : hem de tek bir kızla değil nişan günü gelen kızı hatırlıyor musun

Güneş : evet hatırlıyorum

Yağmur : işte onun gibi bir kız daha keremden bebek bekliyor yani öyle hissediyorum

Güneş : şerefsiz adi pisliğe bak birde annesi sürekli iyi konuşuyordu benim oğlum böyle benim oğlum şöyle gördük oğlunun ne mal olduğunu

Yağmur : işte bende ne mal olduğunu ortaya çıkarmak için onun oyununa karşılık bende bir oyun oynuyorum ayrıca bir şey daha var

Güneş : korkuyorum sormaya başka ne var

Yağmur : bu hırsızlık olayı keremin başından çıkmış olabilir

Güneş : ne yok artık abla bu kadarını yapmış mıdır iyi de neden

Yağmur : telefonda ki fotoğraflar için tabi ki

Güneş : ne fotoğrafı

Yağmur : ya ben bunun takıldığı kızlardan birini buldum o da bana hakanın kendisiyle olan resimlerini de başka başka kızlarla olan resimlerini atmıştı

Güneş : oha ablam sen hafiye gibi çalışmışsın valla helal olsun bir dakika o zaman sen her şeyi planladıysan nişan günü gelen kızı da biliyordun

Yağmur : aynen öyle daha dur daha devam ediyorum asıl düğün günü gör sen

Güneş : abla saçmalama o adamla evlenmeyeceksin herhalde böyle bir adamla evlenilmez

Yağmur : sana şu kadarını söyleyeyim bu düğün bile planımın bir parçası nişanda ki olaydan sonra kerem odama gelmişti hatırlarsan ben de ona orada dedim ki hemen gidip nikah kıyıcaz öyle affederim seni dedim

Güneş : abla ben senden korktum Allah bilir nikahta ne bombalar patlatacaksın

Yağmur : göreceksin kardeşim yağmur acarım kızım ben canımı yakanın canını yakarım aşiret kızıyım ben ona en başta söyledim beni üzme seni fena üzerim demiştim o görecek yalnız yardımına ihtiyacım var tek başıma delilleri toplayamam

Güneş: her zaman abla ne istiyorsan söylemen yeterli iyileş buradan çık hemen başlarız şifre demiştin banka şifresi olabilir ama hangi banka olduğunu nereden bilicez

Yagmur : banka kasası ama bunun hangi banka olduğunu nereden bileceğimize gelirsek cevabı keremin şirketinde eğer keremin ödemelerinde farklı bir ödeme şekli varsa o bankaya gidip elimizdeki şifreyle kasayı açacağız

Güneş : doğru çünkü bir fatura bir makbuz bir şey vardır oradan yürürüz

Yagmur : doktoru çağırsana çıkmak istiyorum

Güneş : abla biraz daha dursan hem ben kerem denen şerefsize de haber veririm hem bakarız tepkilerine şüpheli mi sakin mi ona bakarız

Yagmur : doğru söylüyorsun hemen ara bakalım ne şekilde gelecek ben de merak ediyorum

Güneş cebinden telefonu çıkardı hemen keremi aradı

Kerem : efendim güneş ne oldu

Güneş : kerem abi neredesin

Kerem : şirketten çıktım eve geçiyorum bir şey mi oldu

Güneş : kerem abi biz hastanedeyiz ablam yaralandı

Kerem : güneş ne diyorsun sen yagmur iyi mi bir şeyi var mı

Güneş : ya eve hırsız girdi ablamı hem bıçaklamış hem de merdivenlerden itmiş

Kerem : hemen geliyorum güneş hangi hastanedesiniz

Güneş : ablama bakmam lazım mesaj atarım hastanenin yerini

Kerem: tamam güneş doğru söyle yagmur iyi demi benden bir şey saklamıyorsun

Güneş : iyi iyi korkma sadece uyandığından beri seni sorup duruyor

Kerem : elimden geldiğince hızlı gelicem öyle söyle hadi kapattım

Güneş telefonu kapatıp ablasıyla birlikte hastanede beklemeye başladılar kerem çok sinirlenmişti arkadaşının böyle bir salaklık yapması hemen arkadaşına telefon etti

Arkadaşı : efendim dostum ne oldu

Kerem : ne yaptın lan sen

Arkadaşı : hiç sorma oğlum ya senin yüzünden başım belaya girdi

Kerem : ulan hala başım belaya girdi diyorsun sen farkında mısın kzı senin yüzünden hastanelik olmuş bıçakladığın yetmediği gibi bir de üstüne merdivenlerden itmişsin

Arkadaşı : ne yapayım lan odaya girmemle uyanması bir oldu bende mecburen yaptım sen için suç işledim bu akşama kadar hesabıma 3.5 milyonu yatıracaksın yoksa arkadaş falan demem gider yağmura da polise de her şeyi anlatırım ikimiz bir gireriz he dostum malum anca beraber kanca beraber demişler

Kerem : hay seninle iş yapan kafama ediyim nerden bileyim senin böyle bir pislik olduğunu

Arkadaşı : güldürme beni bana pislik diyene bak sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık bilmiyorlar demi lan gerçek yüzünü ailesinin biricik gözde paşa oğlu bana lan senin ne mal olduğunu ben biliyorum benimle iyi geçinsen senin kârına olur yoksa aksi halde çok başın ağrır bilesin

Kerem : tamam lan tamam anladık paran bu akşama kadar hesabında kapat hadi şerefsiz

Arkadaşı : tamam dostum hadi kapattım bekliyorum

Kerem hızla hastaneye doğru gidiyordu hastaneden çıkınca üç buçuk milyonu yatırması gerekiyordu yoksa yağmura her şeyi anlatacaktı fotoğrafları da silmesi gerekiyordu of hangi biriyle uğraşacaktı hastaneye girdi hemen hemşireye yağmuru sordu asansörü bekleyemeyip hızla merdivenleri çıktı içeri girdi gidip yağmura sımsıkı sarıldı

Kerem : haberi alınca ömrümden ömür gitti seni kaybettim sandım çok korktum iyi ki sana bir şey olmadı yoksa kendimi asla affetmezdim

Yagmur : sen niye kendini affetmeyesin ki senin ne suçun var

Kerem : sen burada yaşam savaşı verirken ben dışarıdaydım ya onu diyorum keşke dah önce haberim olsaydı hemen gelirdim

Yagmur : olsun şimdi buradasın ya o bana yeter

Güneş : aynen enişte şu üzülme faslını geçsek de sizin nikah tarihini konuşsak gerçi sizin kızı alamaya niyetiniz yok herhalde

Kerem : var var niyetimiz da önce ablan biraz daha toparlasın

Yagmur : aynen ablacım hem kerem kaçmıyor ya bir yere

Kerem : ben hep seni beyaz gelinlik içinde hayal ediyorum hiç kaçar mıyım

Yagmur : kaçsan da bırakmam ki ayrıca şu doktorla konuşun ben iyiyim çıkmak istiyorum

Kerem : tamam canım sıkıldıysan ben konuşurum doktorla

Yagmur : ay hem de çok sıkıldım çok iyi olur

Kerem doktorlar konuşmuş yağmuru eve çıkarmışlardı yagmur eve girince merdivenlere gözü kaydı yaşadıklarını hatırlayınca gözleri doldu abisi

Kerem : abicim yaşananları unut hatırlamamaya çalış misafir odasını hazırlattık yukarı çıkma diye hadi gel odana götürelim seni

Yagmur : teşekkürler abi

Yağmuru odaya götürüp yatırdılar annesi mutfağa gidip kızı için bir şeyler hazırlatacaktı yiyip güç alması lazımdı odaya önce annesi elinde tepsiyle girdi

Semra : kızıma neler hazırlattım hadi bakalım hepsini bitir gücünü topla

Yagmur : aç değilim anne

Semra : az da olsun yemeye çalış kızım

Yagmur : peki tamam yerim

Yagmur bir süre sonra yemeğini bitirdi kerem abisi elinde meyve suyuyla geldi ondan sonra Koray abisi de portakal suyu getirdi yagmur itiraz etmedi çünkü abilerine itiraz işlemiyordu

En son hepsinin elinde yine bir şeyler varken hepsi odaya girdi

Yagmur : ya yeter bir şey daha yemek istemiyorum biriniz portakal suyu biriniz meyve tabağı biriniz yemek yeter ya yerim kalmadı tokum

Kerem : yagmur yemen lazım ama

Koray : aynen fıstığım yiyip güçlenmen

Semra : abinler haklı yavrum yemen güçlenmen için uğraşıyoruz

Yagmur : annem anlıyorum sizi ama fazla oldu ara vermeden yemek meyve o bu şiştim gerçekten

Semra : hadi bakalım çocuklar kızım haklı o biraz dinlensin daha sonra isterse yer

Kerem Koray çıkmıştı güneş kalmıştı

Güneş : abla sonunda yalnız kalabildik şimdi biz şirkete ne bahaneyle gidicez odasına girersek ne bahane uydurup girecez yakalanırız

Yagmur : gündüz olmaz zaten gece gizlice girecez halledeceğiz ama güvenlik varsa alarm çalarsa onu nasıl hallederiz bilmiyorum

Güneş : abla gidelim de onu da o zaman düşünürüz biraz bekleyelim bizimkiler yatsın gizlice çıkarız

Yagmur : tamam sen git bir bak bakalım ne zaman yatarlar bir kolaçan et ortalığı

Güneş : tamam abla bende o iş

Güneş salona geçti oturdular sohbet ettiler bir şeyler izlediler sonra herkes odasına çekildi güneş önce annesiyle babasına baktı onlar güzelce uyuyorlardı sonra abilerinin odasına gitti onlarda çoktan dalmıştı hızla ablasının odasına gitti

Güneş : abla hepsi uyumuş hadi yavaşça çıkalım

Yagmur : tamam anahtarı al da çıkalım

Yavaşça odadan çıktılar dış kapıya gittiler yagmur arabasının anahtarını yavaşça cebine koydu güneşte evin anahtarını aldı kapıyı açtılar sessizce çıktılar arabaya binip sessizce yola çıktılar

Keremlerin şirketinin oraya geldiler arabayı görünmeyecek bir yere park edip şirketin önüne geldiler kapı kilitli nasıl açacaklardı yagmur tel tokayı çıkardı sanırsın kırk yıllık profesör gibi tek hamleyle açtı kapıyı içeri girdiler en üst kata çıkmak için merdivenlere yönelmişlerdi ki alarm çalmaya başladı alarmın çalmasıyla güvenlik görevlisi hızla içeri girdi merdivenlerin orada güneş ve yağmuru gördü

Güvenlik : yagmur hanım güneş hanım sizin burada bu saatte ne işiniz var

Güneş : hadi abla anlat bakalım

Yagmur : Allah Allah niye ben anlatıyormuşum sende benimle geldin sen de suçlusun sen anlat

Güneş : ben gündüz gelelim dedim sen tutturdun gece diye al sana gece

Yagmur : güneş

Güvenlik : hanımlar sakin olun ve anlatın yoksa rapor etmek zorunda kalıcam

Yagmur : anlatacağım ama öncelikle alarmı kapatsanız

Güvenlik : tamam kapatıyorum ama doğru dürüst anlatacaksınız ne işiniz olduğunu

Yagmur : tamam anlatacağım siz alarmı kapatın da

Güvenlik alarmın oraya gidip şifreyi girip alarmı susturmuştu sonra tekrar kızların yanına geldi

Güvenlik : evet sizi dinliyorum hanımlar anlatın

Yagmur : şimdi şöyle benim keremin odasında ki belgelere bakmam lazım

Güvenlik : neden sebep kerem beyin odasındaki dosyaları ne yapacaksınız

Yagmur : şimdi güvenlik bey kardeşim burada oturup da sabaha kadar sana anlatamam sadece keremin şerefsizliği ve adiliğini ortaya çıkarmam lazım onun için de belge lazım

Güvenlik : anlıyorum yagmur hanım ayrıca tahmin edebiliyorum

Yagmur : hah onun için sen şimdi bize izin ver bende ne kadar istiyorsan hesabına o kadar atayım

Güvenlik : para istemez yagmur hanım izin sizindir kendisine bende sinir oluyorum güvenliğim diye az aşağılayıp küçük görmemişti onun için sizin buyurun

Yagmur : çok sağ ol

Hızla keremin odasına çıktılar çekmeceyi açtılar bir sürü evrak dosya v falan vardı

Güneş : abla nasıl bulacaz çok fazla var

Yagmur : hepsine bakacağız işte bir ipucu bir şey vardır

Güneş : tamam abla bakıyoruz bulacağız

Dosyalarda hiçbir şey yoktu hep iş ihaleleri anlaşma miktarları falan en alt çekmeceyi açtığında bir dosya içinde bir banka makbuzu aynı bankaya ait 3 dört tane makbuz vardı oh fiyatlara bak 1.5 milyon 3.5 milyon 2 milyon hepsi aynı banka hesabına yatırılmış

Yagmur : güneş buldum makbuzlar burada

Güneş : abla hemen resmini çeklim banka adresinin

Güneş bankanın adresinin resmini çekti tam çıkacakken

Yagmur : güneş dur kasayı da açalım

Güneş : abla kasanın şifresi var nasıl açacağız

Yagmur : ben şifresini biliyorum 266218 ama bu salak babasının da sık sık geldiği bir şirkette kasasını ortalık da bırakmaz demek ki bu ortak kasa onun bu odada gizli bir kasası var

Güneş : iyi diyorsun hoş diyorsun da nasıl bulacaz

Yagmur : dolaplara bakacaz ama mantık yürüterek yapacaz sen şimdi dolapların kapısını aç yanıma gel

Güneş dolapların kapısını açtı ablasının yanına gitti yagmur dolapları süzdü süzdü ve dolabı buldu

Yağmur : ben buldum soldan ikinci dolapta

Güneş : nasıl orada olduğunu anladın

Yağmur : şuradan anladım uzaktan bakınca önde sıralı olan dosyaların arkasında diğer dosyaların ucu görünüyor ama söylediğim dolapta tek sıra var

Güneş ablasının söylediği dolaptaki dosyaları çıkardı tam da dediği gibi dolaba sabitlenmiş kasa vardı dört haneli küçük bir kasaydı ne vardı bu kasada dosyaların arkasına saklanıyordu

Güneş : abla helal olsun sana buldun dolabı kasayı da şifre istiyor buna ne koydu acaba

Yağmur : o kadar uzun zamandır tanıyorum ki onu o koysa koysa dört haneli tek bir sayı koyar oda 2014

Güneş : 2014 mü neden peki

Yağmur : neden olacak kendisi hasta bir Fenerbahçeli fener en son 2014 de şampiyon oldu onu koymuştur

Yağmur 2014 ü denedi kasa şak diye açıldı içinde CD’ler vardı keremin bilgisayarını açtı ekranda kendisiyle keremin resmi vardı şerefsiz diye geçirdi içinden ilk CD’yi bilgisayara taktı açılanlar kalbimi acıtmıştı keremin bir sürü kızla olan yatak görüntüleri öpüşme görüntüleri vardı videolar falan vardı yağmurun içi diğerlerine bakmaya gitmedi

Güneş : abla sen bırak ben bunları kopyalayayım

Yağmur : tamam ben devam edemeyeceğim

Yağmur bilgisayarın başından kalktı çok kötü olmuştu ya bu adam gözlerinin içine baka baka onu sevdiğini söylemişti hiç mi içi acımamıştı yağmura bakarken bu arada yağmur kopyalamayı bitirdi görüntüleri telefonuna aldı CD’leri aynı kasaya koydu dosyaları dizdi odayı buldukları gibi bıraktı güneş ablasının yanına gitti yağmur çok kötüydü güçlü duruyordu ama yorulmuştu düşünsenize sevgilinizin iş yeri odasından başka kızlarla olan iğrenç iğrenç görüntülerini izliyorsun yağmurun en çok canını yakan da bu olaya canlı şahit olmasıyla sevgilisini başka bir kızla evde bastı ve bunu videoya çekti canı çok yanıyordu

Güneş : abla iyi misin

Yağmur : güneş ben ona ne yaptım benim duygularımdan ne istedi ben ona beş yılımı verdim beş yılın mükafatı bu muydu

Güneş : üzülme sen ablam o şerefsiz yüzünden kendini de suçlama 5 yıldır kabustaydın şimdi uyandın öyle düşün

Güneş ablasını tuttu odadan çıkarak merdivenlere doğru gittiler güvenlik görevlisi bile yağmurun haline üzülmüşte bir şey dememişti içinden Allah’ından bul kerem diye geçirdi yağmur arabaya bindi güneşle çıktılar yola sahile geldiler yağmur ağlıyordu sahile doğru avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı

Yağmur : NEDEN YA NEDEN BENİ BU KADAR ÜZDÜN NEDEN BENİ SEVMEDİN YA BEN SEVİLMEYİ HAK ETMİYOR MUYUM SENDEN NEFRET EDİYORUM KEREM EY İSTANBUL DUY SESİMİ KEREMDEN NEFRET EDİYORUM NE SEVGİME NE NEFRETİME LAYIK DEGİLMİŞSİN 5 YILIMI ÇÖP ETTİN PİSLİKKKKKKK

Güneş ablasını uzaktan izliyordu ama çok fazla ağladığını görünce hızla yanına geldi yağmura sarılıp sakinleştirmeye çalıştı

Güneş: ablam ağlama değmez onun içi gözyaşı dökmeye kıyamam ben sana

Yağmur : çok canım yanıyor güneş sanki böyle biri kalbimi sıkıyor nefes alamıyorum

Güneş : geçecek ablam geçecek ben yanındayım

Güneş ablasını sakinleştirirken kerem güneşe mesaj atmıştı ‘ gece gece nereye kayboldunuz odalarınız boş ‘’ablamla sahildeyiz abi buraya gelebilir misin ablam iyi değil ve ben ne yapacağımı bilmiyorum ‘

‘tamam on dakikaya oradayım ‘ kerem yağmurun iyi olmadığını duyunca hızla çıktı evden arabaya bindiği gibi on dakikaya sahile varmıştı arabadan indiği gibi yağmur ve güneşin yanına gitti yağmura sımsıkı sarıldım

Kerem : yağmur güzelim

Yağmur : abi ben hiç iyi değilim çok mutsuzum canım çok yanıyor

Kerem : anlat bana abicigim ben senin yanındayım

Yağmur : şimdi anlatamam abi sonra anlatsam olur mu

Kerem : tabi güzelim ben her zaman senin yanındayım

Kerem güneşe de sarıldı sonra kardeşlerini alıp eve geri geldi yattılar uyudular sabah kahvaltıda yağmur ailesine konuyu açtı

Yağmur : biz bugün keremle gün almaya gidicez gün sonraya düğünümüz ve nikahımız var

Semra : kızım biraz acele olmadı mı hiçbir şey hazır değil

Yağmur : öyle karar verdik anneciğim ne kadar çabuk o kadar iyi dedik

Semra : kızım sen iyi misin rengin falan gitmiş solgun görünüyorsun

Yağmur : iyiyim gece uyuyamadım ondandır müsaadenizle odama gidip biraz dinlenmek istiyorum

Semra : tamam kızım hadi sen git odana dinlen biraz

Yağmur odasına gitmişti bu işin artık bitme vakti gelmişti keremin hayatından defolup gitmesi gerekiyordu yağmur yatağına yattı uyumaya çalıştı iki gün boyunca düğün hazırlıkları alışveriş yağmur her şeyi ailesiyle yapmıştı bir tek gelinliğini tek başına almıştı o gün geldi hazırlıklar tamamdı herkes düğün salonundaydı herkes düğün hazırlığı yaparken yağmurda fırsattan istifade bankaya gidip kasayı açtırmıştı tam da düşündüğü gibi kasadan baya bir para çıktı kasa sahibinin adını da öğrendi gidip polise verdi düğünün olduğu gün herkes salona gelmişti yağmur üzerine kendi seçtiği siyah gelinliğini giymişti en başta da kimse sorgulamasın demişti herkes salondayken yağmur keremin koluna girip düğüne giriş yaptılar

Kerem : hayatım hazırsan oturalım

Yağmur : bence hiç oturmayalım

Kerem : anlamadım neden yağmur sen iyi misin bana niye öyle bakıyorsun

Yağmur : bana ne zaman söylecektin evet sevgilim ne zaman söyleyecektin

Kerem : ne-neyi

Yağmur : neyi öylemi BAŞKA KADINLARLA DÜŞÜP KALKTIGINI BENİ ALDATTIGINI NE ZAMAN SÖYLECEKTİN NEREYE KADAR SAKLAYACAKTIN PİSLİK

Kerem : hayatım yemin ederim yok öyle bir şey

Yağmur : bence daha fazla rezil olmadan itiraf et yoksa sen kaybedersin

Kerem : ya itiraf edilecek bir şey yok

Yağmur : öyle mi o zaman günah benden gitti sevgili misafirler şimdi size bir şerefsizin filmini izleteceğim bunun gibi bir çok film var elimde ilkiyle başlayalım güneşçim aç ablacım

Arkada fon da güneşin açmasıyla keremin bir kızla olan yatak odası videosu çıktı kerem hemen kapattırmaya çalıştı

Kerem : yalan bu yağmur gerçek değil bu

Yağmur önce bir güldü sonra kereme sert bir tokat geçirdi

Yağmur : YALAN FALAN DEGİL BU VİDEOYU BEN ÇEKTİM SENİN YAPTIGIN ŞEREFLİGİ GÖZLERİMLE GÖRDÜM TEK KELİME DAHA ETME DUR DAHA BİTMEDİ

Kerem : yağmur yeter daha fazla yapma

Yağmur : yapacağım içim soğumadı benim evet sevgili misafirler ben yakın bir zaman önce hastanede tedavi oldum evimize hırsız girdi beni bıçakladı merdivenlerden itti bende bu işin üstüne gittim ve bilin bakalım neler öğrendim evime giren hırsızın keremin en yakın arkadaşı olan kaanın olduğunu öğrendim niye böyle bir şey yaptı telefonumdaki fotoğrafları silmek için ne fotoğrafı olduğunu da söyleyeyim ben bunun takıldığı kızlardan birini buldum o da bana bu şerefsizin hem kendisiyle hem de başka kızlarla olan resimlerini attı bu salak da resimleri silmek için arkadaşını hırsız gibi evime soktu ama planı başarısız oldu asıl bombaya gelelim nişan günümüze bebeğinin annesi geldi kerem bey ne dedi o bebek benden değil dedi ama bilmediği bir şey vardı o kızı oraya ben çağırmıştım ama sonra biraz daha araştırdım bir şey daha öğrendim bu şerefsiz o kızın ablasını da hamile bırakıp terk etmiş anlayacağınız üzere yanımda ki adam pardon ağız alışkanlığıyla adam dedim beş kuruş etmez o yüzden şimdi söyleceklerimi iyi dinle bana yaptığın hiçbir şey için seni affetmiyorum hayatımdan defolup gideceksin çünkü bu oyunu sen başlattın ama ben bitirdim SEN KAYBETTİN BEN BİTİRDİM DUYDUN MU SANA HAPİSTE MUTSUZLUKLAR DİLERİM

Düğün salonuna polisler girdiler yağmur sadece keremin hareketlerini izliyordu

Polis : kerem Akgün hakkınızda cinayete azmettirme suçundan sizi gözaltına alıyoruz

Kerem : bir dakika memur bey anlatayım dinleyin ben masumum kazaydı

Polis : derdinizi mahkemede anlatırsınız gidelim

Kerem : yağmur bir şey söyle kazaydı ben sana isteyerek zarar verir miyim lütfen bir şey söyle

Yağmur : memur bey en yakın arkadaşına yaptırmış onu da alın Kaan yıldırım

Polisler kaana kelepçe taktılar ikisini birden çıkışa doğru götürüyorlardı

Yağmur : bay bay kerem bir daha hiç görüşmemek üzere

Herkes şaşkındı yağmur düğün salonundan çıktı arabasına binerek uzaklaştı oradan sahile sürdü

Arabadan inip sahil boyu yürüdü oyun bitmişti rahatlamıştı yağmur keremi hayatından atmıştı

Yağmur : OYUN BİTTİ BEN KAZANDIM KEREM SENİ HAYATIMDAN ÇIKARDIM BETER OLURSUN CANIMI YAKTIGIN GİBİ CANIN YANAR

Yağmur gelinliğiyle olduğu yere öylece çöktü hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı canı yanmıştı unutmak istiyordu yağmur yere çökmüş öylece ağlarken kendisine doğru bir el uzanmıştı yağmur başını kaldırdı yaşlı gözlerle kendisine el uzatan kişiye baktı yağmur tanımıyordu onu ama o tanımıştı partide gördüğü gülüşüne takılı kaldığı kızdı ama şimdi o gözlerden yaşlar süzülüyordu

Mert mirza : gel benimle gidelim buradan

Yağmur : neden seninle gelmemi istiyorsun

Mert mirza : çünkü şu an buradan uzaklaşmaya ihtiyacın var öyle görünüyor

Yağmur : doğru söylüyorsun hadi o zaman GİDELİM BURADAN

Yağmur mertin uzattığı eli tuttu ikisi arabaya bindi bu yol onları nereye götürüyordu düşünmek istemiyordu sadece oradan uzaklaşmak istiyordu

Sizce yağmur merte güvenmekle doğru mu yaptı

Yağmurun intikamı hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Yağmur hakkında düşünceleriniz neler ?

Okuyup yorum yaparsanız sevinirim :) :)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.