Güneş yaşlı gözlerle ablasına bakıyordu ablası onu bırakıp gidiyordu içinden gitme bırakma beni diye geçiriyordu içinden doktorlar çıktı
Doktor : hastamızın kalbi tekrar atmaya başladı şimdiki süreçte uyanmasını bekleyeceğiz
Güneş : çok teşekkürler
Doktor : ne demek görevimizi yaptık tekrar geçmiş olsun
Güneş ailesine sımsıkı sarıldı hepsi derin bir nefes almıştı yağmuru bir süre beklediler güneş hemşireden izin alarak ablasının yanına geldi cebinden kar küresini çıkardı
Güneş : bizi bırakacaksın diye çok korktum ama gitmedin bırakmadın hadi aç artık gözlerini seninle konuşmayı sohbet etmeyi özledim sen benim her şeyimsin abimler annem babam hepimiz seni bekliyoruz bak sana kar küresini getirdim o artık senin
Güneş ablasının elini sımsıkı tutmuştu ki ablası elini sıktı güneş heyecanlandı
Yağmur : güneş
Güneş : buradayım ablam yanındayım
Yağmur : eve git
Güneş :neden abla neden eve gidiyorum
Yağmur : kâğıt boğuşurken kâğıt yere düştü o kâğıdı al
Güneş : abla ne kâğıdı
Yağmur : güneş dediğimi yap anlatırım lütfen
Güneş : tamam sen yorma kendini hemen gidiyorum
Güneş eve gelir gelmez hızla ablasının odasına çıktı ablasının odasını aramaya başladı yerde bir kâğıt gördü kâğıtta 251732 yazıyordu güneş anlam veremedi kâğıdı hızla aldığı evden çıktı hastaneye geldi annesi babası abileri yağmurun yanındaydı
Güneş : hepiniz buraya toplanmışsınız kalabalık olmaması gerektiğini söyledi siz aşağıda bekleyin ben dururum ablamla
Semra : ay benim küçük kızım büyümüşte ablasını mı savunuyormuş iyi hadi inelim aşağıya sen kal ablanla
Diyerek odadan çıkıp aşağıya indiler güneş hemen kâğıdı ablasına verdi
Yağmur : bu numara bir banka kasasına ait ama hangi kasa öğrenmem lazım
Güneş : abla neler oluyor bir anlatsan
Yağmur : yağmur çok uzun hikaye ama şu kadarını bil kerem için kötü bir son olacak
Güneş : kerem abiyle ne ilgisi var abla neler oluyor
Yağmur : güneş kerem beni aldatıyor
Güneş : nasıl ne demek aldatıyor
Yağmur : hem de tek bir kızla değil nişan günü gelen kızı hatırlıyor musun
Güneş : evet hatırlıyorum
Yağmur : işte onun gibi bir kız daha keremden bebek bekliyor yani öyle hissediyorum
Güneş : şerefsiz adi pisliğe bak birde annesi sürekli iyi konuşuyordu benim oğlum böyle benim oğlum şöyle gördük oğlunun ne mal olduğunu
Yağmur : işte bende ne mal olduğunu ortaya çıkarmak için onun oyununa karşılık bende bir oyun oynuyorum ayrıca bir şey daha var
Güneş : korkuyorum sormaya başka ne var
Yağmur : bu hırsızlık olayı keremin başından çıkmış olabilir
Güneş : ne yok artık abla bu kadarını yapmış mıdır iyi de neden
Yağmur : telefonda ki fotoğraflar için tabi ki
Güneş : ne fotoğrafı
Yağmur : ya ben bunun takıldığı kızlardan birini buldum o da bana hakanın kendisiyle olan resimlerini de başka başka kızlarla olan resimlerini atmıştı
Güneş : oha ablam sen hafiye gibi çalışmışsın valla helal olsun bir dakika o zaman sen her şeyi planladıysan nişan günü gelen kızı da biliyordun
Yağmur : aynen öyle daha dur daha devam ediyorum asıl düğün günü gör sen
Güneş : abla saçmalama o adamla evlenmeyeceksin herhalde böyle bir adamla evlenilmez
Yağmur : sana şu kadarını söyleyeyim bu düğün bile planımın bir parçası nişanda ki olaydan sonra kerem odama gelmişti hatırlarsan ben de ona orada dedim ki hemen gidip nikah kıyıcaz öyle affederim seni dedim
Güneş : abla ben senden korktum Allah bilir nikahta ne bombalar patlatacaksın
Yağmur : göreceksin kardeşim yağmur acarım kızım ben canımı yakanın canını yakarım aşiret kızıyım ben ona en başta söyledim beni üzme seni fena üzerim demiştim o görecek yalnız yardımına ihtiyacım var tek başıma delilleri toplayamam
Güneş: her zaman abla ne istiyorsan söylemen yeterli iyileş buradan çık hemen başlarız şifre demiştin banka şifresi olabilir ama hangi banka olduğunu nereden bilicez
Yagmur : banka kasası ama bunun hangi banka olduğunu nereden bileceğimize gelirsek cevabı keremin şirketinde eğer keremin ödemelerinde farklı bir ödeme şekli varsa o bankaya gidip elimizdeki şifreyle kasayı açacağız
Güneş : doğru çünkü bir fatura bir makbuz bir şey vardır oradan yürürüz
Yagmur : doktoru çağırsana çıkmak istiyorum
Güneş : abla biraz daha dursan hem ben kerem denen şerefsize de haber veririm hem bakarız tepkilerine şüpheli mi sakin mi ona bakarız
Yagmur : doğru söylüyorsun hemen ara bakalım ne şekilde gelecek ben de merak ediyorum
Güneş cebinden telefonu çıkardı hemen keremi aradı
Kerem : efendim güneş ne oldu
Güneş : kerem abi neredesin
Kerem : şirketten çıktım eve geçiyorum bir şey mi oldu
Güneş : kerem abi biz hastanedeyiz ablam yaralandı
Kerem : güneş ne diyorsun sen yagmur iyi mi bir şeyi var mı
Güneş : ya eve hırsız girdi ablamı hem bıçaklamış hem de merdivenlerden itmiş
Kerem : hemen geliyorum güneş hangi hastanedesiniz
Güneş : ablama bakmam lazım mesaj atarım hastanenin yerini
Kerem: tamam güneş doğru söyle yagmur iyi demi benden bir şey saklamıyorsun
Güneş : iyi iyi korkma sadece uyandığından beri seni sorup duruyor
Kerem : elimden geldiğince hızlı gelicem öyle söyle hadi kapattım
Güneş telefonu kapatıp ablasıyla birlikte hastanede beklemeye başladılar kerem çok sinirlenmişti arkadaşının böyle bir salaklık yapması hemen arkadaşına telefon etti
Arkadaşı : efendim dostum ne oldu
Kerem : ne yaptın lan sen
Arkadaşı : hiç sorma oğlum ya senin yüzünden başım belaya girdi
Kerem : ulan hala başım belaya girdi diyorsun sen farkında mısın kzı senin yüzünden hastanelik olmuş bıçakladığın yetmediği gibi bir de üstüne merdivenlerden itmişsin
Arkadaşı : ne yapayım lan odaya girmemle uyanması bir oldu bende mecburen yaptım sen için suç işledim bu akşama kadar hesabıma 3.5 milyonu yatıracaksın yoksa arkadaş falan demem gider yağmura da polise de her şeyi anlatırım ikimiz bir gireriz he dostum malum anca beraber kanca beraber demişler
Kerem : hay seninle iş yapan kafama ediyim nerden bileyim senin böyle bir pislik olduğunu
Arkadaşı : güldürme beni bana pislik diyene bak sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık bilmiyorlar demi lan gerçek yüzünü ailesinin biricik gözde paşa oğlu bana lan senin ne mal olduğunu ben biliyorum benimle iyi geçinsen senin kârına olur yoksa aksi halde çok başın ağrır bilesin
Kerem : tamam lan tamam anladık paran bu akşama kadar hesabında kapat hadi şerefsiz
Arkadaşı : tamam dostum hadi kapattım bekliyorum
Kerem hızla hastaneye doğru gidiyordu hastaneden çıkınca üç buçuk milyonu yatırması gerekiyordu yoksa yağmura her şeyi anlatacaktı fotoğrafları da silmesi gerekiyordu of hangi biriyle uğraşacaktı hastaneye girdi hemen hemşireye yağmuru sordu asansörü bekleyemeyip hızla merdivenleri çıktı içeri girdi gidip yağmura sımsıkı sarıldı
Kerem : haberi alınca ömrümden ömür gitti seni kaybettim sandım çok korktum iyi ki sana bir şey olmadı yoksa kendimi asla affetmezdim
Yagmur : sen niye kendini affetmeyesin ki senin ne suçun var
Kerem : sen burada yaşam savaşı verirken ben dışarıdaydım ya onu diyorum keşke dah önce haberim olsaydı hemen gelirdim
Yagmur : olsun şimdi buradasın ya o bana yeter
Güneş : aynen enişte şu üzülme faslını geçsek de sizin nikah tarihini konuşsak gerçi sizin kızı alamaya niyetiniz yok herhalde
Kerem : var var niyetimiz da önce ablan biraz daha toparlasın
Yagmur : aynen ablacım hem kerem kaçmıyor ya bir yere
Kerem : ben hep seni beyaz gelinlik içinde hayal ediyorum hiç kaçar mıyım
Yagmur : kaçsan da bırakmam ki ayrıca şu doktorla konuşun ben iyiyim çıkmak istiyorum
Kerem : tamam canım sıkıldıysan ben konuşurum doktorla
Yagmur : ay hem de çok sıkıldım çok iyi olur
Kerem doktorlar konuşmuş yağmuru eve çıkarmışlardı yagmur eve girince merdivenlere gözü kaydı yaşadıklarını hatırlayınca gözleri doldu abisi
Kerem : abicim yaşananları unut hatırlamamaya çalış misafir odasını hazırlattık yukarı çıkma diye hadi gel odana götürelim seni
Yagmur : teşekkürler abi
Yağmuru odaya götürüp yatırdılar annesi mutfağa gidip kızı için bir şeyler hazırlatacaktı yiyip güç alması lazımdı odaya önce annesi elinde tepsiyle girdi
Semra : kızıma neler hazırlattım hadi bakalım hepsini bitir gücünü topla
Yagmur : aç değilim anne
Semra : az da olsun yemeye çalış kızım
Yagmur : peki tamam yerim
Yagmur bir süre sonra yemeğini bitirdi kerem abisi elinde meyve suyuyla geldi ondan sonra Koray abisi de portakal suyu getirdi yagmur itiraz etmedi çünkü abilerine itiraz işlemiyordu
En son hepsinin elinde yine bir şeyler varken hepsi odaya girdi
Yagmur : ya yeter bir şey daha yemek istemiyorum biriniz portakal suyu biriniz meyve tabağı biriniz yemek yeter ya yerim kalmadı tokum
Kerem : yagmur yemen lazım ama
Koray : aynen fıstığım yiyip güçlenmen
Semra : abinler haklı yavrum yemen güçlenmen için uğraşıyoruz
Yagmur : annem anlıyorum sizi ama fazla oldu ara vermeden yemek meyve o bu şiştim gerçekten
Semra : hadi bakalım çocuklar kızım haklı o biraz dinlensin daha sonra isterse yer
Kerem Koray çıkmıştı güneş kalmıştı
Güneş : abla sonunda yalnız kalabildik şimdi biz şirkete ne bahaneyle gidicez odasına girersek ne bahane uydurup girecez yakalanırız
Yagmur : gündüz olmaz zaten gece gizlice girecez halledeceğiz ama güvenlik varsa alarm çalarsa onu nasıl hallederiz bilmiyorum
Güneş : abla gidelim de onu da o zaman düşünürüz biraz bekleyelim bizimkiler yatsın gizlice çıkarız
Yagmur : tamam sen git bir bak bakalım ne zaman yatarlar bir kolaçan et ortalığı
Güneş : tamam abla bende o iş
Güneş salona geçti oturdular sohbet ettiler bir şeyler izlediler sonra herkes odasına çekildi güneş önce annesiyle babasına baktı onlar güzelce uyuyorlardı sonra abilerinin odasına gitti onlarda çoktan dalmıştı hızla ablasının odasına gitti
Güneş : abla hepsi uyumuş hadi yavaşça çıkalım
Yagmur : tamam anahtarı al da çıkalım
Yavaşça odadan çıktılar dış kapıya gittiler yagmur arabasının anahtarını yavaşça cebine koydu güneşte evin anahtarını aldı kapıyı açtılar sessizce çıktılar arabaya binip sessizce yola çıktılar
Keremlerin şirketinin oraya geldiler arabayı görünmeyecek bir yere park edip şirketin önüne geldiler kapı kilitli nasıl açacaklardı yagmur tel tokayı çıkardı sanırsın kırk yıllık profesör gibi tek hamleyle açtı kapıyı içeri girdiler en üst kata çıkmak için merdivenlere yönelmişlerdi ki alarm çalmaya başladı alarmın çalmasıyla güvenlik görevlisi hızla içeri girdi merdivenlerin orada güneş ve yağmuru gördü
Güvenlik : yagmur hanım güneş hanım sizin burada bu saatte ne işiniz var
Güneş : hadi abla anlat bakalım
Yagmur : Allah Allah niye ben anlatıyormuşum sende benimle geldin sen de suçlusun sen anlat
Güneş : ben gündüz gelelim dedim sen tutturdun gece diye al sana gece
Yagmur : güneş
Güvenlik : hanımlar sakin olun ve anlatın yoksa rapor etmek zorunda kalıcam
Yagmur : anlatacağım ama öncelikle alarmı kapatsanız
Güvenlik : tamam kapatıyorum ama doğru dürüst anlatacaksınız ne işiniz olduğunu
Yagmur : tamam anlatacağım siz alarmı kapatın da
Güvenlik alarmın oraya gidip şifreyi girip alarmı susturmuştu sonra tekrar kızların yanına geldi
Güvenlik : evet sizi dinliyorum hanımlar anlatın
Yagmur : şimdi şöyle benim keremin odasında ki belgelere bakmam lazım
Güvenlik : neden sebep kerem beyin odasındaki dosyaları ne yapacaksınız
Yagmur : şimdi güvenlik bey kardeşim burada oturup da sabaha kadar sana anlatamam sadece keremin şerefsizliği ve adiliğini ortaya çıkarmam lazım onun için de belge lazım
Güvenlik : anlıyorum yagmur hanım ayrıca tahmin edebiliyorum
Yagmur : hah onun için sen şimdi bize izin ver bende ne kadar istiyorsan hesabına o kadar atayım
Güvenlik : para istemez yagmur hanım izin sizindir kendisine bende sinir oluyorum güvenliğim diye az aşağılayıp küçük görmemişti onun için sizin buyurun
Yagmur : çok sağ ol
Hızla keremin odasına çıktılar çekmeceyi açtılar bir sürü evrak dosya v falan vardı
Güneş : abla nasıl bulacaz çok fazla var
Yagmur : hepsine bakacağız işte bir ipucu bir şey vardır
Güneş : tamam abla bakıyoruz bulacağız
Dosyalarda hiçbir şey yoktu hep iş ihaleleri anlaşma miktarları falan en alt çekmeceyi açtığında bir dosya içinde bir banka makbuzu aynı bankaya ait 3 dört tane makbuz vardı oh fiyatlara bak 1.5 milyon 3.5 milyon 2 milyon hepsi aynı banka hesabına yatırılmış
Yagmur : güneş buldum makbuzlar burada
Güneş : abla hemen resmini çeklim banka adresinin
Güneş bankanın adresinin resmini çekti tam çıkacakken
Yagmur : güneş dur kasayı da açalım
Güneş : abla kasanın şifresi var nasıl açacağız
Yagmur : ben şifresini biliyorum 266218 ama bu salak babasının da sık sık geldiği bir şirkette kasasını ortalık da bırakmaz demek ki bu ortak kasa onun bu odada gizli bir kasası var
Güneş : iyi diyorsun hoş diyorsun da nasıl bulacaz
Yagmur : dolaplara bakacaz ama mantık yürüterek yapacaz sen şimdi dolapların kapısını aç yanıma gel
Güneş dolapların kapısını açtı ablasının yanına gitti yagmur dolapları süzdü süzdü ve dolabı buldu
Yağmur : ben buldum soldan ikinci dolapta
Güneş : nasıl orada olduğunu anladın
Yağmur : şuradan anladım uzaktan bakınca önde sıralı olan dosyaların arkasında diğer dosyaların ucu görünüyor ama söylediğim dolapta tek sıra var
Güneş ablasının söylediği dolaptaki dosyaları çıkardı tam da dediği gibi dolaba sabitlenmiş kasa vardı dört haneli küçük bir kasaydı ne vardı bu kasada dosyaların arkasına saklanıyordu
Güneş : abla helal olsun sana buldun dolabı kasayı da şifre istiyor buna ne koydu acaba
Yağmur : o kadar uzun zamandır tanıyorum ki onu o koysa koysa dört haneli tek bir sayı koyar oda 2014
Güneş : 2014 mü neden peki
Yağmur : neden olacak kendisi hasta bir Fenerbahçeli fener en son 2014 de şampiyon oldu onu koymuştur
Yağmur 2014 ü denedi kasa şak diye açıldı içinde CD’ler vardı keremin bilgisayarını açtı ekranda kendisiyle keremin resmi vardı şerefsiz diye geçirdi içinden ilk CD’yi bilgisayara taktı açılanlar kalbimi acıtmıştı keremin bir sürü kızla olan yatak görüntüleri öpüşme görüntüleri vardı videolar falan vardı yağmurun içi diğerlerine bakmaya gitmedi
Güneş : abla sen bırak ben bunları kopyalayayım
Yağmur : tamam ben devam edemeyeceğim
Yağmur bilgisayarın başından kalktı çok kötü olmuştu ya bu adam gözlerinin içine baka baka onu sevdiğini söylemişti hiç mi içi acımamıştı yağmura bakarken bu arada yağmur kopyalamayı bitirdi görüntüleri telefonuna aldı CD’leri aynı kasaya koydu dosyaları dizdi odayı buldukları gibi bıraktı güneş ablasının yanına gitti yağmur çok kötüydü güçlü duruyordu ama yorulmuştu düşünsenize sevgilinizin iş yeri odasından başka kızlarla olan iğrenç iğrenç görüntülerini izliyorsun yağmurun en çok canını yakan da bu olaya canlı şahit olmasıyla sevgilisini başka bir kızla evde bastı ve bunu videoya çekti canı çok yanıyordu
Güneş : abla iyi misin
Yağmur : güneş ben ona ne yaptım benim duygularımdan ne istedi ben ona beş yılımı verdim beş yılın mükafatı bu muydu
Güneş : üzülme sen ablam o şerefsiz yüzünden kendini de suçlama 5 yıldır kabustaydın şimdi uyandın öyle düşün
Güneş ablasını tuttu odadan çıkarak merdivenlere doğru gittiler güvenlik görevlisi bile yağmurun haline üzülmüşte bir şey dememişti içinden Allah’ından bul kerem diye geçirdi yağmur arabaya bindi güneşle çıktılar yola sahile geldiler yağmur ağlıyordu sahile doğru avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı
Yağmur : NEDEN YA NEDEN BENİ BU KADAR ÜZDÜN NEDEN BENİ SEVMEDİN YA BEN SEVİLMEYİ HAK ETMİYOR MUYUM SENDEN NEFRET EDİYORUM KEREM EY İSTANBUL DUY SESİMİ KEREMDEN NEFRET EDİYORUM NE SEVGİME NE NEFRETİME LAYIK DEGİLMİŞSİN 5 YILIMI ÇÖP ETTİN PİSLİKKKKKKK
Güneş ablasını uzaktan izliyordu ama çok fazla ağladığını görünce hızla yanına geldi yağmura sarılıp sakinleştirmeye çalıştı
Güneş: ablam ağlama değmez onun içi gözyaşı dökmeye kıyamam ben sana
Yağmur : çok canım yanıyor güneş sanki böyle biri kalbimi sıkıyor nefes alamıyorum
Güneş : geçecek ablam geçecek ben yanındayım
Güneş ablasını sakinleştirirken kerem güneşe mesaj atmıştı ‘ gece gece nereye kayboldunuz odalarınız boş ‘’ablamla sahildeyiz abi buraya gelebilir misin ablam iyi değil ve ben ne yapacağımı bilmiyorum ‘
‘tamam on dakikaya oradayım ‘ kerem yağmurun iyi olmadığını duyunca hızla çıktı evden arabaya bindiği gibi on dakikaya sahile varmıştı arabadan indiği gibi yağmur ve güneşin yanına gitti yağmura sımsıkı sarıldım
Kerem : yağmur güzelim
Yağmur : abi ben hiç iyi değilim çok mutsuzum canım çok yanıyor
Kerem : anlat bana abicigim ben senin yanındayım
Yağmur : şimdi anlatamam abi sonra anlatsam olur mu
Kerem : tabi güzelim ben her zaman senin yanındayım
Kerem güneşe de sarıldı sonra kardeşlerini alıp eve geri geldi yattılar uyudular sabah kahvaltıda yağmur ailesine konuyu açtı
Yağmur : biz bugün keremle gün almaya gidicez gün sonraya düğünümüz ve nikahımız var
Semra : kızım biraz acele olmadı mı hiçbir şey hazır değil
Yağmur : öyle karar verdik anneciğim ne kadar çabuk o kadar iyi dedik
Semra : kızım sen iyi misin rengin falan gitmiş solgun görünüyorsun
Yağmur : iyiyim gece uyuyamadım ondandır müsaadenizle odama gidip biraz dinlenmek istiyorum
Semra : tamam kızım hadi sen git odana dinlen biraz
Yağmur odasına gitmişti bu işin artık bitme vakti gelmişti keremin hayatından defolup gitmesi gerekiyordu yağmur yatağına yattı uyumaya çalıştı iki gün boyunca düğün hazırlıkları alışveriş yağmur her şeyi ailesiyle yapmıştı bir tek gelinliğini tek başına almıştı o gün geldi hazırlıklar tamamdı herkes düğün salonundaydı herkes düğün hazırlığı yaparken yağmurda fırsattan istifade bankaya gidip kasayı açtırmıştı tam da düşündüğü gibi kasadan baya bir para çıktı kasa sahibinin adını da öğrendi gidip polise verdi düğünün olduğu gün herkes salona gelmişti yağmur üzerine kendi seçtiği siyah gelinliğini giymişti en başta da kimse sorgulamasın demişti herkes salondayken yağmur keremin koluna girip düğüne giriş yaptılar
Kerem : hayatım hazırsan oturalım
Yağmur : bence hiç oturmayalım
Kerem : anlamadım neden yağmur sen iyi misin bana niye öyle bakıyorsun
Yağmur : bana ne zaman söylecektin evet sevgilim ne zaman söyleyecektin
Kerem : ne-neyi
Yağmur : neyi öylemi BAŞKA KADINLARLA DÜŞÜP KALKTIGINI BENİ ALDATTIGINI NE ZAMAN SÖYLECEKTİN NEREYE KADAR SAKLAYACAKTIN PİSLİK
Kerem : hayatım yemin ederim yok öyle bir şey
Yağmur : bence daha fazla rezil olmadan itiraf et yoksa sen kaybedersin
Kerem : ya itiraf edilecek bir şey yok
Yağmur : öyle mi o zaman günah benden gitti sevgili misafirler şimdi size bir şerefsizin filmini izleteceğim bunun gibi bir çok film var elimde ilkiyle başlayalım güneşçim aç ablacım
Arkada fon da güneşin açmasıyla keremin bir kızla olan yatak odası videosu çıktı kerem hemen kapattırmaya çalıştı
Kerem : yalan bu yağmur gerçek değil bu
Yağmur önce bir güldü sonra kereme sert bir tokat geçirdi
Yağmur : YALAN FALAN DEGİL BU VİDEOYU BEN ÇEKTİM SENİN YAPTIGIN ŞEREFLİGİ GÖZLERİMLE GÖRDÜM TEK KELİME DAHA ETME DUR DAHA BİTMEDİ
Kerem : yağmur yeter daha fazla yapma
Yağmur : yapacağım içim soğumadı benim evet sevgili misafirler ben yakın bir zaman önce hastanede tedavi oldum evimize hırsız girdi beni bıçakladı merdivenlerden itti bende bu işin üstüne gittim ve bilin bakalım neler öğrendim evime giren hırsızın keremin en yakın arkadaşı olan kaanın olduğunu öğrendim niye böyle bir şey yaptı telefonumdaki fotoğrafları silmek için ne fotoğrafı olduğunu da söyleyeyim ben bunun takıldığı kızlardan birini buldum o da bana bu şerefsizin hem kendisiyle hem de başka kızlarla olan resimlerini attı bu salak da resimleri silmek için arkadaşını hırsız gibi evime soktu ama planı başarısız oldu asıl bombaya gelelim nişan günümüze bebeğinin annesi geldi kerem bey ne dedi o bebek benden değil dedi ama bilmediği bir şey vardı o kızı oraya ben çağırmıştım ama sonra biraz daha araştırdım bir şey daha öğrendim bu şerefsiz o kızın ablasını da hamile bırakıp terk etmiş anlayacağınız üzere yanımda ki adam pardon ağız alışkanlığıyla adam dedim beş kuruş etmez o yüzden şimdi söyleceklerimi iyi dinle bana yaptığın hiçbir şey için seni affetmiyorum hayatımdan defolup gideceksin çünkü bu oyunu sen başlattın ama ben bitirdim SEN KAYBETTİN BEN BİTİRDİM DUYDUN MU SANA HAPİSTE MUTSUZLUKLAR DİLERİM
Düğün salonuna polisler girdiler yağmur sadece keremin hareketlerini izliyordu
Polis : kerem Akgün hakkınızda cinayete azmettirme suçundan sizi gözaltına alıyoruz
Kerem : bir dakika memur bey anlatayım dinleyin ben masumum kazaydı
Polis : derdinizi mahkemede anlatırsınız gidelim
Kerem : yağmur bir şey söyle kazaydı ben sana isteyerek zarar verir miyim lütfen bir şey söyle
Yağmur : memur bey en yakın arkadaşına yaptırmış onu da alın Kaan yıldırım
Polisler kaana kelepçe taktılar ikisini birden çıkışa doğru götürüyorlardı
Yağmur : bay bay kerem bir daha hiç görüşmemek üzere
Herkes şaşkındı yağmur düğün salonundan çıktı arabasına binerek uzaklaştı oradan sahile sürdü
Arabadan inip sahil boyu yürüdü oyun bitmişti rahatlamıştı yağmur keremi hayatından atmıştı
Yağmur : OYUN BİTTİ BEN KAZANDIM KEREM SENİ HAYATIMDAN ÇIKARDIM BETER OLURSUN CANIMI YAKTIGIN GİBİ CANIN YANAR
Yağmur gelinliğiyle olduğu yere öylece çöktü hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı canı yanmıştı unutmak istiyordu yağmur yere çökmüş öylece ağlarken kendisine doğru bir el uzanmıştı yağmur başını kaldırdı yaşlı gözlerle kendisine el uzatan kişiye baktı yağmur tanımıyordu onu ama o tanımıştı partide gördüğü gülüşüne takılı kaldığı kızdı ama şimdi o gözlerden yaşlar süzülüyordu
Mert mirza : gel benimle gidelim buradan
Yağmur : neden seninle gelmemi istiyorsun
Mert mirza : çünkü şu an buradan uzaklaşmaya ihtiyacın var öyle görünüyor
Yağmur : doğru söylüyorsun hadi o zaman GİDELİM BURADAN
Yağmur mertin uzattığı eli tuttu ikisi arabaya bindi bu yol onları nereye götürüyordu düşünmek istemiyordu sadece oradan uzaklaşmak istiyordu
Sizce yağmur merte güvenmekle doğru mu yaptı
Yağmurun intikamı hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Yağmur hakkında düşünceleriniz neler ?
Okuyup yorum yaparsanız sevinirim :) :)