Yağmur anlatımı
Kendimi odama atınca akan makyajımı temizledim üzerimdeki nişan kıyafetini çıkardım saçımı biraz bozdum kendime depresyon havası verdim Oyunu o başlattı ama ben bitireceğim canımı yaktığı gibi canını yakacağım onun o daha kiminle oyun oynadığının farkında degil intikam almayı sevmem ama ödeşmek adettendir bazen içimde tutamıyorum ama sabretmemin sebebi onu herkese karşı rezil etmem olacak bekle sen Hakan efendi görürsün ya ben sana inanmışım ben seni sevmişim demeyeceğim çünkü ona karşı sevmek ya da aşk gibi bir duygu yok içimde sadece yakışıklı diye hoşlantı olabilir ben hiç böyle hissetmemiştim böyle olacağını da hayal etmemiştim ama sanırım en çok birine bu kadar güvenip hayal kırıklığına uğramak hani böyle yüksekten bir anda düşme hissi var ya onun gibi ben böyle bunları düşünürken acaba aşağıdakiler ne yapıyor çok merak ediyorum özellikle Hakan’a bakışlarını çok merak ediyorum nasıl tepkiler verdiler acaba gerçi ona az bile daha dur Hakan bey bunlar iyi günlerin deyip kapımı kilitledim yatağıma oturup beklemeye başladım derken bir süre sonra
kapının kulpu aşagı yukarı indi adım gibi biliyordum gelip ben bir şey yapmadım diye yalvaracaktı sonrada ben o kızı tanımıyorum diyecekti karşısında kimin olduğunu unutuyor hatırlatalım o zaman odamın kapısını açılmaya çalıştı
Hakan :yağmur bir tanem hadi aç da konuşalım ben bir şey yapmadım hem o kızı tanıyorum bile hadi güzelim çık da konuşalım
Yağmur ağlıyormuş gibi
Yağmur : açmayacağım Hakan konuşacak bir şey yok ben duyacağımı duydum
Hakan : bak hadi çık konuşalım bak ne istersen yaparım hadi çık
Yağmur kapıyı açtı yaşlı gözlerle karşısındaki Hakan’a bakıyordu anlıyordu aslında dört yıl önce tanıştığı adamın bakışı değildi bu en çok da bu acıtıyordu canını
Hakan : bak biliyorum bana çok sinirlisin ama ben o kızı tanımıyorum bile ben seni seviyorum
Seni seviyorum oyuncak olmuştu hem ellerinde hem de dillerinde artık kimseye güvenemiyordu
Yağmur : ne istersem mi yaparsın
Hakan : hemen şimdi gidip dügün için gün alıyoruz en kısa sürede evleniyoruz
Hakan : tamam aşkım sen nasıl istersen öyle olsun hadi gidip gün alalım
Aşagı indik annemler bize anlamaz gözlerle bakıyordu
Semra : kızım neler oluyor hiç bir şey anlamadık bize de anlatsanız
Yağmur : annecim küçük bir yanlış anlaşılma olmuş ben daha sonra size anlatıcam
Diyerek Hakan’la çıktık evden şu an evlendirme dairesine başvuru yapmak İçin gidiyorduk yaklaşık 2 saat sonra geldik içeri girdik başvuru yaptık üç gün sonra iki gün sonra evleniyorduk yani en azından Hakan öyle sanıyordu evlendirme dairesinden çıkıp bir restoranda bir şeyler yedik Hakan’ın telefonuna mesaj geldi telefona baktı sonra kapattı ters çevirdi
Yağmur :hayatım ne oldu kötü bir mesaj mı geldi yüzün düştü
Hakan : yok bir şey hayatım ya banka mesajı bir ödemem geçikmiş de onun bildirimi geldi sen yemeğini ye
Yağmur yemeğini yemeye devam ediyordu yemeklerini bitirince kalktılar
Hakan : canım benim biraz işim var seni eve bırakayım
Yağmur tamam diyip kafasını salladı arabaya bindiler Hakan yağmuru eve bıraktı evde şu an yağmurdan başka kimse yoktu o da evde tek olmanın keyfini çıkardı bir saat sonra Hakan’ı aradı
Hakan : efendim canım bir şey mi oldu
Yağmur : hayır evde kimse yok canım sıkıldı gelsen de film falan izlesek hem sana Mısır da patlatırım
Hakan : olur güzelim hemen geliyorum
Yaklaşık yarım saat sonra kapı çaldı yağmur gidip kapıyı açtı
Yağmur : hoşgeldin geç içeri
Hakan : hoş buldum güzelim
Yağmur : çeketini alıyım rahat et
Yağmur çeketini aldı içeri koltuğa geçip filmi başlattı Hakan’a sarıldı sarılarak izleyeceklerdi hem bu yağmur İçin fırsattı şöyle bir kokladı tam tahmin ettiği gibiydi o kızın yanına gitmişti Hakan o kızın parfümü üstüne sinmişti
Geçmiş zaman
Yağmur sılaya sesli mesaj atmıştı
Yağmur: Sıla sana şimdi alışveriş merkezi söyleyeceğim benim için oraya gider misin
Sıla : giderim de tatlım ne yapacağım ben orada
Yağmur : Burcu yanına geliyor onda bir parfüm var o parfümü alıyorsun işletme sahibine de bu elde kalan son parfüm olduğunu söylüyorsun işte sen parfüm bakarken o kız gelip parfüm sorarsa ben zaten almayacaktım öylesine baktım son kalmış istersen sen bak diyebilir misin
Sıla : sen iste canım hallederiz yakınlık da kurarım sen bunu niye yapıyorsun ay sakın sakın bana Hakan deme haklı mı çıktım yoksa
Yağmur : evet haklı çıktın keşke en başta seni sizi dinleseydim içim varya o kadar dolu ki anlatamam
Sıla : kızım o zaman ayrılsana ne diye hala birliktesin
Yağmur : ayrılırsam beni suçlayacak senin hayatında kim varda benden ayrılıyorsun ben bitti demeden bitmez sen dur seni herkese rezil ederim o zaman görürsün diye söyler de söyler ama ben onu herkese rezil edersem kimse beni suçlamaz
Sıla : kıyamam kuzum ya o kadar üzüntünün üstüne bir de nelerle uğraşıyorsun sen merak etme ne yaparsan biz yanındayız
Diyerek Mesaj atma bitti yaklaşık bir buçuk iki saat sonra Sıla’dan bir fotoğraf kızın parfümü alırken resmini çekmiş üstüne bir de sesli mesaj attı
Sıla : kuzum sen merak etme parfümü aldı daha şimdiden üstüne boşalttı bile burda her şey tamam
Şimdiki zaman
Hakan’dan hızla ayrıldı
Hakan : bir şey mi oldu hayatım hızla kalktın
Yağmur : yok içeceklerimiz bitmiş de onları dolduracaktım
İçecekleri doldurdu biraz daha oturduktan sonra Hakan çıktı evden bende etrafı topladım biraz oturdum bir şeyler çizmeye başladım çok iyi değildim ama kendi kendime bir şeyler karalıyordum derken bizimkiler geldi annem mutfağa geçti akşam yemeği için abimlerde kendi odalarında güneşimde kulaklık kulagında bir şeyler dinliyordu yemek masasına oturduk babamlara söylemem lazımdı
Yağmur : benim size söylemek istediğim bir şey var biz Hakan’la gün aldık iki gün sonra evleniyoruz
Kerem abim öksürmeye başladı Koray abim annem babam şaşkınlardı haklılar tabi babam
Serhan : kızım biraz acele etmiyor musunuz emin misin bu kararından
Yağmur : baba böyle olması gerekiyor bu dügünden sonra bana kızmayın olur mu yapacaklarımdan sonra
Semra : güzel kızım biz senin hep arkandayız sen bir şey yapıyorsan vardır bir sebebi
Koray : bizde kardeşlerin olarak yanındayız her zaman destek oluruz sana
Yağmur : iyi varsınız iyi ki benim ailemsiniz
Yemeğimizi gülerek eğlenerek yedik herkes odasına çekildi bende odama çıktım yastıga kafamı koyar koymaz uykuya daldım . Sabah gözlerimi telefonun çalmasıyla açtım Sıla arıyordu
Yağmur : efendim tatlım
Ne oldu sabah sabah beni rüyanda mı gördün
Sıla : ya bugun elifin doğum günü ama seni tanıyor ya tutturdu yağmur ablamda gelsin diye gelirsen onu çok mutlu edersin
Yağmur : tamam tatlım uğrarım o zaman ben hazırlanıyım partide görüşürüz hazırlandım sılanın evine dogru yola çıktım
Mirzanın ağzından
Memeleketimi özlemiştim burada kalıcıydım ama İstanbul’da evimi boşaltmam lazım eşyalarım falan orda odamdan aşağıya indim babaannemin yanına geldim
Mirza : babaanne benim İstanbul’a gidip eşyalarımı almam evi boşaltmam lazım onun İçin uçak biletimi aldım bugun gidicem iki güne dönerim
Nadide : tamam torunum benim sen yapacağını bilirsin
Kimseyi sevmeyen babaannem beni başka seviyordu neyse yanıma pek bir şey almadan çıktım hemen uçağa bindim arkadaşıma mesaj attım ‘kardeşim ben uçaktayım evdeki eşyaları alıp evi boşaltacağım onun İçin yola çıktım da havaalanından beni alabilir misin ‘ ‘alırım tabi bende şimdi çıkıyorum iyi yolculuklar ‘
yaklaşık bir iki saat sonra uçak inişe geçti uçaktan indim kardeşimi can arkadaşı mı gördüm
Gittim sarıldım o da sarıldı bana ayrıldık
Emre : dostum be gideli az zaman oldu hemen özledik seni
Mirza : sorma bende buraya fena alışmışım neler yaşadık buralarda ne olaylar ne çatışmalar
Emre : aynen öyle kardeşim ama şimdi bunları düşünmeyelim
Onun arabasına bindik
Emre : bende sana mesaj atıcaktım bugun bizim ufaklıgın doğum günü sen de gel hem seni görünce mutlu olur
Mirza : olur kardeşim gidelim ama önce ufaklıga bir hediye alalım eli boş gitmek olmaz
Hediyeyi aldık doğum günü kızının partisine geldik içeri girdik bu nasıl bir kalabalık bizim aşiret kadar vardı
Emre misafirlerine hoşgeldin diyip tekrar yanıma geldi
Emre : nasıl kardeşim beğendin mi ortamı
Mirza : ortam güzel bizim aile kadar kalabalık
O sırada mirzayı gören elif koşarak yanımıza geldi
Elif : Mirza abi
Diyerek sarıldı mirza Elif’in boyuna eğildi sarılmasına karşılık verdi
Mirza : benim prensesesimin doğum günümüymüş iyi doğdun güzel yaşların olsun
Emre kızını kucağına aldı
Emre : kızım halan nerede yine nereye kayboldu
Elif : yağmur abla geldi de içerideler gelirler şimdi
Sıla’yı bahçede gördüm tek di misafirlerin yanına gidip sohbet ediyordu çocuklardan tarafa baktım
Emre : bak ne güzel konuşuyor sen ne zaman evleniyorsun evlen de bizde amca olalım
Mirza : yok ya evlilik bana göre değil ben kim evlilik kim zor be
Gözüm çocuklarla oyun oynayan kıza takıldı ne kadar mutlu görünüyordu çocukları çok seviyor herhalde gülümsemesinden belli ama çok güzel gülüyor Çok güzel bakıyor insanın baktıkça içi gidiyor saatlerce bıkmadan izleyebilirim
Emre : Mirza duyuyor musun mirza
Mirza bir sirkelendi kendine geldi
Mirza : öyle dalmışım bir şey mi adedin duymadım
Emre : pasta kesilecek hadi o tarafa geçelim
Elif’in pastası gelmişti mutlulukla etrafına gülücükler saçıyordu çocuklara masum be bugüne kadar neler gördüm kaç cani tarafından kayledilen çocuklar kaç serefsiz yüzünden istismar edilen korkutulup susturulan çocuklar insanın bogazı düğümleniyor çocuklardan ne istiyorlar ya bu şerefsizlerin kökünü kazımak lazım Elif’in pastası geldi Elif Dilek tutmadan önce konuşma yaptı
Elif : ben çocukların öldürülmediği hiç bir çocuğun da annesiz kalmadığı bir dünya istiyorum babalar iyi olsun annelerini çocuklarından koparmasınlar benim annemi benden aldılar o şimdi cennette beni izliyor ağlamayacağım diye kendime söz verdim çünkü ben ağlarsam annem üzülür burdan anneme sesleniyorum annecim bir yaş daha büyüdüm ben
Dedi pastasını kesti
Gözyaşlarımı sildim Elif’in konuşması beni de ağlatmıştı çok dileğinde çok doğru bir ilet istiyordu kadınlara kızlara dokunmasınlar o kıza baktığımda ağladığını gördüm kendi küçük ama yüreği büyüktü Elif’in herkesi duygulandırmıştı bu dileği dilerken elinde örgülü şaçlı bir bebek vardı annesi almıştı o bebeği o an gözlerimin önüne geldi
Elif annesini kaybettiğinde dört yaşındaydı annesi işten dönerken elif annesinden örgülü şaçlı bebek istemişti çizgi filmde görmüştü böyle gözleri kocaman olandan istiyordu annesi eve geldiğinde yakındaki oyuncakcıdan aldı bebeği tam evine girecekken şerefsizin biri saldırıyor kadına parasını her şeyini alıyor kendisini gördüğünü şikayet etmesin diye kadını beş yerinden bıçaklıyor
Ambulans geliyor ama maalesef kurtaramıyor Emre eşini o halde görünce yıkıldı sevdiği aşık olduğu kadın artık hayatında değildi onu zor da olsa toparladık Elif’e hem anne hem baba oldu gözümden bir yaş daha düştü kendimi toparladım partideki hüzün çalan şarkıyla herkes eğleniyor dans ediyordu Emre yanıma geldi
Emre : kardeşim sen de dans etsene
Mirza : kiminle dans ediyim seninle mi
Emre : kardeşim sılanın arkadaşı yağmur var onunla dans et
Mirza : o benimle dans etmek istemez ki
Emre : ben konuşayım beni kırmaz konuşayım mı
Mirza : yok kardeşim ben zaten çıkıcam şimdi gidip evi boşaltmam lazım diyerek partiden ayrıldım
Ne yalan söyleyeyim o kız hala aklım da eve geldim evi eşyalarımı aldım ama boşaltmaya elim gitmedi bende kapısına kilit vurdum belki bir gün geri gelirim buraya diye düşündüm odama geçip biraz dinlemek için yatağa uzandım uyumuş kalmışım
Yağmur anlatıyor
Parti bitiminde arabama binip eve doğru sürdü.
Parti çok güzeldi Elif’in konuşması beni duygulandırmıştı evet ya dünya ne hale geldi kadınlar öldürülüyor çocuklar öldürülüyor bu nasıl vicdansızlık bu nasıl canilik hiç mi olmayan vicdanları sızlamadı nerede kaldı sizin adamlığınız nerede kaldı sizin insanlığınız sevgilisinden ayrılır öldürürülür boşanma aşasındadır öldürülür sokakta saldırıya uğrar öldürülür ne yaptı bu kadınlar size ölmeyi hak edecek kadar ne yaptı ben söyleyeyim hiç bir şey yapmadı sadece kadın oldukları İçin bu canilige maruz kaldılar üstüne üstelik insanın canını yakan şey sen öldürülen evladın İçin gözyaşı döküyorsun senin kızını katleden serbest kalıyor ve bir anne kaybettiği kızı İçin çok canı yanmıştır benim yavrumun diye feryat ediyor inşallah bu kötülüklerin hepsi son bulur ve o pis ellerini kadınlardan çocuklardan çekerler inşallah eve geldim üzerimi değiştirdim rahatladım Burcu bana fotoğraflar atmıştı Hakan’ın o kadınla olan fotoğrafını bende Hakan’ı eve çağırdım bu salak kart ekstresini cebine koymuştur yarım saat sonra Hakan geldi
Hakan : aşkım iyi misin betin benzin atmış ne oldu
Yağmur : geç içeri ben bize kahve yapıp getiriyim anlatırım
Hakan içeri geçti koltuğa oturdular yağmur mutfağa gidip kahve yapıp getirdi
Yağmur : şimd söyle ben doğum gününe gittim akçrkadaşımın yeğeninin doğum günüydü pastasını kesmeden o kadar duygulu konuşma yaptı ki içime oturdu sözleri
Hakan : ne söyledi merak ettim bak şimdi
Yağmur : dedi ki çocukların öldürülmedigi annelerinin çocuklarından koparılmasını bir dünya istiyorum dedi
Hakan : kıyamam ya dünya ne hale geldi ama çocuk güzel konuşmuş annesi babası böyle güzel bir evlat yetiştirdiği için gurur duyuyordur
Yağmur : babası çok gurur duydu kızıyla eminim anneside gurur duymuştur biliyor musun annesini kaybetmiş kendi küçük ama kalbi büyük
Yağmur yine gözyaşlarını tutamıyordu annesizlik ne zordur böyle her anne kelimesi duyduğunda o boğazında oluşan düğüm içindeki dinmeyen acı düşünsenize seni dokuz ay karnında taşıyan seni büyütmek için yıllarca uğraşan sevgisini sana veren seni bir gözünden diğerine sakınan seni dizine yatırıp seven kadın yok ve sen bu gerçekle yaşıyorsun
Çok acı bir şey anneler için de evlat kaybetmek öyle dünyaya geliyor kucağına alıp kokusunu içine çekiyorsun gözünün önünde büyüyor ilk adımlarını görüyorsun ilk kelimesini görüyorsun zamanla büyüyor sonra senin dokuz ay karnında taşıdığın sevginle büyüttüğümüz canını senden koparıyorlar bu kadar kolay olmamalı kadınları çocukları hatta bir insanın bir insanı bu kadar kolay öldüremez olmayan vicdan şeref onur haysiyet hiç biri yok öyle bir insanda dünya kötülük olmasın artık anneler evlatlarını çocuklar annesini kaybetmesin dünyamızın nefes alması ormanlar sayesinde annenin nefes alması çocuğu bir çocuğun nefes alması ise annesidir ikisini de nefessiz bırakmayın artık yeter bu kadar zalim olmayın unutmayın insana en çok merhamet yakışır iyi
Hakan : şşşş tamam güzelim bak beni de ağlatacaksın hadi toparla kendini ben de üzüldüm
Yağmur tam kahvesini aldı eli titredi kahve Hakan’ın üzerine döküldü
Yağmur : ya istemeden oldu gerçekten hala elim ayağım titriyor
Hakan : tamam sorun hayatım geçti bitti tamam üzülme iyiyim ben
Yağmur : öyle olmaz gel sana abimin pantolonlarından veriyim hiç itiraz etme benim yüzümden oldu bırak telefi ediyim
Hakan başını salladı yağmurun odasına çıktılar hakan odada beklerken yagmur abisinin odasından pantolon alıp kendi odasına geldi pantolonu Hakan’a verip odadan çıktı değiştirmesini bekliyordu
Hakan tam pantolonu değiştirdi değiştirirken cebinden kart ekstresini de düşürdü o sırada dikkatini yağmurun telefonuna gelen bildirim dağıttı
Üst üste gelince Hakan merak etti telefonu eline aldı ekran şifresi ne olabilir diye düşünürken bir mesaj daha geldi ‘ bu da son fotoğraf sana Hakan’ın o kızla olan bütün resimlerini gönderdim tatlım’ Hakan şok oldu şimdi yanmıştı tam şifreyi deniyordu ki yağmur seslendi telefonu yavaşça bıraktı dışarı çıktı
Yağmur : bak üstüne tam olmuş hadi inelim aşağıya
Aşagı indik Hakan
Hakan : canım benim bir işim var çıkmam lazım şimdi sonra tekrar görüşürüz
Yağmur : tamam canım işlerinden geri kalma ben seni geçiriyim Hakan cebinden anahtarını çıkarıp arabasına bindi gitti
Hakan’ın telaşlıydı yağmurun o resimleri görmemesi gerekiyordu ama atladığı şey yağmur resimlerden daha çok şey biliriyordu Hakan’ın tabi hiç bir şeyden haberi yoktu o da kendince saçma ve bir o kadar da salak bir plan yapmıştı bir arkadaşını ayarlayıp gizlice yağmurun evine girmesini ve resimleri silmesini istemişti arkadaşı başta hayır demişti istememişti ama arkadaşını zor durumda bırakmak istemiyordu daha doğrusu Hakan yalan yanlış anlattı olayı arkadaşı da Hakan’ı masum sanıyordu ondan yardım etmeyi kabul etmiş oysa başına geleceklerden habersizdi Yağmurlar o akşam neşeli gülerek yemeklerini yemiş herkes odasına çekilmiş uyumuştu yağmuru uyku tutmadığı İçin mutfağa inmiş kendine bir bardak süt ısıtmış alıp odasına çıkmıştır sütünü içip derin ve güzel bir uykuya uykuya dalmaya çalışmışdır Hakan’ı düşünüyordu içine o kadar şey atmıştı ki insanın bazı şeyleri bilip susması canını nasıl yakıyor içi acıyordu insanın ama patlaması yakın hem de çok yakın gün gelecek içine attıkların tüm gerçekliğiyle açığa çıkacak sabret yağmur güzel şeyler olacak umudu kaybetme insan her şeyini kaybetse bile umudunu kaybetmemelidir annem öyle söylerdi hala da öyle nasihat ediyor benim yüregi de kendi gibi güzel olan annem bir gün bitecek içimdeki acı ben böyle düşünürken bir süre sonra uykuya kendimi teslim ettim
bir süre sonra odanın kapısı yavaşça açıldı yağmur kapı sesini duymuştu uykusu derin değildi ama gözlerini açmamıştı başına bir şey gelir diye korkuyordu insan kendi evinde bile güvende degil ne yapacaz biz yağmur kendini sakinleştiriyordu tamam yağmur sakin ol şimdi gidecek korkma dese bile korkuyordu Hırsız komedinden tarafa gitti Fırsat bu fırsat hızla kalktı yağmur tam kapıya yönelmişti ki hırsız elindeki bıçağı sallayarak yağmurun yerinde olmasını sağladı
Yağmur korkuyordu şu an hırsızla karşı karşıyaydı ya ona bir şey yaparsa Gözyaşları akıyordu düşünsenize hırsızla karşı karşıya ve teke teksiniz
Yağmur : ne istiyorsun bırak beni gidiyim istediğini al ama bana bir şey yapma
Hırsız : sessiz ol seni bırakamam bırakayım da evi ayağa kaldır demi şimdi sessiz oluyorsun ki canını yakmayayım Yağmur ağlayarak yatağına oturdu kurtulmak istiyordu ama şu an ona yardım edebilecek kimse yoktu hırsız yataktan uzaklaştı yagmur fırsattan istifade edip kapıya koştu kapıyı açtı avazı çıktığı kadar bağırdı
Yağmur : İMDAT YARDIM EDİN İMDAT ANNE BABA YARDIM EDİN
yağmur bağırırken hırsız panik yaptı yağmurun arkasından gidip bıçağı yağmura sapladı yağmur vücudunda keskin bir acı hissetti canı yanıyordu hırsız durmadı tabi ki bıçakladı kızı gidip merdivenlerden aşağı itti daha sonra hızla evden kaçtı sesleri duyan ev halkı ışıkları odalarından çıkıp ışığı yaktılar ilk yağmurun odasına baktılar yok yağmuru yerde öylece hareketsiz cansız bir şekilde yatan yağmuru çığlık attı
hızla aşagı yanına koştu
Güneş : ANNE BABA ABLAM KOŞUN
Annesi babası abisi hızla merdivenlerden indi kızlarını hem merdivenden yuvarlanıp hemde bıçaklandıgını gördüler hepsi çok korkmuşlardı Kerem : baba bir şeyler yapalım ambulansı arayalım çıldırıcam ne oldu bu kıza böyle
Serhan : bilmiyorum oğlum sakin ol yağmur güzel kızım hadi aç gözünü babam bak biz buradayız bir ses ver
Herkes üzgün perişan bir haldeydi Serhan ambulansı aradı ambulans geldi yağmuru hızla sedyeyle koyup hastaneye götürmeye başladılar herkes arabalara binip hastaneye doğru yol aldılar güneş konuşmuyor sadece gözyaşları akıyordu ablasının hali gözünün önünden gitmiyordu hastaneye geldiler hemen yağmuru içeriye aldılar bekliyorlardı sevdiğin birinin hastanede canıyla uğraşırken dışarı da beklemek böyle vardır ya
Hani beklersin ama elinden onun İçin Dua etmekten başka bir şey gelmez içini acıtır ne bir şey yersin ne bir şey içersin öylece düşünür durursun sevdiğin kişiyi güneş gözyaşları içinde kendine vurarak konuşuyordu
Güneş : ya neden ya neden ablam bu halde ya biz kadınlar kızlar evimizdede mi güvende değiliz neden baba ya neden ablamı koruyamadık canım çok yanıyor ablamın o halini gördükçe içim acıyor baba bu kadar mı ya bu mu gelinen son nokta insanlık buraya nasıl geldi baba birini öldürmek bu kadar kolay mı neden ya neden ne istiyorlar yeter her gün haberlerde izlediğimiz olayı kendi evimizde yaşadık ya ablama bir olursa baba ya ablam bizden giderse ne yaparız nasıl yaşanır acıyla
Serhan kızının kendine vurmasını sarılarak durdurdu kızı kriz geçiriyordu haklıydı kızını koruyamadı ondan canını alamaya kalktılar Serhan çocuklarına çok düşkündü ama kızlarına daha çok onların tırnağı kırılsın onun yüreği sızlardı Serhan olduğu yere çöktü herkesin gözleri ağlamaktan kıpkırmızı güneş
Güneş : baba ben ablamı istiyorum
Serhan’ın yanan yüregi daha da çok yanmıştı yağmur kaç saattir ameliyatta beklemek insanın yüreğini dağlar biri kalbini sıkar da nefes alamazsın ya onun gibi hissettirir doktor çıktı hepsi yağmurdan iyi bir haber bekliyordu
Doktor : yağmurun ameliyatı iyi geçti yalnız düşmeye bağlı kırıklar var onlara müdahale ettik düşme sırasında kafasına darbe almış ama merak etmeyin kontrolümüz altında şimdi yoğum bakıma alıyoruz önümüzdeki 24 saat çok kritik tekrardan geçmiş olsun yağmuru sedyeyle ameliyattan çıkardılar
Güneş : abla biz buradayız seni bırakmaya niyetimiz yok sende bizi bırakma beni bırakma
Güneş ablasını gözyaşları içinde yoğum bakıma gidişini izledi hemen peşinden yoğum bakım karına geldiler dışarıda bekliyorlar güneş öylece camdan ablasını izliyordu güneş : doktor bey ben ablamı görmek istiyorum doktor : üzgünüm sizi yoğum bakıma alamam
Güneş : rica ediyorum sadece beş dakika ben biliyorum şu an onun bana ihtiyacı var lütfen
Doktor : tamam hemşire hanım size yardımcı olacak dedi güneş hemşire sayesinde gerekli tedbirleri alıp yoğum bakıma girdi ablasının yanına oturdu elini sımsıkı tuttu hiç bırakmayacak gibi
Güneş : ben küçükken çok sakardım hatırlar mısın evin içinde düşmediğim yer kalmamıştır her düşüşümde elimden sen tutmuştun bu seferde ben senin elinden tutuyorum senin düşmene izin vermiyorum bilmiyorum beni duyuyor musun ama hepimiz seni bekliyoruz hatta sana bir şey söyleyeyim mi abimler ağladı biliyor musun hadi uyan da birlikte eğlenelim onlarla abla sensiz kendimi çok eksik hissediyorum küçükken aldığım kar küresini hatırlıyorsundur annem ikimize de almıştı da senin ki kırılmıştı ben sana benim kar küremi vermeyince babam ve annem sana başka bir kar küresi almıştı sen bizi bırakma ben onu sana veririm hatta sen iste ben sana her şeyimi veririm
Hem sen gidersen bana kim güneşim diyecek beni kim senin gibi sevecek ben sabahları kimi güldürerek uyandıracam kiminle alışveriş yapıcam sen gidersen benim hayatım yarım kalır ben seninle büyüdüm seninle nefes aldım her şeyimi seninle yaşadım. abla bunu sana söylemedim belki ama ben seni çok seviyorum daha önce söylemek isterdim ama sen bir uyan ben daha sık söylerim ama yeter ki uyan güneşin seni bekliyor
Güneş ablasıyla konuşurken makinelerden ses gelmeye başladı doktorlar hızla içeri girdiler
Müdahale ediyorlar
Doktor : lütfen dışarı çıkın hastanın durumu kritikleşti
Hemşire : doktor bey nabız alamıyorum çok zayıf
Doktor kalp masajına başladı güneş olduğu yerde donmuş bir şekilde bakıyordu gözünün önünde ablası onu bırakıp gidiyordu buraya kadar mıydı gidiyordu iste çocuklugu yaşama sebebi her şeyi ama içindeki umut tükenmiyordu ablası onu bırakmazdı belki ablasına bakarak ağzından şu kelimeler döküldü
Güneş : ABLA ÖLME
Sizce yağmur Hakan’dan nasıl bir intikam alacak ?
Sizce Mirza yağmurun kim olduğunu öğrenince ona duyguları değişir mi ?
Güneşin ablasına düşkünlüğü hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Sizce yağmur kurtulacak mı ?
Sizce Hakan yağmurun durumunu öğrenince ne yapacak ?
Sizce yağmur Hakan’dan nasıl bir intikam alacak ?
Sizce yağmura bunu yapan bulunup cezasını çeker mi ?