İçeriğe geç

Söz Ver

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Söz Ver

Bölüm 10

Hayat

Evett işte başarmıştı. Hayalini kurduğu bölümü kazanmayı başarmıştı. Ne emeklerle gelmişti buralara. Anne ve babasına, bakın kazandım gururlanmışsınızdır umarım dedi. Kazanmıştı ama sevincini paylaşabileceği kimsesi yoktu. Alara' nın aklına o sırada sosyal medyada sonucunu paylaşmak geldi ve storysine hayallerime kavuştum yazarak paylaştı. Sosyal medyasında lise zorbası olan Berfun ve Özgeyle de takipleşiyolardı. Aslında sırf onların kendisine yaptıkları zorbalıklara rağmen umursamadan yoluna devam ederek bir yıldız gibi parladığını göstermek için paylaşmıştı Alara. Çok da iyi yapmıştı. Storysine ilk bakan da tahmin ettiği gibi onlardı. Bir kaç dk sonra Berfundan mesaj geldi ve şöyle yazıyordu : selam, nasılsın tebrik ederim ayrıca yaptığımız zorbalıklar için özür dileriz Özge ve ben tekrar seninle arkadaş olmak istiyoruz yazıyordu.

Alara bu yazılan şeyin samimiyetine tabiki de inanmadı. Bu kadar yüzsüzlük de pes yani dedi ve cevap olarak biz hiçbir zaman arkadaş değildik bundan sonra da olmayacağız. Ben, arkadaş olmak için bir şans vermiştim. Size verebilecek başka bir şansım yok diyerek hem Berfun' a hem de Özge'ye engeli bastı ve bir ohh çekti.

Dünya varmış ya dedi. İçi rahatlamıştı resmen.

Artık yeni bir hayata adım atacaktı. Yeni arkadaşlar hatta arkadaştan öte birileriyle tanışmayı umuyordu. Üniversite hayatını aşırı merak ediyordu. Acaba sıralar nasıl dizilerde ki gibi mi diye düşündü. İnsanların daha olgun olacağını düşünüyordu. Üniversitede lisedeki gibi insanların olmamasını umuyordu. Tekrar aynı şeyleri yaşamak ve üniversite hayatının da bir çileden ibaret olarak geçmesini istemiyordu.

Üniversite sevincini paylaşmak için anne ve babasının mezarını ziyaret etmeye karar verdi. Ne zaman önemli bir şey olsa mutlu ya da mutsuz anne ve babasına koşturuyordu küçük bir çocuk gibi. Sanki anne ve babası onu duyuyolarmış gibi günlerini anlatıyordu Alara. Üzgünse üzüldüğü konudan mutluysa mutlu olduğu şeylerden bahsediyordu.

Aynı, lisedeyken okuldan eve geldiğinde anne ve babasının gününün nasıl geçtiğini sorduğu gibi mezarlarına gidince de sanki anne ve babası Alara 'ya gününün nasıl geçtiğini soruyordu.

Anne ve babasını kaybedeli 1 yıl olmuş olsa da acısı hâlâ dün gibiydi.

Alara yaz tatilini yine işte çalışarak geçiriyordu çünkü o çalışmazsa başka kim çalışacaktı iş başa düşüyordu. Babasının yıllarca nasıl iş hayatına katlanabildiğini düşündü. Katlanılır gibi değildi ama mecbur çalışmak zorundaydı. Kendi yaşıtlarının hayatına içten içe özeniyordu. Aileleriyle tatile çıkıp kafa dağıtıp eğlenebiliyolardı. Kendisi ise hep çalışmak zorundaydı. Ayrıca arkadaşlarıyla da plan yapıp tatile gidiyorlardı ama biri çıkıpta kendisine tatil teklifi etse tatil yapabilecek parası bile yoktu.

Ne kadar acınası dedi kendi kendine.

🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀

Hayat bazılarının yoluna güller seriyor bazılarına ise tepik vurup gülüyor.

Yoluna güller serilenlerden olmamız dileğiyle...

Bölüm sonu

2 yorum