İyi okumalarrr...
Okuma sayımız gittikçe artıyor ve bu çok iyi birşey.
Kendimi artık mizah kısmında aramaktan yoruldum:(
Herneyseee yorumlarınızı ve tahminleriniz alayımmm.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Herkes Erez'e odaklanmışken bende kollarımı göğsümde birleştirmiş açıklamalasını merakla bekliyordum.
Sırf şerefsizlik yapacağız diye kendimizi her yerde rezil ediyorduk.
En yakın zamanda bunu Erez'le konuşmalıydım çünkü herşey çok yeniydi ve ben artık bu saçmalıklardan yorulmuştum.
Erez düz bir ifadeyle konuştu. "Şakalaşıyorduk."
Evet ve sahneye mükemmel Flas TV oyunculuğu için Erez Kaya'yı davet ediyoruz...
Poyraz kaşlarını çattı. "Şakalaşıyordunuz?"
Tamam, her ne kadar kaşınmış olsa da o benim en iyi arkadaşımdı ki maalesef vicdanım da bu oyuna daha fazla devam edemedi. Bende tıpkı Erez gibi ifadesizce konuştum.
"Evet şakalaşıyorduk."
Ortam bir anda gerildi. Ben ise yavaştan sinirlenmeye başlamıştım.
"Neden bana bir türlü inanmıyorsunuz?" Belki şu an yeri ve zamanı değildi ama bu saçmalıklardan yorulmuştum.
"Annecim saçmalama tabii ki sana inan-" Annemin lafını bölen ise Deniz'di.
"Sürekli yalan söylediğin için olabilir mi?"
Masanın altındaki elim yumruk oldu.
"Ne yalanından bahsediyorsun sen! Ben burdaki kimseye yalan söylemedim!" Yüksek sesim ortamı biraz daha germişti.
"Bence bu konuyu sonra konuşalım ne de-" Kadir beyin lafını tekrardan Deniz böldü.
"Saymamı ister misin?!" Hiddetle ayağa kalktım.
Siktirtmeyin misafirinizi falan! Bana yalancı diyordu!
"Say lan! Ne yalan söylemişim ben size!" Deniz de benim gibi sinirle ayağa kalktı.
"Sayayım! Erez'le sevgili olup olmadığını bize düzgünce söylemedin! Kendini bu konuda savunmadın!" Ben alayla gülerken araya girmek istedim ama Deniz sesini yükselterek buna engel oldu.
"Ben sana güvendim ama okuldan bir arkadaşın beni arayıp sizin sevgili olduğunuzu söyledi! Ne bekliyorsun sana inanmamızı falan mı!" O evi inletecek kadar yüksek sesle konuşurken ben sadece okuldaki arkadaşım konusuna takıldım.
Kaşlarım kendiliğinden çatılmıştı.
"Ne arkadaşı ya?" Sesimin yüksekliği istemeden düşmüştü. Ama fark ettiklerimde daha da sinirlendim.
Ne yani bana sormak yerine o salağa mı inanmışlardı!
"Biri seni aradı böyle şeyler dedi ve siz bana sormadınız mı!? Size inanamıyorum!" Hayal kırıklığıyla onlara baktım.
Olayın farkına daha da varırken alayla güldüm. Avuçlarım kaşınmaya başlamıştı.
"Kim söyledi bunu size?! Benim okulda arkadaşım mı var amına koyayım!" Avazım çıktığı kadar bağırıyordum.
Artık bu saçmalıklardan yorulmuştum ve daha da devam etmeyecektim.
Emin hızla ayağa kalktı. "Bizimle düzgün konuşacaksın!"
Sinirle güldüm. Hala evi inletecek şekilde bağırıyordum. "Hadi ya! Sana mı sorucam lan puşt!" Emin sinirden ellerini yumruk yaparken sözlerime devam ettim.
"Kim aradı sizi! Ne dedi peki! Kayra Erez'le öpüştü mü dedi!" Ellerimi saçlarıma geöirdim ve sinirle dağıttım.
"Ben Erez'le ne yapmış olabilir ya! Ne yapmış olabilirim! Siz ne yaşıyorsunuz! Neden yatıp kalkıp Erez'le..." Daha fazlasına dilim varmadığı için susmuştum.
Ellerimle tekrardan saçlarımı dağıttım. Sinirden gözlerim dolmuştu!
"Artık böyle bir muamele görmekten yoruldum! Ne dersem diyeyim bana inanmıyorsunuz! Ben o gün sustum çünkü bana inanmayacağınızı biliyordum! Kendimi savunmadım ve ne dersen diyeyim böyle yapacağınız biliyordum!" Ellerimle yüzümü sıvazladım.
"Hepinizden nefret ediyorum!" Son dediğim bu olmuştu çünkü hemen ardınsa yemek odasından hızla çıkmış ve evi terk etmiştim.
Kimseyle konuşmak istemiyordum. Yalnız kalmak biraz kafa dinlemek istiyordum.
Sahile doğru adımlamaya başladım.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Erez Kaya'dan...
Kayra ilk odayı sonra da evi terk etfiğinde daha fazla dayanamadım ve bende hiddetle ayağa kalktım.
Kabul ediyorum şerefsizlik niyetine saçma sapan şeyler yapmıştım. Ama kesinlikle çok pişmandım.
Gözlerimi tek tek Kayra'nın abilerinin üzerinde gezdirdim.
"Sizi anlıyorum kardeşinizi savunmaya çalışıyorsunuz ama Kayra'yı aranızda en iyi tanıyan kişi olarak söylüyorum, bu sadece onu kaybetmenize neden oluyor!" Ateş'te benim gibi ayağa kalktı.
"Hadi ya sen mi iyi tanıyorsun onu!"
"Hayırdır Ateş? Sen daha iyi tanıyorsun galiba!" Dişlerimi sıkarak dediğim şeyle Emir Nazlı'yla beraber ayağa kalktı.
"Biz artık gitsek iyi olucak." Gözlerimi Ateş'in gözlerinden ayırmasam da gittiklerini görebilmiştim.
Dış kapının sesini duyduğumda ise alayla güldüm ve hiddetli konuşmamızı devam ettirdim.
"En zor zamanlarında onun yanında olan sen değil bendim Ateş! Ve şimdi Kayra'nın kalbini kırmanıza izin vemeyeceğim!"
Bu sefer hiddetle ayağa kalkan Poyraz'dı.
"Onun kalbini kıran biz değiliz!" Alayla güldüm.
"Ben miyim!" Koca bir kahkaha attım. Bu keyiften değil sinirden attığım bir kahkahaydı.
"Kayra benim yanıma ağlayarak geldi Poyraz! Ben miyim onun kalbini kıran?!" Sinirle saçlarımı dağıttım.
Kayra'yla çoğu hareketimiz benziyordu ama duygularımızı yansıtma şeklimiz aynı değildi.
"Kayra'dan bahsediyoruz lan Kayra'dan!" O an aklıma gelirken daha da sinirlendim.
"Ne yapacağını bana sordu! Ne dersem diyeyim bana inanmayacaklar dedi! Geldi benden özür diledi! Bu mu sizin abiliğiniz!" Hepsi bana dumura uğramış gibi bakıyordu.
"Bana istediğinizi dediniz! İstediğinizi de diyebilirsiniz ama Kayra'ya bundan sonra birşey yapmanıza izin vermem!" Hızla kapıya doğru ilerledim. Aklıma gelen şeyle ise durdum.
"Ve merak ediyordunuz ya söyleyeyim. Kayra'yla sevgili değiliz sadece Yiğit'ten sonra onun yaklaşabildiği tek erkek benim!" Ardındansa hızla evi terk ettim ve sahile doğru yürümeye başladım.
Bu aşağılık yerde daha fazla kalmak istemiyordum.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Sahile bakan banklardan birinde oturan Kayra'yı görünce adımlarımı hızlandırdım.
Kayra sevgisini, acısını veya üzüntüsünü belli eden biri değildi. O duygularını gizli yaşardı.
Bense sadece güvendiğim, değer verdiğim insanlara gerçek yüzümü gösterir samimi olurdum.
Bu belki iki yüzlülüktü belki de değildi ama olması gereken zaten buydu.
İnsanlar sadece sizin canınızı yakmaya çalışırdı ve onlara ne kadar az koz verirseniz o kadar iyiydi.
Bankın önüne geldim. Kayra dizlerini kendisine çekmiş kollarını dizlerine dolamış ve hıçkırarak ağlıyordu.
Kayra hıçkırarak ağlıyordu.
"Hay sikeyim ya." Ağzımdan mırıltı gibi çıkan sözleri önemsemeden dizlerimi kırdım ve Kayra'nın önüne çöktüm.
"Kayra, güzelim bak ben geldim." Ilımlı bir sesle söylediklerim üzefine Kayra başını kaldırdı.
"Erez..." Titreyen sesine sadece tebessüm ettim ve kollarımı iki yana açtım.
Kayra beni bekletmeyerek kollarımı arasına girdiğinde burukça gülümsedim. Başını boynuma gömerek hıçkırdığında ise bende çenemi omzuna yasladım. Aynı zamanda bir elimle saçlarını okşuyordum.
Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama Kayra başını geriye çektiğinde bende kollarımı çözdüm.
"Konuşmak ister misin?" Sorduğum soruya sadece başını salladı.
Ayağa kalkıp yanına oturdum. Tamamen ona döndüğümde oda tamamen bana döndü. Bakışlarını kaçırırken konuşması için biraz süre verdim.
"Erez ben kötü biri miyim?" Kaşlarımı çattım. Ne alakaydı?
"Ne alaka güzelim?" Burnunu çekti ve parmaklarıyla oynamaya başladı.
"Görmüyor musun? Sevmiyorlar işte beni. İnanmıyorlar bana." Sonlara doğru sesi kısılırken ben ellerini tuttum.
"Siktir et onları. Ben varım ya yetmez mi?" Alayla karışık sorduğum soruya gülümsedi.
"İyi ki varsın." Bende gülümsedim.
"Tabii ki de iyiki varım. Eğer ben olmasaydım sıranın en arkasında tek oturuyor olurdun. Bu da dedikodusuz ve bensiz bir hayat demek." Kayra istemsizce gülüdü.
"Şimdi dök bakalım içindekileri." Kayra tekrar bakışlarını kaçırdı.
"Ailemi seviyorum aslında." Gözlerime birkaç saniye baktı ve tekrar önüne döndü.
"Annemi seviyorum ama daha önce ben hiç böyle bir duygu yaşamadım Erez. Eskiden o kadın gelip saçımı bile okşamadı benim. Şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum." Birkaç saniye duraksadı.
"Babam için de aynı. Murat'ın yaptıklarından sonra bırak yanına gitmeyi konuşamıyorum bile." Sesi öncekine göre baya bir kısık çıkmıştı. Onu bölmedim ve devam etmesini bekledim.
"Yiğit'i de seviyorum. İkiz kardeşim o benim. Ama diğerleri için pek aynısını diyemeyeceğim." Tekrardan belli bir süre duraksadı.
"Emin'i seviyorum, benim kafa yapıma sahip gibi. Deniz'i de seviyorum. Nasıl bilmiyorum ama arkamda olduğunu hissediyordum." Derin bir nefes aldı.
"Poyraz da fazla korumacı davranıyor ama onu da seviyorum. Tabii biraz da korkuyor olabilirim ama abim o benim." Dedikleri üzerine gülümsedim.
Biliyordum zaten. Hepsinin ayrı ayrı yeri vardı ama onlar Kayra'ya pek ılımlı yaklaşmıyordu.
Kayra gururlu bir insandı biri ona ilk adımı atmadıkça adım atmazdı. Ve bunda biraz da Murat piçinin etkisi de vardı.
Kayra erkeklere pek yaklaşamazdı. Temas etmeleri onu rahatsız ederdi. İyi ya da kötü bir niyet fark etmeksizin bunu yapmaları yaşadıklarından sonra onu haliyle rahatsız ediyordu.
"Ama yaptıkları zoruma gidiyor Erez. Bana olan davranışları çok kötü değil. Benimle konuşmuyorlar bile. Ama sana olan davranışları zoruma gidiyor." Duraksadı. Gözlerini benimkilere çevirdi.
"Sanki seninle bir şeyler yapmışız gibi davranıyorlar." Sesi o kadar kısık çıkmıştı ki zoruna gittiğini sırf bu ses tonundan bile anlayabilirdim.
Bakışlarını tekrardan kaçırdı. "Onlar benim abilerim ve onların bunu ima etmeleri beni üzüyor. İtiraz etmeyeceğim elbette bana bunları diyen çok oldu. Ama bu kadar zoruma gitmemişti." Sözleri ister istemez beni sinirlendirirken sakinleşmek adına bakışlarımı etrafta gezdirdim.
Bakışlarım bir yerde takılınca ise sertçe yutkundum.
Siktir... Duymuş muydular?
Ve evet gördüğüm kişiler Kayra'nın biyolojik ailesiydi...






