~ Yazardan ~
Asena kafeden çıktıktan sonra hepsi çok üzülmüştü. Aynur hanım ve kardeşi Toprak ağlıyor, diğerleri ise dolmuş gözleriyle giden Asena'nın arkasından bakıyordular.
Asil biraz olsun Asena'yı anlamaya çalışıyordu. Küçükken çoğu zaman kalbi ağrırdı.
Ne kadar doktora gitselerde hiç birşey çıkmazdı. O zamanlar bir kitapta okumuştu. İkız hisleri diye.
Şimdi anlıyordu, ikizi çok acı çekmişti. Ona anlayış gösteriyordu. Bu yaşananlar kolay bir şey değildi.
Evet 'Soylu Ailesi' de bir sürü acı çekmişti ama hep bir aradaydılar. Mert gözlemlemişti.
Mesleki deformasyon anlamıştı birşeyler olduğunu çünkü Asena hep yanında ki kişilerin elini tutup sıkıyordu.
Bazen konuşmada bile zorluk çekiyordu. Diğer abiler de hak vermişlerdi onun hakkında hiçbirşey bilmiyorlardı.
Anlayış gösterip biraz zaman vereceklerdi. Asil öksürüp dikkatleri üzerine çekti.
"Hani benim hep kalbim ağrıyordu ya ne kadar doktora gitsekte birsey çıkmıyordu. Ben araştırmıştım ikiz hisleri varmış.
Yani kizim çok acı çekmiş benim kalbim ağrıdığı zaman o acı çekiyormuş." dedi.
İçlerinden hep dua etmişlerdi. İnşallah bizim biriciğimiz bunca yıl mutlu yaşamıştır diye ama yine hayat onlara götüyle gülmüştü.
En büyük abi söze girerek " biraz zaman tanıyalım olayları sindirsin kendisini hazır hissettiğinde konuşalım.
Bu demek değil onu umursamayıp, bırakıp bize gelmesini beklicez. Arada aramızdan biri yanına gidip tesadüfen karşılaşmış gibi yaparak yanında durup konuşucak."
Hepsi kafasını sallayıp onu onayladı. Aydın bey " hadi herkes kalksın eve gidelim güzel bir uyku çekelim sonrasını yarın düşünürüz.
O gün iki tarafta huzursuz bir uykuya daldı.
♧> Asena'dan <♧
Gözümü açtığımda rahat bir yerde yatıyordum. Baktığımda odam da olduğumu gördüm, en son arabadaydım.
Dün olanlar yeni yeni geliyordu aklıma yani şimdi ciddi ciddi bir ailem vardı. Dün yaşanan hiçbir şey yalan değildi.
Hemde kocaman kalabalık bir aile. Bunca sene o kadar acıyı boşuna çekmiştim yani.
Yataktan kalkıp yan tarafta olan boy aynasının karşısına geçtim. Bu zamana kadar geçmişte neler yaşadığımı düşünmeye başladım.
Şuan düşündüğüm şeylerle sanki o anları tekrar yaşıyormuş gibi hissettim. Üzerimden bir ürperti geçti.
Ilkokul daki yetim muamelesi, ortaokulda toplantılar da olmayan velilerim ve lisede ki karan zorbalıkları.
Ben bunları nasıl unutacaktım. Bu anlattıklarım sadece masum olanlardı. Çok kötü şeyle yaşamıştım o yetimhanede.
Aile kavramı bana çok uzak bir şeydi. Aydın bey gilde kalsam bile tamamen bir 'Aile' olacağımızı düşünmüyorum.
Aslında içimde ki kız çocuğu bir aile isteyip heyecanlanıyor. Nasıl heyecanlanmasın ki?
Bu zamana kadar hiç kimseden bir sevgi görmeden büyüdüm. Evet belki arkadaşlarım her zaman yanımdaydı.
Ama asla bir annenin, bir babanın gösterdiği sevgiyi, şefkati nasıl verebilirler ki.
Şimdi ki büyümüş, olgunlaşmış daha doğrusu zorunda bırakılmış o kız çocuğu 'güvenme onlar da seni bırakırlar'. diyor.
Kafam o kadar karışık ki ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Bir tarafım güven senin de bir ailem olsun istediğin sevgiyi, şefkati gör diyor.
Diğer tarafım herkes aynı onlarda seni yarı yolda bırakırlarsa istedikleri vermezlerse bir daha toparlanamazsın diyor.
Bunları düşündükçe başım ağrımaya başlamıştı. Sinirlenerek bir saattir karşısına geçip düşündüğüm aynaya yumruk attım.
Elime baktığımda çok fazla kalıyordu demek ki derin kesilmiş. Ama hiç umursamadım ne zaman kriz geçirsem kendime zarar veriyordum.
Umursamayarak kırılan aynaya baktığımda paramparça olmuştu. Yana da kendimi gördüm.
Her bir zerrem çok zarar görerek paramparça olmuştu. Ne kadar bu aynanın parçalarını tekrardan birleştirsek de asla eskisi gibi olmicak.
İşte bende böyleyim. Ne kadar yaralarımı sarmaya çalışsalarda asla eski masum bir ben olmicam.
O kadar dolmuştum ki deli gibi etrafa zarar veriyordum. Tabi buna bende dahilim.
Etrafımda olan biten hiçbir şeyi kavrayamıyordum. Sanki zaman durmuş gibiydi.
Oda da ne varsa kırıp parçalamıştım. En son kolumda bir sızı hissettim. Ardından kendimi karanlığa bıraktım.
♧ > Efe'den < ♧
Hastahaneden gelmiştik. Savaş arabadan inip arka koltukta uyuya kalmış olan Asena'yı kucağına aldı.
Evin önüne geldiğimizde "Efe kapıyı açsana ne bekliyorsun" diye söylendi Savaş.
Allah Allah sanki keyfimizden bekliyoruz arabayı kilitleyip, hemen kapıyı açtım.
Bu sırada içeriden koşarak İpek ve Sare geldi. İpek hemen "noldu Asena'ya neden kucağında abi" diye sordu Savaş'a.
Savaş "birşey yok gelirken uyuya kaldı" dedi. Rahatlamış gibi bir nefes verdi. Savaş yukarıya Asena'yı yatırmaya gitti.
Bende kızları kolumun altına alıp salona ilerledim. Bu sırada da "Emir nerde" diye sordum.
"İçerde yemek yiyor." dediğinde gözümü devirdim. Hayır biz bu çocuğu doyuramicaz. Her dakika yemek peşinde.
Onlar benim halime gülüp salona geçtiğimizde koltuklara oturdular.
Bende geçip Emir'in yanına oturdum. Ağzı dolu bir şekilde "hoşgeldin" dedi. "Oğlum ağzında birşey varken konuşma lan sesin götünden çıkıyor"
Dediğimde bana bakmayarak yemeğine devam etmişti. Bir süre sonra Savaş gelip tekli koltuğa oturdu.
Bu sırada diğerleri yerlerinde dikilip Savaş'ın konuşmasını beklediler. Savaş sıkıntılı bir nefes verip söze girdi.
"Sözümü kesmeden dinliyorsunuz. Ne diyeceksiniz sonra söylersiniz. Bir kere anlatacağım." dedi.
Hepsi aynı anda """tamam""" dedi. "Evet onlar Asena'nın gerçek ailesiymiş. DNA testi pozitif çıktı.
Asena'nın onlarla birlikte yaşamasını istiyorlar. 4 abisi, 2 yengesi, 2 yeğeni, erkek ikizi ve bir tane erkek kardeşi var.
Asena onlarla yaşamak istemiyor. Onu anlıyorum korkuyor ama içinde küçükte olsa bir heyecan vardı.
Ben konuştum onlara bir şans vermesi için." diye konuştu.
İpek ve Sare aynı anda ""OHA"" diye bir tepki verdiler. "Ne oldu" diye sordum.
İpek "nasıl ya şimdi bu ailede ki bütün üyeler erkek mi?" diye sordu. Bende kafamı 'evet' anlamında salladım.
Savaş'a baktığımda kaşlarını çalıp ellerini yumruk yapmıştı. Emir de kaşlarını çalmıştı.
İlk ne olduğunu anlamasına da şimdi anlamıştım kıskandılar kesin bunlar savaşa 4 rakip, Emir'e de 1 rakip gelmişti.
Şimdi sen neden kıskanmadın diyorsunuzdur. Ben öyle çok kıskanç bir insan değilimdir. Ama yine de küçük bir şeyde hemen korumacı moduna girerim.
Biraz konuşup hepimiz odalarımıza gidip yattık.642
♧> İpek'den <♧
Gözümü açtığımda sabah olmuştu. Telefonu alıp saate baktığımda 7 ye geldiğini gördüm.
Savaş dün olayları anlattıktan sonra herkes odalarına çekilip uyumuştu. Asena'yı ne kadar merak etsem uyumuştu.
Neyse yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Aşağı inip mutfağa girip kahvaltıyı hazırlamaya başladım.
Neredeyse hazırlamam bittiğinde mutfağa sırasıyla Savaş, Efe ve Sare girmişti.
Emir hala uyuyordur. Uykuyu çok seven birisi. Efe Emir'i uyandırmaya gittiğinde Savaş ve Sare de salona geçtiler.
Hepsi aşağı inip televizyon izlemeye başladılar. Sadece Asena uyanmamıştı. Bende masayı hazırlayana kadar rahatsız etmedim.
Sare gelip masayı hazılamamda yardım etti. Tam salona gideceğim sırada yukarıdan birşeylerin kırılma sesi geldi.
Savaş oturduğu yerden kalkıp hemen yukarıya doğru koştu. Arkasından Efe çıkarken Emir'e bağırarak "ilk yardım çantasını getir" dedi.
Hepimiz Asena'nın odasına geldiğimizde kapı kilitliydi. Ne kadar seslensekte duymuyordu.
Ben aşağı inip o odanın yedek anahtarını alıp koşarak yukarı çıktım. Halâ içeriden kırılma sesleri geliyordu.
Savaş anahtarı alıp kapıyı açtı gördüğüm şeyle gözyaşlarımı tutamadım. Benim gibi Sare'de ağlıyordu.
Emir'e baktığımda gözleri dolmuş Asena'ya bakıyordu.
Savaş temkinli bir şekilde yanına yaklaşıp ilk yardım çantasından aldığı sakinleştiriciyi iğneyi koluna vurdu.
Zaten sonra direk Savaş'ın kucağına doğru düştü.
♧> Savaş'dan <♧
Asena'yı kucağıma alıp aşağı indim. "Arabayı hazırlayın acilen hastahaneye gidecez" dedim.
Hemen arabaya binip en yakında ki 'Özel Soylu Hastahanesine' geldik. Arabadan inip kucağımda ki Asena ile acile girdim.
O sırada Asena'nın doktor olan abisi bizi görüp koşarak bize geldi. " Ne oldu Asena'ya" diye sordu endişeyle.
Gerçekten değer veriyorlardı Asena'ya görmüştüm gözlerinde ki o hüznü. "Kriz geçirdi" diyerek kısa bir açıklama yaptım.
"Tamam" dedi. Bu sırada Asena'yı gelen sedyenin üzerine bıraktım. Ardından adını Yiğit olarak hatırladığım abisi de gitti.
