İçeriğe geç

Sonun başlangici

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Sonun başlangici

Bölüm 5

Yaşadıklarımız ve haberimiz olmadan yaşattıklarımiz....

(20 yıl öncesi.Lukanin anlatimiyla)

Hayati ister mutlu yaşa ister mutsuz,istersen şarkı söyle sokaklarde gez,ister tort duvara kapanıp ağlayin yaşayacağınız hayati suresi değişmez.Bize verilen hayati nasıl değerlendireceyimiz bize bağlıdır.İnsanlar 24 satinin 12 saatini çalişarek geçiriyor,peki bu ne için?Mutlu hayat içinmi yoksa kendinden sonra kalicak evlatlar içinmi?Soru cevapsız çünkü bugüne kadar bende çözemedim zenginler anın tadını çikarabiliyorken ihtiyaçlarını karşılayamayan aileler çocuklarini çocuk esirgeme kurumlarina ve sokaklara bırakılacak bir durumda dünyaya geldim.Öz anne babami görmedim yada gorsemde zihnimde canlandıramadim.Çünkü aklımı tanıdiğim zamanda kendimi çocuk esirgeme yurdunda bulmuştum.Çok arkadaşi olan bir çocuk değildim ama bir tek güvendiğim çocuk vardi onunla kaderimiz aynıydı sanki ama hayat yollarımızı ayiracağindan haberimiz yoktu.

Kastar diye seslendim çocuklarla bahçede top oynayan benimle ayni yaşa ve boya sahip olan biraz kıvrık saçli tek arkadaşima seslenerek.Başını çevirip benim olduğum tarafa baktı ve kocaman gülümseyerek el sallayıp koşarek yanıma geldi.Kolumu yakalıyarek beni çocuklar olduğu tarafa çekiştirmeye başladığında,onu durdurdum.Kaşlarını çatıp bana baktı.

Beni götürmek istiyorlarmiş diye patlayiverdim .Kastar tamamen bana donup anlamayan gozlerle bana baktı.

Ne çıktı sadece dudaklarından."bakıcı kadın öyle dedi"dedim çocuk kafamla.

( Günümüzde )

Bir saat süren sorgu odasından çıktıktan sonra yıldızları bile gorunmediyi gokyuzuyle karşılaştım.Bir saat boyunca ayni soruyu sormuşlardi "onlari neden öldürdün"insanları suçlayarak suçu üstüne aldırmaya çalışan sikik beyinli polislerdi sadece.Bir saat içinde ban burada bu kadar bunaldiysam Lunanin buraya gelmesi imkânsızdı.Hava çok kesvetliydi sanki yer yüzünu iki ruh ter ettiyinden haberdardır gökyüzüde.

Bir elimi saçıma geçirerek karıştırdım ve karakolun kapısında beni bekleyen Kastar ile karşılaştım yine elleri pantolonunun cebinde bana bakıyordu.Soğuk havayi içime çekerek tam karşısına dikıldım.

"Kıyamadın galiba biricik dostuna burada beklediyine göre "dedim az once beyin felaketi yaşamamiş gibi.Bir kaşı havalndi ve dudak kivirarek konuşmaya başladı.

"İntikamı için beni bokta birakan senin gibi göte kıyamamiş olabilirmiyim sance"dedi cümlesini altından kalkabilinecek değildi.Her bir kelimesi geçmişten geleceğe iz bırakmıştı sanki.Buz gibi havadan derin bir iç çektim.

Dudaklarımı aralicakken cebimde duran telefonum çalmaya başladı.

Cebimden çikarip ekranda gorulen yaziya baktım.Polat arıyordu açma tuşuna basip kulağıma görürdüm.

Alo diye ağzımı açmaya fırsat bırakmadan kızgın bir sesin küfürleriyle karşılaştım.

Seni yedi sülaleni çıktığı yere geri sokarım evinin onunde bir saattir ağaç oldum hangi mezara girmek üzeri olsanda buraya gel beyinsiz herif"dedi içindeki tüm enerciyi dışa fuskurarek.Bu seferlik kufurlerini pas geçtim.

"Luna nasıl"diye hayatimin en aptal sorusunu sordum.Anne babasınin oluşunu gören bir insanin nasıl olması beklenildiği.Karşı taraftan derin bir nefes alması duyuldu

Luka Allah sana her şeyi vermişte bir beyin eksik bırakmışmi acaba.?Nasıl olmasını bekliyorsun yürümeye bile hali yoktu,tam olarak bende bilmiyorum eve galdiğimizde onunla kalabileceğini söyledim ama hayr deyip inat etti .Eve gelde bak kendin dedi Lunaya karşı bir anlamadığım babacan tavrla.

Tamam Polat Lunanin anne babasının cesedini hallet en son sorduğumda once hastaneye sonra morga gotureceklerini söylemişlerdir,dedim ve bunları söylerken boğazıma bir yumru oturmuştu sanki .Telefonu kapatıp cebime attım.

Kastere baktım ve cümleleri kullanmamaya gerek bile duymadan arabasını işaret ederek

Atla dedi ve kendisi de suruce koltuğuna geçti.

****

Apartmanin onunde duyduğumuzda Kastara dondum ve içimden gelen o cümleleri döktüm.

Kastar diye lafa girdim o ise ne kadar umursamaz olsada ellerindeki ter tamamen aksini gösteriyordu .Kuçukluğumuzden öyleydi gergin veya sitresli olursa hep elleri terlerdi.

Eğer bana bir şey olursa Lunani her şekilde yanında olucaksın bu bir rica değil dedim ve cevap vermesine bile fırsat bırakmadan koşar adımlarla arabadan indim apartmana girip asansörü kullanmadan içimdeki alevi atmak için merdivenlerden çıktım.Evin önüne gelip

ceplerimi karıştıracak evin anahtarını buldum kapıyı açip içeriye daldiğim gibi evin girişinde dizlerini kendine çekip kollarını kendine dolayip kafasını oraya görmen Lunayla

karşılaştım omuzlarından dökülen saçları yeri supuruyordu.

Eğilip onu kucağıma aldım ve kendine kurduğu kafesi bozdum.

Meleğim diye fisildadim yeni doğmuş bebeği ahiste eline alır gibi onu kucağıma alarek.Yavaşçe gousumde başını kaldırdı ve onun zulmete kucak açan kara gözleri benim topraklarimla buluştu ve bana o soruyu gözleriyle sordu.....

Merhabalarrrr bu bölümü yazarken az da olsa keyif aldım.

İlerleyen bölümlerde patlamalar olucak yorumlarinizi bekliyorum...🙂🙂📖

Bölüm sonu

2 yorum