İçeriğe geç

Sonsuzluğun Zümrüt Kılıcı

Bölüm 16 · 3 dk okuma

Sonsuzluğun Zümrüt Kılıcı

Bölüm 16

14. BÖLÜM:YENİ KRALİÇE

Asena halkı kara günleri yine yaşıyordu. Suikasttan haberleri vardı

ve yeni gelen prenseslerin bu işte parmağı olduğunu düşünüyorlardı. Fakat

bir kısım bunu, diğer kısım ise prensesleri savunuyorlardı. Bu ikiye

bölünme hali Annatolyayada yansımıştı. Diğer şehirler çoğunluk hangi

tarafı savunursa o taraftaydı.

Tahta suikasttan kurtulan kraliçeleri geçmişti. Kraliçenin üç kardeşi

daha vardı, Elonor ve Etirhebet. Etirhebet suikastta Enola tarafından

öldürülmüştü. Tahta geçen Kraliçe Elizhabet, kendi öz kızı tarafından

zümrüt kılıcın elegeçirildiğini öğrenmişti Danimarkalılardan. Elodie’den

nefret ediyordu. Her şeyi berbat etmişti Elodie.

Bir gün yine bunu düşünürken bir haberci geldi.

“Efendim, hain Elodie Egnelyayı birbirine katmış, Prens Eric’i

öldürmüştür. Bilginize...”

“Söyle tüm muhafızlara orduyu toplasınlar. Ayrıca kara Elflerdende

yardım isteyin. Bu velet sandığımızdanda güçlü çıktı... Okula varması an

meselesi. Ayrıca onada bir ülke ayıralım değilmi?”

Haberci kraliçenin ne dediğin anlamamıştı.

“Aklınızda ne var, Majesteleri?”

“Kuzeyi boşaltın. Elodie’ye kuzeyi verin. Biz güneyde bulunalım.

Artık Annatolya kuzey ve güney olarak resmiyeten ayrıldığını halka bildir.

Elodie’nin eğitimi biter bitmez Kuzey topraklarını ona verin. Fakat

Kuzeyin sınırlarını gelene kadrda koruyun. Sonuçta Elodie’yi ortadan

kaldırmanın tek yolu budur. Onun kendi sarayında komşusu tarafından bir

suikasta uğraması.”

“Emredersiniz, Majesteleri...”

Majesteleri Elizhabet’in farklı fikirleri vardı. Kendisine göre bu

hikayenin kötü karakteriydi. Normal bir perspektiften bakılsa bile sonuç

değişmeyecekti, bu hikayenin kötü kahramanı oydu.

***

Majesteleri Elizhabet, kendine ait bir kapüşonlu ile saraydan ayrıldı

ve şehre doğru yol aldı. İlk önce Elodie’nin evi olan yıkık kütüphaneye

gidecekti. Suikast sırasında orayı bizzat kendisi yağmalatmıştı.

Kütüphanenin önüne varınca buradaki eski tozlu sayfaların arasındaki

yaşanmışlıkları düşünüp bir iç çekti ve içeriye girdi. İçerisi hala yanık ve

kül kokuyordu. Üstkatta bir işi yoktu; asıl işi bodrum kattaydı.

Bodrum kata indi ve kapının hemen karşısında bulunan, eski püskü

bir dolabın içini açtı. İçinde birtane kitap ve bir sopa vardı. Gerçi sopa

demek pek doğru olmazdı. Bu nesneye asa denmeliydi. Ucundan sonuna

kadar özenle tasarlanmış bir asa.

Kitap ve asayı aldı, kitabın sayfalarının çevirdi ve 454’üncü sayfayı

açtı. En son sayfa..

Kraliçenin ağzından fısıltı tarzı şeyler çıktı ve sonrasında asa’nın

ucundan ejderha ateşi özü çıktı. Asa özünü bulmuştu... Öz, dolabı ardında

bırakarak, odanın yerden tevana kadar olan duvarını kapladı. Kraliçe bir

adım attı ve Karaormanda buldu kendini. Karşısını bir yıol çıkmıştı. Yolu

ilerledi veyuvarlak bir şekilde inşa edilmiş minik bir Elf* kasabasına

gelmişti. Bunlar beyaz elf değildi, bunlar kara elflerdi, yani kötü

olanlardan.

“Sizden yardım istiyorum yoldaşlarım! Kara kraliçe tahta oturdu!

Ama bu demek değilki düşmanları bitti, yakında bir savaş olacak!” Diye

bağırdı Kraliçe. Elflerde ona destek çıktı:

“Çok yaşa Kraliçemiz!” Diye bağırdılar. Bu onun yükselişiydi. Fakat

Elodie hala yenilmezdi. Asıl planı şuydu: Kara elfleri Elodie’ye karşı

örgütleyip ayağını kaydırmak.

Kara elfler Karaormanın büyük bir kısmına hükmediyordu. Bunun

karşılığında ormanın hepsini ele geçirip yönetmeyi teklif edince kara

elflerin kabul edeciğini biliyordu.

“Kuzey topraklarını Elodie’ye hediye edeceğiz. Annatolya kuzey ve

güney olarak ikiye ayrılacak. Tabiki de Elodie kuzey topraklarına gelene

kadar bizim sınırlarımız içinde özerk bir bölge olarak kalacak. Elodie geri

döndüğünde ise savaşacağımız bir ülkle olacak en azından. Elodie

yancılarını kuzeye toplatacağız ve Elodie’nin kısa süreliğine olsada bir

halkı olacak. Ona iyi bir teyze rolünü takınacağım, ama aslında annesi

olarak arkasından bıçaklayacağım. Önce halkına, sonrada tüm Annatolya

kıtasına sahip olacağım. Tüm Virenesestana* benim olacak. Size de

Karaormanı vereceğim. Başkasorusu olan varmı?” Diye planını anlattı

‘yeni kraliçe’, Karaorman Elfleri ise çabucak onayladı bunu.

Elfler*: Cüce olarak bilinen, bazen çok tehlike olan sihirli, İrlanda’nın mitolojik yaratıklarıdır.

Virenesestana*:Kitabın evreninde geçen, bizim paralel dünyamız.

Şimdi ise tüm Annatolyaya hükmetme sırası İki büyük kraliçenin

elindeydi. Tabi bu erkeklerin devrinin bittiği, kadınların krallıkları

yönettiği bir devrin başladığı demekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.