Seda kapıyı açtığında adam şapkasını indirdi. Tam o anda bütün kızlar rahatladı. Gelen kişi okullarındaki son sınıf bir çocuktu. Ama burada ne arıyordu. Serap "Of, sen miydin! Kızlarla yüreğimiz ağzımıza geldi. Ne oldu? Gecenin bir köründe burada ne işin var." dedi. Çocuğun yüzünde telaşlı bir ifade vardı. "Annemler acil şehir dışına çıktılar. Kardeşimi de bana bıraktılar. Hiç bir sorun yoktu. Zaten uykuya dalmıştı. Ancak demin bir anda çığlıklar ata ata uyandı. Çok fazla ateşi var. Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Annemler telefonu açmıyor." dedi telaşla. Serap "Tamam. Geliyoruz. Kızlar yardım lazım. "dedi. Kapının kenarında asılı olan paltosunu giydi ve Seda'nınkini de ona uzattı. Kızlar şaşkın bir şekilde hızlıca paltolarını aldı ve en son çıkan Aslı da ayakkabılıkta duran anahtarı aldı ve kapıyı çekti. Bir sürü halinde koşmadan ama hızlı adımlarla çıkışa indiler. Apartmandan çıkıp yanındakine girdiler. İki kat çıkıp büyük ve gösterişli kapıdan girdiler. Seda "Ateşi kaç?" dedi otoriter bir sesle. İsmi Mert olan çocuk "46"d dediği anda herkes derin bir nefes aldı. Rüya çocuğu koltuğa götürdü. Seda " Aslı camları aç oda havalansın." dedi. "Mert evde herhangi bir ateş düşürücü ilaç var mı?" diye sordu. Mert hayır anlamında başını iki yana salladı. Seda "Tamam. O zaman bana çok soğuk suyla ıslatılmış bir bez, buz ve bir ateş ölçer getir." dedi kıza doğru yaklaşıp çömelirken. Kız ağlıyor "üşüyorum" diye bağırıyordu. "Sakin ol hepsi geçecek" dedi yatıştırıcı, yumuşak bir ses tonuyla kıza. Yakın zamanda Seda'nın abisi de böyle bir hastalığa kapılmıştı ve bu yüzden ne yapılacağını annesinden gördüğü kadarıyla az çok biliyordu. Mert'in getirdiği ıslak bezi buzun etrafına sarıp kızın alnına koydu. Rüya "Yakınlarda nöbetçi bir eczane var gidip oradan Calpol alabilirim." dedi. Seda tamamdır dercesine başını salladı ve kızın ateşini bir daha ölçerken sakin olmasını hatırlattı. Seda annesini ararken kızlar da küçük kıza sorular sorarak dikkatini dağıtmaya, daha çok ağlayarak ateşini arttırmasını engellemeye çalışıyorlardı. Kız üstünü örtmek istese de kızlar buna izin vermiyordu. Daha çok ateşi çıkmamalıydı. Seda'nın annesi nihayet telefonu açtığında sesi çok endişeli geliyordu:
-Ne oldu iyi misin?
-Evet anne iyiyim ama komşudayız. Ebeveynleri evde yok ve küçük kız çok hasta. Ateşi 40 dereceye yakın. Ne yapmalıyız?
-Alnına buz koydunuz mu?
-Evet. arkadaşım da ateş düşürücü almaya gitti.
- Tamamdır. Kafasını camdan dışarı çıkarın gece havası almak ona iyi gelir. İlaç Calpol ise ikişer ikişer verebilirsiniz. Ancak ilk içirişinizden sonra çok fazla içirmemeye çalışın. Olabildiğince az içirin. Eğer ateşi 45'i geçer ise acile gidin.
Annesini onaylayıp telefonu kapattıktan sonra kızın kafasını dışarıya çıkardılar. Kız "Boğazım çok ağrıyor." dedi. O sırada Rüya geldi. Kızı yatırıp ilaçtan iki kaşık verdiler ve camın yakınına doğru koltuğu çekip kızı oraya yatırdılar. Aradan yaklaşık 25 dakika sonra Serap kız uyuduğu için fısıldayarak " Her yerinde döküntüler var." dedi. Seda yaklaşıp baktı gerçekten de kırmızı kırmızı döküntüler kızın her yerini sarmıştı. Seda tekrardan annesini aradı:
-Anne kızın boğazı ağrıyor ve döküntüsü var.
-Kızıl olmuş olmalı! Bulaşıcı olabilir. Sen küçükken geçirdin sana bir şey olmaz daha önceden olmuş olan var ise kalabilir ama diğerleri acilen gitsin. Ayrıca kızı hastaneye götürün.
Seda cevap vermeden telefonu kapattı. Mert ve Rüya daha önce geçirmişti ancak diğer kızlar hemen gitti. Mert arabasını getirdi. Kızı arabaya zorla bindirdiler ve hemen en yakındaki hastaneye gittiler. Doktorun uzun süre kızın yanında kaldıktan sonra sonunda geldi. "Doğru tahmin etmişsiniz. Kızıl olmuş. İyi ki hemen buraya getirdiniz. Sizler daha önce kızıl oldunuz değil mi?" dedi doktor ve ardından hepsi kafalarını salladı. "Bu gece gözlem altında kalsın sabaha durumuna göre bakarız" dedi. Mert "Kızlar yardımlarınız için çok teşekkür ederim artık gidebilirsiniz. Ben beklerim." dedi. Rüya "Emin misin? İstersen yanında durabiliriz. "dedi. Mert "Gerek yok gerçekten lütfen daha fazla yorulmayın." dedi. Seda "Bir şeye ihtiyacın olursa bizi Serap'tan istediğin zaman arayabilirsin." dedi. Ardından Rüya ile kol kola girip bir taksi çağırdılar ve Seraplara geri döndüler. Kızlar o kadar yorulmuşlardı ki hemen uykuya daldılar.