Ağaç dalları her bir adımı kaplarken , öndeki kişi ilerledikçe oluşan ses diğerlerine yol tarifi gösteriyordu .
Dafne, arkadaşları ve birkaç kişiyle beraber yazın son zamanı için planlar yapmış ve kışa en güzel girişi sunmak istemişti. Önceki senelerde köyde tek başına olmaktan oldukça sıkılmıştı ve bu değişikliğin ona iyi geleceğini düşünüyordu .
Ailesine sadece bir telefon görüşmesiyle haber vermiş, ardından alacağı olumlu ya da olumsuz cevabı beklemeden kapatmıştı , telefonu.
Özgürlüğü tatmak istiyordu . Özgürlüğü , yaşamak ve tanımak istiyordu .
Üç araçla gelmişlerdi . On iki kişiydiler . her biri sıkı arkadaşlar olmasalar da , yolculukta kalabalığın daha sağlıklı ve güvenilir olacağını düşünmüşlerdi . Çantalarında eksiksiz her şey vardı ; su, fener, çeşitli atıştırmalıklar , katlanabilir cep haritası , pusula, sağlık kiti …
Herhangi bir ihtiyaç anında zor durumda kalmamak için, geziye çıkmadan önce,uzun bir süre bu eşyaları temin etmek için uğraşmışlardı . Yola çıkmadan önce tedbir almak ilk öncelikleri olmuştu .
Kısa sürede çeşitli yerler görmüşler , farklı yerler keşfetmişlerdi. Birbirlerinden farklı müzelerde yeni deneyimler kazanmışlardı. Dinlenmek istedikleri bölgelerde kendilerince eğlenmişler , dinlenmenin tadını çıkarmışlardı . Birbirlerini biraz daha yakından tanımışlardı . Ya da tanıdıklarını düşünmüşlerdi .
Güler yüzlerin altında saklanan yüzü hiçbiri fark edememişti. Onlara göre bu sadece , özgürlüğünü kısıtlamayacağın bir geziden ibaret olacaktı .
Dafne en çok , kaybolduklarını düşündükleri zaman , yanlışlıkla buldukları göl kıyısını beğenmişti. Manzarası çok güzeldi. Sanki hayvanlar ve bitkilerden başka hiçbir canlı ayak basmamıştı bu bölgeye . Kendilerinden kat ve kat büyük ağaçların dallarında kendi boyu kadar örümcek ağı gördüğüne yemin edebilirdi.
Çiçekleri kokusu iştah açıcıydı , anlamlandıramadığı şekilde . Mis kokular bedenlerini sarmalamıştı . Rengarenk kelebekler etrafta dolaşıyor , kanatlarını hiçbir engel olmadan çırpıyorlardı .
Gölde , havanın serinlemesini umursamadan , oldukça vakit harcamışlardı .
Hava kararmaya başlayınca , etrafı keşfetmek amaçlı bıraktıkları araçlara yönelmişlerdi . Yol oldukça uzundu . Dağınık ama hoş atmosferin dalgınlığına uğramış olmalılardı ki araçlarından bu kadar uzaklaştıklarını fark edememişlerdi.
Hava sertliğini arttırmaya devam ederken , Dafne , kazağına daha çok sarıldı . Sırtındaki çanta çok ağır olmasa da sırtını sıcak tutuyor , rüzgarı içine çekiyordu adeta . Bir kaç genç sıcaklığını sevgilisiyle paylaşırken , aşklarını sessizce tazeliyorlardı .
Zaman geçti , serinlik arttı . Nefesler daha derin ve keskin bir acıyla alınıp veriliyordu artık . Arkadakiler duraksadı . Nefes sesleri birbirine karışırken , en öndeki kişinin adım sesi uzaklaşmaya devam etmiş ve aniden kesilmişti.
Tedirgin nidalar gözlerinden akarken , dudaklarından soğuk nefesi hissettiren dumanlar çıkıyordu.
