“Gerçekten espiri kaldıracak durumda olmadığımın farkındamısın acaba " sitem ederek ellerim ile uçurumu gösteriyordum yabancı ilk önce uçuruma sonra bana baktı onaylar anlamda kafasını salladı.Bütün ciddiyeti ile söze devam etti ."şaka yapmıyorum" şaşırdığımı göstermekden çekinmedim hiç tanımadığım biri karnımdaki ufaklığın babası olmak istiyordu.“seni tanımıyorum bile "
”Umut ben Umut Saygıner" elini uzattı.Sanırım kendimi başka bir uçuruma daha sürüklüyordum aslında kaybedicek hiçbirşeyim kalmamıştı. En azından bu ufaklığın hayata kalma şansı olabilir diye düşünerek uzattığı eli sıktım.”Esin,Peki şimdi nolucak”dediğimde gülümsedi ayağa kalktı kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda elini uzattı beni kaldırmasına izin verdim .”şimdi nereye gidiyoruz biz, cevapda vermedin gizemli birimisindir ? “sorularımı cevapsız bırakıp ulaştığımız arabanın kapısını açtı "oturduktan sonra kapıyı kapatıp sürücü kısmına oturdu.”Neden yapıyosun bunu ?neden böyle bişeyin parçası olmak istiyosun?”Gözlerimin içine baktı onda göremediğim birşeyler olduğu çok açıktı.“Bu yamaca çok sık gelirim ama daha önce biri ile karşılaştığım olmadı burayı nasıl buldun”kafamı yamaca doğru çevirdim buraya nasıl geldiğimi hiç anlamamıştım sahi ben buraya nasıl geldim “Bilmiyorum buraya nasıl geldiğimi kendimi burda bulduğumu biliyorum sadece" ben nasıl bir karar vermiştim ne yapmaya kalkmıştım ?Kurduğum her cümle boğazımda düğümlendi istemsizce sesim titredi."sence beni duymuşmudur oda benden nefret ediyomudur ?elleri yüzümü buldu dokunana kadar ağladığımın farkında bile değildim.Artık göz yaşlarım benden bağımsız çalışıyorlardı.“ben seni duymadığına eminim ama hissetmediğini söyleyemem o yüzden artık ağlamaya bir son vermelisin ikinizde iyisiniz ve herşey yoluna girecek.”dediğinde bir yandan da gözümde son kalan yaşları silmişti.Sıcak olan ellerimiydi bana verdiği ümitlerin hissettirdikleri miydi karar veremedim ama sanırım bunu zamanla anlayabilirdim.Şimdi yapmam gereken şey inanmak inanmalısın Esin inan Esin başka yolun kalmadı. “herşey yoluna girecek”dediğimde yüzünde bir gülümseme oluşmuştu “ilk önce hastaneye gitmeliyiz“ diyip arabayı çalıştırdı yorgundum hiç olmadığım ve hiç hissetmediğim kadar yorgun kafamı cama yasladım.Hiç bilmediğin bir yolculuğa hazırmısın Esin ? Düşünmekden yorulmuştum istediğim şey uyumaktı gözlerimi kapattım kulağımı radyoda kısık sesle çalan şarkıya verdim .
Bulut geçti,gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Seher yeli eser,yırtar eteği bülbülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler ne zaman başları dönmeye?
kimse bilmez,kimse bilmez.
Hareket ettiğimi hissettim.Burnuma Bergama otu ve lavanta karışımı ferah bir koku geldi gözlerimi yavaş yavaş açtığımda gözüme yansıyan ışıkla elimi gözlerime götürdüm.”Ben yürüye bilirim”ya beni duymuyordu yada dinlemiyordu gördüğüm tek şey Umut’un yüzüydü direk karşıya bakıyordu.”sedye getirin Bahar hanımı çağırın hemen”sedyemi ?”Ben iyiyim ve yürüye bilirim.”dediğimde gözlerini bana çevirdi.”nasıl birşey atlattığının farkındamısın yol boyunca sayıkladın ve ateşin var o yüzden iyi olduğunu söyleyip durma”ateşim mi vardı elim alnıma gitti.Az önceki sıcaklık benim ateşimmiymiş. Yanımıza birinin yaklaştığını hissetim ama beni sıkı tuttuğu ve kafam göğüsünde olduğu için göremiyordum.”Umut bey yatıralım Bahar hanıma haber verdik.”Umut bey mi ? Beni yavaşca sedyeye yatırdı.Üşüdüğümü hissetim hırkamı çekiştirdiğimde Umut elimi tuttu”iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum ateşin var.”üşüyorum”sesim oldukça kısık çıkmıştı yorgundum sedye hareket etti.Bir odaya girdik. “Umut hoş geldin” kafamı sesin geldiği yöne çevirdim.sarı uzun saçlı yeşil gözlü bir kadın vardı Umut’a gülümsüyordu.kafamı Umut’a çevirdiğimde bana baktığını fark ettim.”Bahar ateşi var”neden bu kadar telaşlı olduğunu anlayamıyordum kendimi o kadar kötü hissetmiyordum bile.”tamam buraya yatıralım hemen”dediğinde sedyenin yanıda duran iki hemşire yanıma yaklaşsada Umut beni tekrar kaldırıp diğer sedyeye yatırmıştı bile.Sarışın kadın elinde ateş ölçerle yanıma yaklaştı.kulağıma tuttu ucu soğuktu titrediğimi hissetim.kadın ilk önce beni süzdü sonra konuşmaya başladı "Umut ne oldu böyle"
”Yağmurun altında kaldı 6 haftalık hamile”dereceyi kulağımdan çekti.Umut’a döndü”soğuk su kompresi yapalım olmasa ılık duşa sokarız hamile olduğu için serum takmayı uygun bulmuyorum.”dediğinde hemşirelerden biri dışarı çıktı.Umut Bahar’a döndü”ateşlenmesinin sebebi ıslanması mı?”başka sebeplerde olabilir yüksek hormon gibi yağmurda kaldığını söylüyorsun hamile kadınların ilk 3 ay bağışıklı düşük olur anneminiz kendi bağışıklık sistemide düşükse böyle sonuçlar çok olası olabilir ateşi düştükten sonra teslerini yaparım”Bahar sözlerini bitirdiğinde giden hemşire elinde bezler ve leğen tarzı birşeyle içeri geri geldi.”şuraya bıraka bilirsin canım”dedi yanıma çektiği masayı göstererek.Bahar yanıma oturup gülümsedi korkma ateşini düşürücez.”kafamı sallamakla yetindim.”Bu arada tanışamadık Bahar ben Umut’un ablasıyım”dedi ne dedi ablası mı Allahım sanırım dilim içime kaçtı.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx