İçeriğe geç

Sonsuz kan

Bölüm 30 · 2 dk okuma

Sonsuz kan

Bölüm 30

bölüm 26;

---

**Sabah 07:50 - Villa, Eski Misafir Evi**

Ada ve Kıvanç hâlâ yataktaydı. Ada, Kıvanç’ın göğsüne yaslanmış, parmaklarıyla adamın kaslı karnında geziniyordu. Gece yaşananlar ikisinin de yüzüne yansımıştı.

Ada: (utangaç ama mutlu bir gülümsemeyle)

Bu gerçek mi? Seninle… böyle olmak…

Kıvanç Ada’nın çıplak sırtını okşadı, sonra aşağıya doğru inerek kalçasını sıktı ve kızı kendine çekti.

Kıvanç: (kalın sesle)

Gerçek. Ve daha bitmedi.

Ada’yı üzerine çekti ve derin, ıslak bir öpücükle başladı. Ellerini kızın vücudunda serbestçe gezdirdi. Ada inleyerek Kıvanç’ın boynuna sarıldı.

Ada: (nefes nefese)

Kıvanç… Birazdan herkes uyanır… Yakalanacağız.

Kıvanç: (dudaklarını Ada’nın göğüslerine indirerek)

Yakalanırsak yakalanırız. Seni bırakmayacağım.

Tutku yeniden alevlendi. Kıvanç Ada’yı yatağa bastırdı. Bu sefer daha yavaş, daha derin ve daha sahipleniciydi. Ada’nın inlemeleri odayı doldururken Kıvanç kulağına fısıldadı:

Kıvanç:

Sen artık benimsin… İkizler ne yaparsa yapsın.

---

**08:40 - Ana Villa**

Emir ve Alp kahvaltı masasında oturuyordu. İkisi de huzursuzdu.

Alp:

Ada bu sabah hâlâ ortalarda yok. Telefonu da kapalı.

Emir: (gözlerini kısarak)

Kıvanç da yok. Beraber mi uyudular acaba?

Alp sinirle çatalını masaya bıraktı.

Alp:

O herife bırakmayacağım kızı. Bizim yaşımızda, bizimle daha iyi olur.

Emir:

O zaman harekete geçiyoruz. Bugün Ada’yı yalnız yakalayıp konuşacağız. İkimiz de şansımızı kullanacağız.

---

**09:15 - Bahçe**

Ada gizlice misafir evinden çıkıp ana villaya dönüyordu. Saçları dağınık, dudakları hafif şişti. Tam bahçeye girerken Kıvanç arkasından kolunu beline doladı ve onu bir ağacın arkasına çekti.

Kıvanç: (kulağına fısıldayarak)

Kaçıyor musun benden?

Ada: (gülerek)

Delirdin mi? Herkes uyanık!

Kıvanç Ada’yı kendine çevirdi ve sertçe öptü. Öpücük uzun ve açgözlüydü. Elleri kızın belinden aşağı kaydı.

Ada: (öpücüğün arasında inleyerek)

Kıvanç… Yapma… Görecekler…

Kıvanç:

Görmelerini istiyorum.

Tam o sırada Emir ve Alp bahçeye çıktı. İkisi de onları gördü.

Emir: (soğuk öfkeyle)

Vay be…

Alp: (şok içinde)

Amca oğlu… Kardeşlerimize ihanet mi ediyorsun?

Kıvanç Ada’yı bırakmadı. Sadece başını çevirip ikizlere baktı.

Kıvanç: (sakin ama tehlikeli)

Bu konu kapandı. Ada benim. Siz de kabul edeceksiniz.

Emir ve Alp yumruklarını sıktı. Gerilim havada asılı kaldı.

---

**Bölüm Sonu**

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.