---
**Ertesi Gün - Villa Havuzu**
Ada yine Defne ile birlikte havuzdaydı. Üzerinde beyaz bikini, ıslak sarı saçları omuzlarına dökülüyordu. Emir ve Alp havuzun kenarındaki şezlonglarda oturmuş, onu izliyordu.
Alp: (kardeşine fısıldayarak)
Bak yine Kıvanç’a gülüyor. Bu kız resmen amca oğluna kilitlenmiş.
Emir: (gözlerini kısmış, soğuk)
Kıvanç 27 yaşında. Ada 18. Bu ilişki olmaz. Biz daha uygunuz.
Alp:
O zaman ne yapıyoruz? Kardeş kavgası mı?
Emir: (kötü bir gülümsemeyle)
Aile geleneği… Rekabet edeceğiz. Ama temiz oynayacağız… en azından başlangıçta.
---
**Akşam - Bahçe**
Ada, Defne, Emir, Alp ve Kıvanç bahçede oturuyordu. Kıvanç bira içiyor, Ada da yanına oturmuştu.
Ada: (Kıvanç’a gülümseyerek)
Seninle konuşmak çok rahatlatıcı. Diğerleri… biraz yoğun bakıyor.
Kıvanç: (gülümseyerek)
İkizler mi? Onlar sana abayı yakmış durumda. Fark etmedin mi?
Ada: (kızararak)
Fark ettim… Ama ben seni daha… farklı buluyorum.
Kıvanç bir an duraksadı. Ada’nın mavi gözlerine baktı.
Kıvanç:
Ada… Sen daha çok gençsin. Ben 27 yaşındayım. Bu iş pek uygun değil.
Ada: (cesurca)
Yaş farkı umurumda değil. Senin yanında kendimi güvende hissediyorum.
Tam o sırada Emir ve Alp yaklaştı.
Emir: (sakin ama keskin)
Ada, yarın şehre iniyoruz. Sen de gelmek ister misin? Sadece ikimiz.
Alp: (hemen atılarak)
Aslında üçümüz de gidebiliriz. Daha eğlenceli olur.
Ada ikizlere baktı, sonra Kıvanç’a döndü. Kararsızdı.
Ada:
Bilmiyorum… Düşüneyim.
---
**Gece 01:15 - Kaan’ın Çalışma Odası**
Kaan masada oturuyordu. Kapı çalındı ve Emir ile Alp içeri girdi.
Kaan:
Ne var?
Emir:
Ada… O kız. İkimiz de beğendik.
Alp:
Ama o Kıvanç’a ilgi duyuyor. Ne yapmamızı önerirsin amca?
Kaan bir süre sessiz kaldı, sonra sandalyesinde arkasına yaslandı.
Kaan:
Bu ailede her şey kanla çözülmez. Özellikle kadın meseleleri. Eğer gerçekten istiyorsanız… ikiniz de mücadele edin. Ama Kıvanç’a saygısızlık yapmayın. O abiniz sayılır.
Emir:
Ya Kıvanç kıza karşılık verirse?
Kaan: (soğuk bir gülümsemeyle)
O zaman işler karışır. Aile içinde rekabet… tehlikelidir.
---
**Ertesi Gün - Havuz Kenarı**
Ada yalnızdı. Kıvanç yanına geldi.
Kıvanç:
Ada… Dün söylediklerin hakkında düşündüm. Benim için de ilginçsin. Ama acele etmeyelim.
Ada mutlu bir şekilde gülümsedi.
Tam o sırada Emir ve Alp yaklaştı. İkisi de Ada’ya hediye getirmişti.
Emir: (siyah bir kutu uzatarak)
Sana bir kolye aldım. Güzel duracağını düşündüm.
Alp: (renkli bir paket uzatarak)
Ben de bileklik aldım. Daha renkli ve eğlenceli olsun diye.
Ada şaşkınlıkla ikisine baktı.
Ada:
Teşekkür ederim… İkinize de. Ama ben…
Kıvanç uzaktan onları izliyordu. Yüzünde hafif bir gülümseme vardı.
---
**Bölüm Sonu**
---