---
**Öğleden Sonra 14:30 - Villa**
Ege bahçede telefonla konuşuyordu. Sesi otoriter ama daha kontrollüydü.
Ege:
…Evet, o işi yapacağız. Ama bu sefer temiz olsun. Kan istemiyorum. Sadece baskı ve anlaşma. Anlaşıldı mı?
…İyi.
Telefonu kapattı. Leyla arkasından geldi, kollarını beline doladı ve sırtına yaslandı.
Leyla:
Hâlâ bırakmadın o işleri…
Ege: (dönüp Leyla’yı öperek)
Bırakamam aşkım. Bu şehirde hâlâ gücümüz olması lazım. Ama eskisi gibi değil. Artık öldürmek yok. Çocuklarımız için daha uzun yaşamak istiyorum.
Leyla gülümsedi ve Ege’yi tekrar öptü. Bu sefer uzun ve tutkulu.
Leyla:
Seni böyle görmek… inanılmaz hissettiriyor. Sanki onca yıl buzun altında uyuduktan sonra nihayet uyanmışız gibi.
Ege: (Leyla’nın alnına bir öpücük kondurarak)
Sen uyandırdın beni. Seni sevmek… beni insan yaptı.
---
**İçeride - Salon**
Kaan kanepede oturuyordu. Yüzündeki morluklar ve şişlikler hâlâ belirgindi. Eylül kucağına uzanmış, başını Kaan’ın göğsüne yaslamıştı. Kaan ise dalgın dalgın saçlarını okşuyordu.
Eylül: (yumuşak sesle)
Annen ve baban bugün çok farklı… Gülüşlerini duyuyorum. Sen de fark ettin mi?
Kaan:
Fark ettim. Babam ilk defa “kan dökmeyin” dedi. Annem de… ilk defa bana “yavrum” diye seslendi.
Eylül: (Kaan’ın yüzüne bakarak)
Belki her şey düzelir. Mira da döner.
Kaan: (gözleri karanlıklaşarak)
Mira dönecek. Ama önce acısını çekecek.
Eylül doğrulup Kaan’ı öptü. Bu sefer Kaan karşılık verdi ve Eylül’ü kucağına çekti. Öpücük derinleşti.
Eylül: (nefes nefese)
Seni seviyorum Kaan… yaralı halinle bile.
Kaan: (alçak sesle)
Sen de aptallığınla beni mahvediyorsun.
---
**Aynı Anda - Motel**
Mira yatağın kenarında oturuyordu. Telefonu elindeydi. Leyla’dan yeni bir mesaj gelmişti:
**Leyla:**
Kızım, babanla konuştuk. Seni gerçekten eve istiyoruz. Bu sefer her şey farklı olacak. Baban bile değişti. Lütfen bir şans ver. Seni seviyoruz.
Mira mesajı Eren’e gösterdi.
Eren:
Tuzak olabilir Mira. Dün gece seni öldürmek istiyorlardı.
Mira: (gözleri dolu)
Ama sesi… gerçekten farklıydı Eren. Annem hiç böyle konuşmamıştı. Sanki gerçekten pişman gibiydi.
Eren Mira’nın elini tuttu.
Eren:
Ne yapmak istiyorsun?
Mira:
Bilmiyorum… Korkuyorum. Hem onlara dönmekten hem de dönmemekten korkuyorum.
Tam o sırada telefon çaldı. Arayan Ege’ydi.
Mira tereddüt etti ama açtı.
Ege: (telefonun diğer ucundan, derin ve duygusal bir sesle)
Mira… Kızım. Dün gece olanlar için üzgünüm. Kaan’ı o halde görmek… bana çok şey öğretti. Annenle konuştuk. Artık her şeyi değiştirmek istiyoruz. Seni seviyorum. Gerçekten seviyorum. Lütfen eve gel.
Mira gözyaşlarını tutamadı.
Mira: (sesi kırık)
Baba… gerçekten mi? Yoksa yine yalan mı söylüyorsun?
Ege:
Yalan değil. Eve gel. Konuşalım. Kaan da burada. Eylül de var. Aile olarak yeniden başlayabiliriz.
Mira telefonu kapattı ve Eren’e sarıldı.
Mira:
Eve dönmek istiyorum… Ama sen de benimle gel.
Eren:
Senin için her şeyi yaparım.
---
**Akşam 19:00 - Villa**
Tüm aile (Kaan ve Eylül dahil) masada oturuyordu. Kapı zili çaldı.
Leyla kapıyı açtı. Mira ve Eren kapıda duruyordu. Mira’nın gözleri kızarmıştı.
Leyla: (gözleri yaşararak)
Kızım…
Mira içeri girdi. Ege hemen kalkıp kızına sarıldı. Gerçek, sıcak bir sarılmaydı.
Ege:
Hoş geldin evlat. Özür dilerim… Her şey için.
Mira ağlayarak babasına sarıldı. Sonra Leyla da sarıldı.
Kaan masadan kalkmadı. Sadece Mira’ya baktı. Yüzü hâlâ yaralıydı.
Kaan: (soğuk ama sakin)
Döndün demek.
Mira: (Kaan’a bakarak)
Döndüm. Ama bu sefer kurallar değişecek. Yoksa yine giderim.
Ege:
Kurallar değişecek. Söz veriyorum.
Eylül utangaçça gülümsedi.
---
**Bölüm Sonu**
---