İçeriğe geç

Sonsuz Çekim

Bölüm 22 · 2 dk okuma

Sonsuz Çekim

Bölüm 22

Bölüm 22: Frekans Analizi

Sığınağın metal zeminine sızan hidrolik damlalarının sesi, zamanın tek şahidiydi. Asena, Demir’in göğsünde atan düzenli kalbin sesini dinlerken, parmak uçlarıyla adamın kolundaki eski yara izlerini takip ediyordu. Bu sığınak, derin uzayın ortasında bulabildikleri tek gerçek evdi; içinde rütbelerin, raporların ve soğuk protokollerin barınamadığı bir sığınak.

Ancak bu huzur, odanın köşesindeki eski, analog duvara monteli interkom cihazından gelen tiz bir cızırtıyla bölündü.

Cızzz... Şef Vance... Cızzz... Yanıt verin.

Asena donakaldı. Başını Demir’in göğsünden kaldırıp gözlerini o paslı hoparlöre dikti. Minva, istasyonun ana dijital ağından tamamen yalıtılmış bu eski acil durum hattını bir şekilde tetiklemişti.

Demir, kadının omuzlarının aniden gerildiğini hissetti. Sağ eliyle Asena’nın elini sıkıca kavrayarak ona güç vermek istedi. "Bırak çalsın," diye fısıldadı. "Burayı göremiyorlar."

"Şef Vance," diye tekrarladı Minva’nın mekanik, pürüzsüz sesi. Bu kez cızırtı azalmıştı. "Konumunuz saptanamıyor ancak hayati sinyallerinizin yedinci seviye acil durum frekansına sızdığı tespit edildi. İtici ateşlemesi başarıyla tamamlandı. İstasyon rotasında. Ancak dünyaya gönderilecek durum raporu için dijital imzanız gerekiyor. Kalan süre: On iki dakika."

Asena yavaşça sedyeden doğruldu. Dağılmış saçlarını arkaya iterken, gözlerinde az önceki teslimiyetin yerini alan o tanıdık, stratejik zeka yeniden parıldadı. Ama bu kez bu zeka, sistemi korumak için değil, Demir’le kurdukları bu gizli dünyayı savunmak içindi.

"O imzayı atmazsam," dedi Asena, sesini Demir’e doğru alçaltarak. "Dünya merkez istasyonu burayı 'kayıp veya sabote edilmiş' ilan edecek. En yakın kurtarma gemisi rotasını değiştirecek ve bizi burada, bu metal kutunun içinde sonsuza kadar unutacaklar."

Demir ayağa kalktı, sargılı omzunu umursamadan Asena’nın tam önünde durdu. "Yukarı çıktığın an, o kameraların karşısına geçtiğin an... Asena Vance olacaksın. Beni yine sadece bir 'işçi' olarak görecekler."

Asena elini uzatıp Demir’in yanağına koydu. Nasırlaşmış tenine dokunurken gözleri derin bir kararlılıkla doluydu. "Ben kim olduğumu asla unutmayacağım Demir. Aşağıda, o dumanın içinde senin için ağlayan kadın bendim. Şimdi yukarı çıkıp o imzayı atacağım. Ama bu istasyonu sadece dünya için değil, bizim için kurtaracağım."

Eğildi, Demir’in dudaklarına kısa ama sert bir öpücük bıraktı. Bu, bir veda değil, yukarıdaki soğuk dünyaya karşı verilmiş gizli bir savaşın başlangıcıydı.

"Minva," dedi Asena, interkom düğmesine basarak. Sesi yeniden buz gibi, pürüzsüz ve emrediciydi. "Komuta merkezine geliyorum. Raporu hazırlat."

"Anlaşıldı, Şef."

Asena sığınağın kapısını açıp koridorun soluk ışığına doğru adım atarken, arkasında bıraktığı Demir’e son bir kez baktı. Oyun yeniden başlıyordu ama bu kez kuralları Asena yazacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.