İçeriğe geç

Sonsuz Çekim

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Sonsuz Çekim

Bölüm 12

Bölüm 12: Yakın Temas

Asena’nın göğsü, Demir’in göğsünün üzerinde hızla inip kalkıyordu. Havaya karışan sıcak buhar, aralarındaki daracık mesafeyi büsbütün eritiyor; istasyonun o ağır, endüstriyel kokusu Asena’nın teninden yayılan nane ve steril ten kokusunun altında eziliyordu.

​Demir, belindeki elini gevşetmedi. Aksine, parmak uçları tulumun kalın kumaşına rağmen kadının vücudundaki o ani gerilimi ve ardından gelen kaçınılmaz yumuşamayı hissetti.

​"Burası benim dünyam, Asena," diye fısıldadı Demir. Sesi, jeneratörlerin derinden gelen uğultusuna karışıyordu. "Ve burada kuralları unvanlar değil, yerçekimi belirler. Şu an ikimiz de aynı zemindeyiz."

​Asena, normalde bu cüret karşısında adamı oracıkta görevden uzaklaştırır, hatta hücreye kapattırırdı. Ama şu an, sırtı Demir’in güçlü gövdesine yaslanmışken, içindeki o her şeyi kontrol etme arzusu tuhaf bir kırılmayla sarsıldı. Gözleri, Demir’in yüzündeki makine yağı lekelerinden dudaklarına, oradan da kendisine meydan okuyan koyu renk gözlerine kaydı.

​"Haddini aşmakta çok hızlısın, işçi," dedi Asena. Sesi sert çıkmaya çalışıyordu ama nefesindeki o titreme, kelimelerin amansız savunmasını düşürüyordu.

​"Belki de yukarıda sınırlar çok kalındır," diye cevap verdi Demir. Boşta kalan elini yavaşça kaldırıp Asena’nın yüzüne doğru yaklaştırdı. Parmak uçları, kadının elmacık kemiğine düşen sergöz tel saçlarını nazikçe geriye itti. Teninin sıcaklığı, Demir’in nasırlı ellerine çarptığında ikisi de aynı anda derin bir nefes aldı.

​Asena gözlerini hafifçe kapattı, bu dokunuşun yarattığı ürpertiyi gizleyememişti. Hayatını mantık, sayılar ve soğuk koridorlar arasında geçiren bu kadın için Demir’in ham, korumasız ve sıcak varlığı, Jüpiter’in çekim alanından daha güçlüydü. Başını hafifçe eğip Demir’in eline doğru yaslandığında, aralarındaki o aşılmaz hiyerarşi tamamen havaya uçtu.

​"Eğer bu istasyondan kurtulamazsak..." diye fısıldadı Asena, gözlerini yeniden açarak. O sert bakışların arkasında ilk kez savunmasız, sadece yaşamak ve hissedilmek isteyen bir kadın vardı. "...bu cüretinin hesabını soracağım kimse kalmayacak."

​"O zaman zaman kaybetmeyelim," dedi Demir.

​Asena, ellerini Demir’in omuzlarına dayayarak yavaşça doğruldu ama tamamen uzaklaşmadı. Dizlerinin üzerinde, Demir’in iki yanında dururken, gözlerini adamın dudaklarından ayıramıyordu. Aralarındaki çekim, istasyonun bozulan dengesi gibi geri dönülemez bir noktaya ulaşmıştı.

​Asena yavaşça eğildi. Dudakları, Demir’in dudaklarına değmek üzereyken duraksadı, son bir kez otoritesini hatırlatmak ister gibi fısıldadı: "Bu bir emir değil, Demir."

​"Biliyorum, Asena," dedi Demir ve kadının ensesini kavrayarak aradaki son milimi de kapattı.

​Karanlık pompa odasında, patlayan borulardan sızan buharın altında, istasyon yöneticisi ile alt kat işçisinin dudakları, ölümün ve boşluğun kıyısında zamansız bir hırsla birbirine karıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.