İçeriğe geç

Sonsuz Boyutlu Gücün Uyanışı

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Sonsuz Boyutlu Gücün Uyanışı

Bölüm 2

Geleceğin Dramı Asami

Henüz 5 yaşında çok yetenekli bir kız var. Yaşıtlarına göre çok güçsüz ama büyü, büyü düşünme ve kullanma becerisi çok yüksek olan Asami.

Burası Heyanlan adıyla toprağı verimli, ticaret yolları son derece güvenli, insanları misafirperver, hoş, orta düzeyde güçlü, etrafı dağlarla çevirili, denize kıyısı olan, Necronomicon büyü akademisi mezunlarının yaşadığı büyük bir kasaba, burada yaşayan insanların yegane amacı huzur ve barışı sağlamak tabiki herkes canavarlar ve düşman krallıklarla savaşan büyücü veya asker olmak zorunda değil. Huzuru ve barışı namuslu, dürüst ve vergilerini kaçırmayan vatandaş olarakta sağlıyorlar. Bunlardan ikiside Asami'nin anne ve babası.

"... Ve işte böylece yüce kahraman dünyayı kötü Tanrı Ceaser'den kurtardı böylece ailesi ve tüm insanlık ile mutlu mesut yaşadılar..."

Asami gözleri parlayarak bu hikayeyi dinliyordu tek hayali birgün kahraman olamasa bile kahramanın yoldaşlarından biri olmaktı. Babası bu hayalini bildiği için her gece Asami uyumadan bu hikayeleri anlatırdı. Babasının hayali gerçek olmuş ve kızınında hayalinin gerçek olması için ona değer, hayal malzemeleri, eğitim veriyor, hergün 1,30 saat kılıç eğitimi, Necronomicon okulunda zorlanmaması için temel matematik, temel dil bilgisi, temel fizik ve temel büyünün işlevi gibi derslerle birlikte, büyü kullandığı savaş pratikleri de yaptırıyor.

"Baba bana en güçlü büyüyü öğretir misin? Bir an önce Necronomicon'a gitmek istiyorum. Nolur babaaa..."

Adam kızının bu isteğine şu şekilde cevap verdi.

"Acele işe Ceaser karışır, henüz bunu öğrenmek için ne gücün ne de kullanman gereken bir durum var. Öncelikle temelleri öğrenmen gerekir kızım elbet birgün çok güçlü olacaksın sana bunu bütün güvenim ve kalbimle söylüyorum."

"Yaaa offf neden şimdi öğrenemiyorum sen çok kötüsün, kötü baba kötü." diye mızmızlandı.

Sinirli bir şekilde hikayesinin başladığı yere gitti, gittiği yer bir dağın zirvesiydi. Buradan Heyanlan merkezini kuş bakışı şekilde görebileceğin, diğer dağların arkasından yükselen, güneşin doğuşunu izleyebileceğin Heyanlan'ın en batısı.

"Ahhhh keşke çok daha güçlü olsaydım... Diğer çocuklar herkesin gözdesi diğer çocuklar herkesten övgü alıyor bense... Bense çok güçsüzüm!"

bunu haykırırken delicesine ileri atabildiği kadar taş fırlatıyordu.

"Bu gidişle Necronomicon'a alınmayı bırak hayatta kalamayacağım. Benim güçlenme isteğimi biliyor ama babam bana neden yardım etmiyor? Ondan nefret ediyorum. Eskisi gibi hikaye anlatmayla olmuyor artık 9 yaşındayım ama bana hala zamanı gelmedi diyorrrr!"

Asami meydana sırtını dönmüştü bunları söylerken ve bir daha döndüğünde gözleri hiç olmadığı kadar fal taşı gibi açılmıştı, gördüğü manzara onu çok ama çok korkuttu, ne olduğunu bilmeden ağlamaya başladı ya düşündüğü gibiyse.

Topu topu 4-5 saniye sonra kasabadan çığlıklar gelmeye başladı, Asami ilk gördüğüne kıyasla alevler çook daha fazla büyüdü. Artık Asami daha şokta duramazdı, ilk adımı attığı gibi koşabildiği hızda evine yöneldi. Dağların dar yolunda koşarken çalılar ve ağaç dalları bacaklarını ve ön bedenini yırtıyordu buna rağmen hızını kesmedi ne kadar canı yansa da düşündüğü manzarayla karşılaşmanın acısıyla kıyaslanamazdı. Heyanlan güçsüz bir yer değildi bu yüzden birsürü patlama sesi bağrışmalar ve boş gürültüyle dolu sesler geliyordu bu sesler Asami'yi daha çok endişelendiriyordu.

"Umarım uu-umarım ne olur Tanrım ne olur anne ve babama birşey olmasın!!!!!"

Kasaba meydanına ulaştığı vakit etraf dehşet manzalarla çevriliydi. Yollar harap olmuş, cesetler korkunç hallerlerdeydi. Sonra bir ses duydu bir insan sesi, yıkıntının altından geliyordu. Gidip yıkıntıyı kaldırmaya çalıştı ama sadece bir kısmını kaldırabildi, kaldırdığı gibi korkudan geri sıçradı.

Yüzü paramparça olmuş kan revan içinde tanıyamadığı biri (Kasabadaki herkesi tanıyor Asami.)

"Burada ne oldu, kim saldırdı, şuan neredeler, iyi misiniz? Dayanın yardım çağıracağım.!" adamın yanına eğilerek ne yapacağını bilemeyerek sarfettiği sözler.

Adam ölümüne ramak kala:

"Burası güvenli değil ne kadar katliam bitmiş ve düşman terketmiş olsada. Gidip başka kasabalara bildir bu durumu, yardım çağırmana gerek yok ne de olsa KİMSE KURTULAMADI." dedikten sonra can verdi.

Asami içinden keşke en güçlü büyüyü bilseydi belki de doğduğu büyüdüğü kasabayı kurtarabilirdi diye düşündü, kendi güçsüzlüğü ile kahrolurken eve doğru hücum etti belki bir umut belki bir umut anne ve babası yaşıyordur.

Her yer kanrevan içindeydi gezdiği dolaştığı binaların yıkıldığını gördüğü için daha çok kahroluyordu, geçen gece yapılan festival merkezinde yediği yemekler, konuştuğu insanlar aklına geldi. Her yıl doğum günü partisinde ona hediye alan onu mutlu eden insanlar aklına geldi. Büyük kilisenin etrafında oynadığı oyun arkadaşları... Önünde sıralanmış şekilde yatıyorlardı çoğunun vücudu yanmış ve tek parça halinde değildi.

Asami hıçkırarak ağlarken haykırdı.

"Neden, neden, neden, neden, n-neden, neden, neden, neden, nedennn!!!!"

"Neden ölmek zorundaydılar bu b--bbu nasıl kader..."

Asami yoluna devam etti artık önünde ailesinin evi vardı yıkılmamıştı ama insan cesetleri evin etrafındaydı yavaş yavaş cesetleri inceledi yaşayan yoktu. Kim oldukları anladı içinde anne ve babası yoktu nedensiz bir şekilde rahatladı eğer ann ve babası yaşıyorsa onlardan büyük bir özür dileyecekti ve bundan itibaren onları daha çok sevecekti.

İçeri girdikten sonra evin içinde yaşadığı anılar aklında sürekli bir biçimde ortaya çıktı. Annesinin anlattığı hikayeler, babasının ninnileri, ders anlatım biçimi, sevgi gösteriş şekli, güldükleri, ağladıkları, hayal kurdukları anılar...

Salona geldiğinde olduğu yerde dona kaldı ve büyük bir çığlık patlattı artık ağlamıyordu çünkü şoka girmişti, önünde ki manzara Tanrıya inancını yoketmişti.

"Neden Tanrım, yazdığın bu kaderi kabul etmiyorum. Güçleneceğim ve sana karşı boyun eğmeyeceğim."

Hedef Necronomicon...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Merhaba gençler akşama bir yeni bölüm daha gelecek, beni keşfettir çizgi stüdyo, bu yüzden beğenerek ve yorum yaparak destek olur musunuz?