Zaman su gibi akıp geçmişti. Riko, Asami ve Rei kolay eğitimleri görmüş ve gardlarını indirgemişlerdi.
Yeni başlayan zorlu eğitimin taslağı Müdüre Luminas tarafından

- Müdüre Luminas'ın temsili resmi -
onaylanmıştır.
Riko, Asami ve Rei günün ortasında yapılan anons ile oditoryuma gittiler.
Görünüşe göre tüm öğrenciler toplanmış ve açıklamanın yapılmasını bekliyordu.
Rei "Ne kadar sıcak ve kalabalık bir ortam keşke, bu aptalca, toplantıları başka yerde yapsalardı."
Asami "Ha, evet keşke açık alana herkesin rahat rahat oturabileceği bir mekan hazırlayabilseler."
Riko ortamın pek kötü olmadığını düşünüyordu, yalnızca çok sıcak olması sorundu. Yine de kızların fikirlerini bir nevi değersiz kılmamak için bir şey demedi.
Bu üçlü beklerken insanların arasından Elena geldi.
Nedense mutlu gözüküyordu. Bu yüzden üçlünün dikkatini çekmiş olacak ki, üçüde Elena'ya döndü.
Elena "Bundan sonra derslerde sizinle daha çok ilgileneceğim, merak etmeyin FUFU."
Riko içinden 'FUFU MU? Ne kadar çocuksu bir ek. Ne kadar savaşçı biri olsada içinde bir yerlerde yumuşak bir ruh ve kadınsı bir yanı olduğunu biliyordum.' diye geçirdi.
Asami düşünceli şekilde donup kalan Riko'ya yaklaştı.
Asami "Ne düşünüyorsun Riko? Yine donup kaldın."
Sürekli veya belli aralıklarla donup kalan biri değildi lakin sanki ilk kez değilmiş gibi söyledi.
Asami'yi duyan Riko ilk başta afalladı ardından kendine gelerek
"Hiç ya, öylesine dalmıştım."
Bu dörtlünün sohbetleri sırasında, artık konuşmacı gelmişti.
Rei "Tamam şimdi sessiz olalım. Müdüre Luminas geldi."
Tüm öğrenciler Müdüre'ye odaklanmış, söyleyeceklerini bekliyorlardı.
M. Luminas "Öncelikle hepinizi tebrik ederim. İlk ve en kolay aşamayı geçtiniz, bundan sonra sizi kademeli olarak zorlamaya başlayacağız."
Bir anda arkada parlayan bir ekran belirdi ve M. Luminas'ın etrafı beyaz aura salmaya başladı.
Ekrana Luminas manası ile istediği gibi şekil veriyordu.
Bu özelliği sayesinde yapacakları kademelerin listesini gösterdi.
Riko "Gerçekten bu programa göre çalışırsak, ilerleme sağlarız."
Asami "Nasıl bir sistem olursa olsun. Senin gerinde kalmayacağım, seni yalnız bırakmayacağım."
Asami bunu tüm hisleri ile söylemişti ve Riko'yu utandırabileceğini düşünmemişti.
Dışarıdan bakıldığında ikisi normal arkadaş ilişkileri gibi ilişkilerini sürdürüyorlar ama özellikle Elena gibi Riko'dan hoşlanan bir kızın bakış açısıyla, ikisinin yakında çifte kumrular olabileceği gözüküyordu.
Elena bu sözün altında kalmamak için
"Ben de asla ama asla seni yalnız bırakmayacağım. Özellikle kötü çiyanlara karşı olacağım."
İkinci cümlesini söylerken gözlerini Asami'ye doğru devirdi ama görünüşe göre Asami bunun farkında değildi.
Bu üçlü birbirlerine ne demeye çalıştıklarını anlamamıştı. Her biri farklı düşünce yapısındaydı ama bu durumu direk Elena'nın anladığı gibi anlayan Rei duruma el attı.
Rei "Hey hey, sakinleşelim ve bu akşam yeni aşamaya geçmemizi kutlayalım."
Bu fikir hepsine harika gelse de Riko ile Asami niye 'sakinleşelim' dediğini anlamamıştı.
Riko "O zaman tüm öğrenci gruplarının gittiği, bu gece olan, baloya gidelim mi?"
Rei "Evet evet. Çok iyi olur!"
Asami "Hmmh, kulağa güzel geliyor."
Elena "Üzgünüm, ben gelemeyeceğim. Yeni aşama ile ilgili gece düzenlemeler var."
Riko "Peki o zaman eğer istersen bir gün senle bunu telafi ederiz."
Aynı anda hem Asami hem Rei şaşırdı ve birbirlerine baktılar.
Bu sözü duyan Elena ise sevinçten havalara uçtu.
Elena "Peki o zaman tabikide olur."
Asami Riko'ya hafifçe omuz atarak güler ve
Asami "Aynen bence de hep beraber bir ara gezmeye gitmeliyiz, bunu telafi olarak."
Riko bu fikri hiç düşünmemişti ve bir sorun görmediği için onaylarcasına başını salladı.
Elena oldu bittiye geldiği için morali bozulmuştu ve Asami ile yüzyüze geldiği an Asami'nin sırıttığını gördü.
Ayrılma vakti geldiği zaman;
Rei "Şey ayrılmadan sormak istiyorum. Bizim grubumuza bir arkadaşımı getirebilir miyim?"
Asami Rei'nin ne kadar hızlı olduğunu düşünüp gülümsedi.
Asami "Kim bu arkadaş? Ben niye bilmiyorum?"
Bunu erkek arkadaş yapıp yapmadığını ima etmek için söyledi.
Rei bu dediği cümlenin altındakini anlamıştı ki homurdandı ve utandı.
Riko "Tamam tamam, şimdilik onu germeye gerek yok. Eğer senin arkadaşın ise, tabiki gelebilir."
Herkes mutlu bir şekilde ayrılmıştı.
-Elena hariç-
Balo zamanı gelir. Bu yüzden Riko hazırlığını bitirmenin derdindedir.
Aslında dert dediği dişlerini fırçalamak, takım elbisesini ütülemek gibi basit işler.
Hazırlıkları tamamlandığı zaman, dışarı çıktı.
Riko içinden 'Umarım bu gece için uygun görünüyorumdur, sonuçta sık yaşanacak bir gece değil.'
Yolda ilerlerken karşısına Rei çıktı ve görünüşe göre yanında arkadaşı vardı.
İkisinin yanına vardığında selam verdi.
Riko "Aa ne tesadüf, bende tam konuşacak birilerini arıyordum."
Bunu söylerken dikkatini yanında olan çocuk çekti.
Riko meraklı bir ifade ile
"Bu sanırım bahsettiğin arkadaşın. Imm, merhaba ben Riko."
Çocuğa elini uzattı çocuk ise elini sıkarak.
"Tanıştığımıza memnun oldum Riko, ben Etsuko."
Riko "Rei ile nerede tanıştınız? Bildiğim kadarıyla onun arkadaşı yoktu."
Rei tebessüm etti ve topukluları ile Riko'nun ayağına sertçe bastı.
Riko "Itt tata ta." Acıyla bir kaç kez olduğu yerde sekti.
Bu durumu komik bulan Etsuko güldü.
Rei'nin sinirli halinin komik olmasına mı yoksa Riko'nun komedisine mi güldüğü belli değildi.
Etsuko "Biz Necronomicon seçmelerinde tanışmıştık. O zamandan beri konuşuyoruz."
Riko'nun kulağına doğru eğildi.
Etsuko sessizce "Henüz bir ad koymuş değiliz ama ben Rei'yi seviyorum."
Riko'nun gözleri bu sözden sonra Rei'ye kaydı ama Rei hiçbir şey anlamamışa benziyordu; saf, güzel ve narin.
Rei "Neyse bu kadar konuşma yeter bence artık ilerlemeli ve mekana gitmeliyiz."
Böylece bu üçlü ilerleyerek belli bir zaman sonra Balo alanına varırlar.
Riko "Sizede biraz kalabalık gelmiyor mu?"
Rei "Bence sorun yok. Ben kalabalık ortamları seviyorum."
Etsuko "O zaman ben de seviyorum."
Rei gözlerini kapatarak tebessüm etti.
Rei "O ne demek şapşal, sanki beni kopyalamışsın gibi..."
Etsuko kafasından dökülen terler ile yüzü kızarık şekilde içinden düşündü.
'Sıçayım, çok fena tatlı! Eğer bu kadar etkiye bir anda maruz kalırsam, kalpten giderim!'
Elleri titredi, başı döndü ve heyecanlandı.
Rei "Nedense gergin gibisin. Balo değil mi? Bende endişeliyim."
Evet Rei olayı neredeyse hiç anlamadın...
Balo yerine vardıklarında, bir masaya geçip Asami'yi beklemeye başladılar.
Etsuko "Sanırım biz erken geldik."
Rei "Yo yo, bence Asami kendi bakımı yüzünden geç kaldı. Onu iyi tanıyorum."
Riko Asami'yi kendine bakım yaparken hayal etti.
Riko içinden 'Acaba ilk uyandığında nasıl görünüyo- Hayır hayır hayır. Ben neden onu düşünüyorum?'
Bunların sohbetini salona giren Asami bozdu.
"Ahh ne kadar güzel bir görüntü..."
Ortalık hoş ışıltı içinde kalabalığı büyülüyordu buna rağmen bu yeryüzünde Asami'nin Riko'ya gözüken hoşluğu hiçbir etkiyle ölçülemezdi...

Rei "Aman Tanrım, Asami! Çok güzel olmuşsun."
Bu iltifat karşısında Asami gülümsedi. Böyle gülümseyince Riko'ya daha fazla tatlı geliyordu.
Etsuko donup kalan Riko'yu dürttü.
Etsuko "Söyle bakalım, prensesi beğendin mi?" Riko'ya sessizce bunları fısıldadı.
Bu söz söylenirken Asami Riko'ya bakıyordu. Sanki, sanki ona nasıl gözüktüğünü, güzel olup olmadığını soruyordu.
Riko Etsuko'nun söylediklerinden sonra kendine geldi.
Riko "Yo, yani bizi bu kadar bekletmesine değmişe benziyor."
Rei Riko'ya kızmışcasına kaş çattı.
Asami de aynı şekilde davrandı ve 'Hmph' diyerek arkasını döndü.
Ortamın havasını değiştirmek için Rei garsondan şarap ve viski istedi.
Seslenilen yöne dönen garson, siparişleri masaya getirdi.
İçecekleri getiren garson;
"Mezede ister misiniz efendim?"
Rei "Çeşitleriniz neler?"
Garson "Haydari, şakşuka, kalamar tava, humus, çerkez tavuğu, atom mezesi gibi seçeneklerimiz var."
Asami "Farketmez, atom mezesi olsun."
Garson "Hay hay."
Rei herkese bir bardak koydu, hep bir şerefe yaparak sohbete başladılar.
Etsuko "Sizin Necronomicon akademisine girmede ki amacınız neydi?"
Rei "Benim ablam küçükken, her zaman, benim önümdeydi. Ne zaman yardıma muhtaç olsam veya bir iş üzerinde çalışsam, o benden daha fazlasını yapıyordu. Her konuda hep bir adım ilerimdeydi. Ben de onun miras bıraktığı mesleği yapmak istiyorum."
Asami "Vayy, demek ablandan daha güçlü olmak istiyorsun."
Rei "Ohm, şey öyle değil..."
Asami anladığı için rahattı.
Asami "Sorun değil, yani ablanı ilk kez yenmek için girdin."
Rei'nin yüzü kızardı.
Bunu gören grubun tamamı güldü.
Etsuko "Benim pek bir amacım yok sadece eğlenmek istedim."
Riko "Buna rağmen o kadar güçlü olman haksızlık değil mi? AHAHHH!"
Asami tatlı tatlı gülümsedi.
Asami "Yani sanırım bu hile oluyor."
Riko Asami'ye baktı.
Riko "Peki senin amacın neydi?"
Bir anda Asami'nin modu düştü, gülümsemesi kayboldu ve tek bir noktaya odaklandı.
Grup Asami'nin üzüldüğünü anlamış olacak ki, hepsi suskunlaştı.
Riko "Üzgünüm Asami, eğer istemiyorsan anlatmak zorunda değilsin."
Asami "Yok, yok sorun değil. Sadece şunu söyleyebilirim, intikam için."
"Bunun haricinde pek bir amacım yok. Sanırım intikamımı aldıktan sonra sıradan insanlar gibi kendi halimde yaşayan bir vatandaş olurum."
"Pekala ana karakter senin amacın nedir?"
Riko'ya gülümseyerek bu soruyu sordu.
Riko "Aslında sana söylemiştim. 'Gerçekten sadece mutlak gücü istiyorum, sevdiklerimi korumaya yetecek kadar.' diye."
*SBGU : Sebep-Sonuç-Kolye son cümle*
Asami "Aa evet hatırladım."
Asami gözlerini yere çevirdi ve düşünceli bir görünüşe büründü ardından
"Senin için mutlak güç nedir?
Tanrı olmak mı?"
Riko hiç bunu düşünmemişti. Bu yüzden hemen cevap veremedi.
Bir süre sonra, biraz kafa yorduktan sonra, şöyle cevap verdi.
Riko "Varlığa göre değişir."
Asami "Nasıl yani?"
Riko "Şöyle ki, benim için ; dokunulmaz, görülmez, hissedilmez bizim anlayışımızın çok daha üstünde olan varlıkların gücü mutlak güçtür."
"Ama bir karınca için bir karınca yiyen, mutlak güçtür."
Asami "Bizim anlayışımızın ne kadar üstünde olan varlıklar?"
Riko "Hmp, sanırım sonsuz kat daha üstün olan varlıklar."
Asami "Peki bu tanımın zaten Tanrı olmuyor mu? Sonuçta anlattığın varlık buna işaret ediyor."
Riko "İşte karınca örneğini bu yüzden verdim."
"Bize göre Tanrı olan varlık, bizden daha üstün olan için nedir?"
"Karıncalar için Tanrı karınca yiyen ama karınca yiyen için Tanrı ise bir kartal olabilir. Bir kartal için ondan daha üstün olan bir varlık, elinde tüfek olan insan Tanrı olabilir."
Asami "Dur, dur bir dakika. Tamam dediğin doğru lakin bizden sonsuz kat üstün olan varlığın yegane ve üstü olmadığını varsayarsak."
"Aksi takdirde Tanrı'da çöpleşir mutlak güçte."
Riko "Emin ol Asami, kader bizleri çok fazla şaşırtabilir. Böyle bir düşününce bana göre Tanrı kader olabilir. Hissedilmez, anlaşılmaz ve olasılıkları sonsuz."
Asami "Kader bizi şaşırtabilir derken?"
Riko "Kim bilir belki bir gün Tanrı diyebileceğimiz varlıklar ile karşılaşırız ama bir bakarız onlardan daha üstün varlıklarda vardır."
Rei elini masaya vurdu.
Rei "Yetttteerrrrrrrrr!!!"
"Kafamız allak bullak oldu. Çok istiyorsanız akademide konuşun bunları.!"
Etsuko "Bencede Rei haklı sonuçta buraya eğlenmeye geldik."
Hem Riko hem Asami eğilerek özür dilediler.
Riko "Kusura bakmayın çocuklar, kendimi kaptırdım."
Asami "Ben de aynı şekilde, sadece özür dilerim."
Böylelikle geceyi geçirirler sonrasında dağılıp günlerine devam ederler. Sessizce ve göze batmadan, eğer göze batarlarsa veya rahatsızlığa sebep olurlarsa, insanoğlu ağırlığını kaldıramayacağı olayın içine düşer.
Kim bilir belkide çoktan rahatsızlık vermişlerdir ve belkide ileride ağır olaylar yaşayacaklardır...
Her şey SBGU'nun yeni bölümlerinde ortaya çıkacak...