İçeriğe geç

SONSUZ BAHAR

Bölüm 6 · 2 dk okuma

SONSUZ BAHAR

Bölüm 6

SONSUZ BAHAR

Sonsuz Bahar

Bölüm 6: Mektuplar

Kış iyice kendini hissettirmeye başlamıştı.

Hastanenin penceresine her sabah ince kar taneleri konuyor, sonra yavaşça eriyip kayboluyordu.

Bahar, yatağında oturmuş dışarıyı izliyordu.

Eskiden kar yağınca Eylül'le okul bahçesinde kartopu oynarlar, kardan adam yaparlardı.

Şimdi ise dışarı çıkamıyordu.

Pencerenin diğer tarafındaki hayat devam ederken, Bahar'ın hayatı sanki bu küçük odada durmuş gibiydi.

Kapı yavaşça açıldı.

İçeri Eylül girdi.

Üzerinde kalın montu, boynunda örgü atkısı vardı. Soğuktan yanakları kıpkırmızı olmuştu.

"Merhaba!" dedi gülümsemeye çalışarak.

Bahar da gülümsedi.

"Bugün çok üşümüşsün."

"Evet." dedi Eylül. "Ama seni görmeye gelince bütün yorgunluğum geçiyor."

Elindeki çantasını açtı.

Bu kez oyuncak ya da boya kalemi getirmemişti.

Masanın üzerine küçük, renkli zarflar bıraktı.

Bahar merakla baktı.

"Bunlar ne?"

Eylül heyecanla anlattı.

"Bütün sınıf sana mektup yazdı."

Bahar'ın gözleri büyüdü.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

İlk zarfı dikkatlice açtı.

İçinden küçük bir kâğıt çıktı.

«Sevgili Bahar,

Sınıfta seni çok özlüyoruz. Yerine kimsenin oturmasına izin vermiyoruz. Öğretmenimiz senin en güçlü öğrencilerden biri olduğunu söylüyor. Bir an önce iyileşip aramıza dönmeni bekliyoruz.

Arkadaşın Zeynep»

Bahar mektubu okurken gözlerinden yaşlar süzüldü.

İkinci mektup...

Üçüncü...

Dördüncü...

Her biri umut dolu cümlelerle yazılmıştı.

Bazı arkadaşları resimler çizmişti.

Kimisi rengârenk kalpler yapmıştı.

Kimisi sadece "Seni seviyoruz." yazmıştı.

Son zarf diğerlerinden farklıydı.

Üzerinde sadece tek bir isim vardı.

Eylül

Bahar zarfı yavaşça açtı.

İçindeki mektubu titreyen elleriyle okumaya başladı.

«Canım Bahar,

Sen hastaneye yattığından beri okul eskisi gibi değil.

Teneffüslerde bankımız bomboş.

Sınıfta kahkahan duyulmuyor.

Ben her gün senin yerine de pencereden gökyüzüne bakıyorum.

Ama biliyor musun?

Ben hâlâ sana inanıyorum.

Çünkü sen benim tanıdığım en güçlü insansın.

Bir gün yeniden birlikte yürüyüp birlikte güleceğiz.

Eğer yorulursan...

Ben senin yanında yürürüm.

Eğer ağlarsan...

Gözyaşlarını silerim.

Ama ne olursa olsun...

Seni asla yalnız bırakmam.

Seni çok seven arkadaşın, Eylül.»

Bahar mektubu bitirdiğinde artık gözyaşlarını tutamıyordu.

Mektubu kalbinin üzerine koydu.

"Teşekkür ederim..."

diye fısıldadı.

Eylül de ağlamaya başlamıştı.

İki arkadaş uzun süre birbirlerine sarıldılar.

O sırada Bahar, yastığının altından küçük, mavi kapaklı bir defter çıkardı.

"Hatırlıyor musun?" dedi.

"Hani bana sır demiştin."

Eylül başını salladı.

"Evet."

Bahar defteri ona uzattı.

"Bu benim günlüğüm."

"İçinde her gün hissettiklerimi yazdım."

"Bir şey olursa..."

Eylül hemen sözünü kesti.

"Hayır."

"Lütfen öyle konuşma."

Bahar gülümsedi.

"Peki."

"Ama yine de bunu sana emanet etmek istiyorum."

Eylül günlüğü eline aldı.

Sanki çok değerli bir hazineyi tutuyormuş gibi dikkatli davrandı.

Tam o sırada doktor içeri girdi.

Bu kez yüzü çok ciddiydi.

"Bahar..."

"Bugün yeni tahlil sonuçların geldi."

Odadaki herkes sessizleşti.

Doktor derin bir nefes aldı.

"Sonuçları konuşmamız gerekiyor."

Bahar annesinin elini sıktı.

Eylül'ün kalbi hızla çarpmaya başladı.

Doktorun söyleyeceği sözler...

Hayatlarını bir kez daha değiştirebilirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.