İçeriğe geç

Sonsöz

Bölüm 4 · 11 dk okuma

Sonsöz

Bölüm 4

4. Bölüm

İyi okumalarr 💗

"İnsan insana iyi gelmeli.

Gelmeyecekse hiç gelmemeli."

- Nazım Hikmet

Soner'den

Kısa bir süreliğine bizimkilerden ayrılıp mekanın alt katındaki çalışma odama girdim. Sadece şirkette değil aynı zamanda mekanlarında sorumluluğu üstümdeydi. Çok da şikâyetçi değildim bu durumdan olma şansımda yoktu zaten ailenin tek varisi bendim, küçüklüğümden beri bana sürekli bunu aşılıyorlardı on dokuz yaşımda bütün şirket ayağımın altındaydı şimdi ise mekanlar ve sayamadığım çeşitli yerler..

Mekanlarla ilgili bir kaç belgeyi inceleyip makul olanları imzaladıktan sonra Akının yanına doğru yol aldım. Üst kata çıktığımda onu görmeyip geri içeri bizimkilerin yanına hemen gidecekken durdum çünkü onu görmüştüm bir bar taburesinde tek başına oturuyor barmenle konuşuyordu. Bizimkilerin saçma şakalarını ya da gerçek olmayan bir proje hakkında konuşmalarını dinlemek yerine avımı izlemeyi tercih ederdim. Dayanamayıp sigaramı burada içmeye karar verdim yasak olsada kimse bana bir şey diyemezdi, sonuçta mekan benim.

Onu incelemeye başladım böyle bir kızın ne işi olabilirdi ki saçma sapan meselelerde. Altında çokta uzun sayılamayacak siyah pileli bir etek vardı üstünede ona uyumlu bir renkte üstüne tam oturan siyah uzun kollu crop giymişti. Nereden geldiğimizi bilmesem onu burada hiç yadırgamazdım sırf buraya gelmek için giyinip kuşanan kızlardan bir farkı yoktu. Normal haliyle de buraya uyum sağlamıştı ve hiç 'de sırıtmıyordu.

Yanına doğru bir adam oturdu. Olduğum yerde dikleştim , bana ters oturuyordu o yüzden kim olduğunu anlayamamıştım ama oldukça tanıdıkdı. Aline doğru bir şeyler söyleyip barmene doğru döndü, aynı içecekten isteyeceğine emindim. Hatta bardak boşalacak sonrasında ise benden olsun diyerek böyle devam edecekti. Tabii ben olmasaydım. Alin bir yudumda bile gitmişe benziyordu adam ise ona doğru yaklaşıp bir şeyler anlatmaya. Bir anda etrafımı garip bir duygu sardı sinir mi yoksa hırs mı anlayamadım. Ben bile bu kadar yakın değildim.Ona dokunamazdı, rahatsız olduğunu ben bile anlamıştım ama ters yapmamak için gülümseyip dinliyormuş gibi yapıyordu.Kimse onun bu kadar yakınına gidemezdi ben bile. Benim en ufak temasımdan bile rahatsız oluyorsa ondan olmaması imkansızdı. Kısa bir süre sonra gözlerimiz bir araya geldi. Daha önce hiç bu kadar dolgun bakmamıştı.Kafasının yerinde olmadığı dahada aklıma gelince..

Alin'den

Gördüğüm tek şey sonerin buraya sinirli ve patlayacakmış gibi gelmesiydi. O ışığın altında ne de yakışıklıydı o öyle yaa. Olduğum her yeri bulanık görüyordum. Soneri izlemeyi bir zamandan sonra bırakmak zorunda kaldım çünkü önümde ki adam suratımın resmen içine girmiş hâlâ bir şeyler diyordu. Bir anda kulağının yanında bağırdım " Anlamıyorum ki ne diyorsun be adam!"

Adam ise kenara çekilerek çemkiriyordu ki sonerin yanımızda bitip aniden adama sert bir yumruk atması bir oldu.

Herkesten 'hiih' nidaları yükselirken ben sadece gülüp sonere kızıyordum.

"Yaa soner ne yapıyorsun konuşuyoruz biz"

"Sikerim konuşmanızı da " diye yükselmesi ilgiyi daha da üzerimize toplamıştı. " Yaa çok ayıp ama senin gibi yakışıklıya yakışır mı ki aaaa" diye şen şakrak bir şekilde saçlarımı savurarak Kenanı yere yatırmış yumruklayan Sonere bakıyordum.

Arkada ki şarkı ise hâlâ kesilmemiş devam ediyordu. İspanyolca yeni bir şarkı başladığında yerimden kalkıp piste doğru ilerledim son kez Sonere baktığımda ise yanlarına Mert ve Akında dahil olmuştu. Arafa baktığımda ise Sonere destek olduğu gördüm "Arafff!!" Bana doğru döndü " Aferin aferin devam köstek olma oğlumm" diyerek ellerim havada dansa başladım. Tabii ne kadar dans denirse çünkü sürekli birilerine çarpıyordum. Ellerimle havada saçma sapan hareketler yapıyor belimle de şarkıya ritim tutarak kıvırıyor eşlik ediyordum.

Etrafım ise bulanıktı.

Sonrasında ise birinin arkadan beni kendine doğru çevirip dansıma eşlik etmesini izledim. Kim bilmiyordum ama iyi kıvırıyormuş.

"Çok güzel kıvırıyorsunn!!"

"Ne sandın kızımm!"

"Bişey dicem şu az önce yanında oturduğun lavuğu bana ayarlasana!"

"Neggg!"

"Kız az önceki herifi bana ayarla!! Seninki dövüyor ya onu istiyorum!"

"Haaa ! Kenannn!"

"İyy onu nasıl isim!"

"Ne bileyim bende benimki kim!"

"Kız kaslı olan!"

"Hmm öyledir benimki!" Diyip göz kırpıp dansımıza devam ettik. Anlık bir aydınlanma ile "Aaaa sen gaysınn!!'

" Aynen şekerimm!"

"Oha! Arafa ayarlayayım mı seni!"

"O kim be!"

"Benim yakışıklımın yanındaki!!"

"Oha! Davar gibi yer o beni!"

"Negg!"

"Olurr!!"

"Numaranı ver!!"

"Dur kız kenara gel söyle!"

Diyerek kenera geçmiştik ben hâlâ dans ediyordum tabi o başka.

"Ay burcun ne seninn!"

"Oğlak!"

"Oha artık ahiret bacımsın!"

"Ay hahah tabi şekerim sen nesin"

"Akrep ben"

"Ay tövbe kız zehirleme beni!"

"Yok yok!"

"Söyle numaranı!"

"Dur yazayım!"

+053*******:ahiret bacım şekerimm ♡

"Sağol tatlımm" diyip bana sıkı sıkı sarıldı bende karşılık vericekken birinin kolumdan tutup beni kendine çekmesi bir oldu.

"Ne oluyor ne!"

"Aaaa sonerrr"

"Kız ismi bile güzelmiş "

"Tabii " diyip ahiret bacıma göz kırptım .

Soner ise

"La havle la havle" diyerek boynunu kütletti.

"Ooo iman boyy"

Sinirli olduğunu ve kavgadan yeni çıktığını suratında ki kan izlerinden, kaşının yarılmasından anlayabilirdiniz.

"Sabır Allah'ım sabır"

"Alin hadi gidiyoruz yürü!"

"Yaa nereye daha göbek atıcaktık " diyerek kolumu kurtardım elimi yine piste doğru giderken bir anda havada buldum kendimi.

Çığlık atmam bir oldu tabi "Aaaaaa! Bırak beni! İmdatt Avukat kaçırıyorlar!!"

"Bölümünü aşkla okuduğunu bilmiyordum"

"Sonerrrrr!"

"EFENDİM ALİN!"

"AAAAAAAA BAĞIRMA BE!"

"Geri dönelim ahiret bacım içerde kaldııı!"

"Sabır.. sabır.."

" Sana sabır aaaaa çantam! Soner çantam?!"

"Arabada "

"Haaaaaa!"

"Bağırma be kadın!"

Tam mekanın çıkışından çıkarken güvenliğe doğru telefon işareti yapıp" Pist yakışıklı ara beniiii!" Diyip göz kırptım.

"Ya sabır kızım hangi birini döveyim ulan "

"Hmm bilmemkine"

"Bilirsin bilirsin senden başlayacağım işe "

"Agagagagagagaag!"

"BAĞIRMAAA!"

"İmdattttt seni dövücem diyorrr yardım edinnnnn prenses kaçırıyorlarrr!!"

"Haaaa"

"Noldu "

Sakin bir şekilde"sonerrr arabana prenses var yazısı yapıştıralım mı!" Diye sordum en tatlı sesimle.

O 'da bunu tatlı bulmuş olucakti ki düzgün ve sevecen bir şekilde cevap verdi. "Bakarız güzelim bakarız"

"Haaaaa güzelimmm!"

"Oha lavuğa bak"

"Kendine gel lan"

"Bak içeri attırırım seni"

"Sen attıracaksan olur"

"Yaaaaa..İNDİRSENE BENİ ÖKÜZ KUSCAM!"

dememle yere indirmesi bir oldu. Cidden midem bulanıyor başım dönüyordu.

Arabanın yanına gittiğimizde beni kolumdan tutarak yeşillik alana doğru ilerletti.

"İnek miyim ben!"

"Hayır"

"O zaman!"

"Haaa senin için..Öküzlerde ot yerr!"

"HAYIR TABİKİ KUS DİYE ALİN "

"midem bulanmıyor ki"

Hayır, çok pis bulanıyor

"Üzgünüm kusmak zorundasın arabayı yeni temizlettirdim"

"Hayır, bı kere-" derken kusmam bir oldu.

İğrenç.

Onun görmesini istemezdim ama o arkadan saçlarımı toplayıp sırtımı sıvazlıyordu. Hiçte iğrenmişe benzemiyordu.

"Aferin" dedi gururlu bir şekilde.

"Sağol ya" dedim kinayeli bir ses tonuyla.

Cebinden çıkardığı peçeteyi bana uzattı alıp ağzımı temizledikten sonra benim ayağa kalkmama yardım etti ve araba doğru ilerletip koltuğa oturttu. Sonrasında ise kendi yerine geçti ve yavaşça ilerlemeye başladık. "Nefes alamıyorum"

Kafa sallayıp camları sonuna kadar açmıştı. " Evinin adresi neydi?"

"Anlatmakla uğraşamam konum atayım."

"Tamamdır." Dedi.

Bende bugün yaşadıklarımı düşündüğümde ise..

Ben baya saçmalamıştım ama hiç utanç duygusu yoktu.

"Yanında ki adamı tanıyor muydun?"

'kimi' bakışı attım ona doğru.

"Barda beraber içtiğin"

"Beraber içmedik ki geldi yanıma oturdu sadece.."

"Anlat"

"Ondan sonra ismini falan söyledi kenandı sanırım gerisi yok"

"Haa bide şu dans pistinde ki çocuk var"

"Tabii tabii var canım olmasın mı "

"E yani Arafa ayarlayacağım onu"

"Ne!" Diyerek arabayı durdurması bir oldu

" Sakin be adam"

" Bir saniye o kadın mı?"

"Hayır,gaymış"

"Aslında Kenanı ayarlama mı istiyordu da neyse.."

"Anladım." Diyerek arabayı sürmeye devam etti.

"Bir daha bilmediğin kişilerle ne o kadar yakın ol ne de konuş"

"Tamam, baba."

"Hayır, ciddiyim Alin kim olduğunu biliyor musun?"

"Kenan işte"

"O herif kaçak uyuşturucu satan bi lavuk günlerdir mekanda onu arıyorduk piç herif nasıl saklanıyorsa senin sayende onuda bulmuş olduk"

"Hmm"

"Dikkat et yani"

"Ederim"

Kafa sallayarak onayladı.

"Sanemler nerede"

"Onlarda evlerine dağıldı."

Ama Sanem beni bırakıp gitmezdi ki

"Sanemde Mertte içip kafa bulmuş Akın evlerine bırakacaktı.

Arafta adamı hallediyor işte"

"Hallediyor derken?"

"Polis falan.."

"Haa anladım."

Diyerek gözlerim kapandı usulca kapandı.

Soner'den

Alin'nin yanında o adamı gördüğüm zaman ve kim olduğunu anladığımda kan beynime sıçramıştı ama şuan yanımda ve güvendeydi.

Alin'in haberi yoktu ama evlerimiz baya yakındı aslında hatta bir kaç sokak geri de oturuyordu.

Konuşurken yanlışlıkla 'Araf hallediyor ' diyip küçük bir pot kırmıştım ama anladığını düşünmüyordum. Eve doğru geldiğimizde Alin koltukta resmen küçülmüştü ve uyuyordu. Onu uyandırmak istemedim ve uyanmasını beklemeye karar verdim en azından on dakika.

O sırada radyo'yu açsam bir şey olmazdı her hâlde.

Çalan şarkı - Yüzyüzeyken konuşuruz & Ölsem yeridir-

Tam onu izlemeye dalmışken telefon çaldı ama benim değil Alinin telefonu.

Kim olduğuna baktım hemen arayan Sanemdi açsamda bir şey olmazdı.

"Efendim Sanem"

" Alo Soner!"

"Bağırma Sanem bağırma noldu"

"Alin nasıl diyecektim"

"İyi iyi uyuyor şuan"

"Haa tamam vardınız mı eve"

"Evet"

"Tamam, iyi geceler"

"İyi geceler Sanem iyi geceler.." diyerek derin bir iç çekip Alini izlemeye devam ettim.

Onu cidden seviyor muydum bilmiyorum ama onda farklı bir şey vardı. Bambaşka biriydi sanki.

"Ahh be güzelim ben seni tanıyorum da sen niye ve beni bu kadar geç tanıdın.."

"Ya da tanımadın nereden bileceksin..unutursun ki sen"

"Bilmiyorsun tabii ama ben hep senin etrafındaydım niye beni görmedin Alin.. görseydin her şey daha farklı olabilirdi."

"Ben bu işi kabul etmeye bilirdim..ama artık geri dönemem.."diyerek az önce Alin üşümesin diye kapattığı pencereyi geri açtı Soner. Usulca sigarasını yakıp Aline bakarak içmeye devam etti. Çok şey söyledi o anda içinden ama sadece kendisi duydu. Şuanda iki kişi vardı kafasında, biri görevinden vazgeç her şeyi anlat diyor sor diyor mesela ona neden beni görmedin diye diğeri ise hiç bir şeyden umudu yok hayatla bağlantısını kesmiş sadece işine odaklı ve intikam dolu bir zihniyet.

"Ahh ben seninle ne yapacağım Alin.."

Diyerek son bir nefes daha çekti.

Sonrasında ise arabadan çıkarak Alinin yerine doğru gidip kapıyı açtı ve Alini kucağına alıp eşyalarınıda aldı.

Teker teker merdivenlerden çıktı. Kapının önüne geldiğinde kilidi açmakta biraz zorlamıştı ama halletmişti. Odasına doğru geçtiğinde evde de bir kedi olduğu fark edip hapşurmaya başlamıştı bile kedi ise bacaklarına doğru sırnaşmaya devam ediyordu. "Kış kış uzaklaş da "

"Hmm..adı var onun" diye kucağında mırıldandı Alin.

"Neymiş adı?"

" Sebastian.." diyerek esneyip olduğu yere geri sindi. O kadar kısık seste söylemişti ki zar zor anlayabilmişti Soner. Arada kedi yaklaşıyor mu diye hâlâ kaçamak bakışlar atıyordu. Kucağında ki kızı yatağa koyacaktı ama yerinden hiç te memnun değilmiş gibi gözükmüyordu aksine daha da yerine sinmiş derin bir uykuya dalmıştı.

Onunda içine sinmeyerek yatağa doğru yavaşça bıraktı üzerine kenarda ki battaniyeyi örttü , sıra o topuklu ayakkabılardaydı. Onu da çıkardığında gitmesi için hiçbir neden yoktu. Uyandığında başı çok ağrayacaktı emindi. Gitmeden önce ona çay yapabilirdi değil mi? Tabiki de yapardı bu kesinlikle gitmemesi için bahane değildi. Mutfağa doğru yol aldı giderken dış kapıyı da açık görüp kapattı tabii. Sonra kedi medi kaçar hiç te uğraşamazdı.Mutfağa girdiğinde nane limon için malzemeleri aramaya başladı maşşallah limon dükkanı vardı kızın evinde, bulamadığı malzemeleri ise dışarıdan sipariş etti. Malzemelerde geldiğinde bir güzel yapmıştı çayı tabii. Küçükken ailesi sıkça iş gezilerine gidiyordu. O'da sıkıldıkça evde mutfağa girer baharatları karıştırarak kendi kendine bir şeyler yapardı. Bunu gören bakıcısı aynı zamanda evin temizlikçisi Öykü ablası zamanla ona yemek yapmayı,tatlıları ve tariflerini öğretmişti.Her ne kadar çok mutfağa girmeye vakti olmasada huzur bulduğu bir yerdi sonerin.

Ocağı kapatıp çayı bir kupaya koydu ve Alin'in odasına doğru ilerledi. Sebastianda peşindeydi ne kadar kovsada gitmiyor ve onu izliyordu. Sadece kız değil kediside garipti, iyi anlamda bir gariplik ama saçmalamak gibi mesela..

Odaya girip baş ucunda ki komidine koydu çayı ve artık cidden gitmesi gerekiyordu hem daha o Kenan lavuğuyla ilgilenecekti.

Hatırladıkça sinirleniyor damarları belirginleşiyordu.

Son kez Aline bakıp kapıya doğru ilerlerken duyduğu ses dile durdu.

"Soner.."

"Efendim?"

"Teşekkür ederim"

"Eyvallah"

"Dur seni uğurlayayım "diye kalkıyordu ki başının dönmesi ile düşecek gibi olmuştu neyseki Soner onu tuttu.

Bu kadar yakınlık hiçte iyi değildi.

Alin çok mahçup hissediyordu kendi içinde bir savaş halindeydi özür dilemek istiyordu ama bir yandan da diliyemiyordu..

Gururu ağır basıyordu , önceden o kadar fazla gereksiz kendi suçu olmayan şeyler için özür dileyip saçabalamıştı ki..

Artık suçlu olduğunda bile diliyemiyordu. Tabii dışarıdan böyleydi.

Her akşam içinden Annesine özür dilerdi..Ailesinden özür dilerdi..onlar ne kadar bunu bilmese de elbette.

Alin masumca Sonere bakarak "Çok teşekkür ederim yordum seni de kusura bakma"

"Olur mu öyle şey Alin hanım görevimiz " dedi başını sallayarak.

İkiside hala birbirinden uzaklaşmamıştı. En sonda çekilen Alin oldu.

"Yani evin uzaksa falan burada kal istersen" dedi mahçup bir şekilde.

"Yok ne seni rahatsız edeyim ne de şu kedini"

Dedi kediye sanki uzaylı görmüş köylü gibi bakarak.

Kıkırdadı Alin.

"Seni sevmişe benziyor"

"Öksürük krizine girersem daha çok sever her hâlde"

" Alerjin vardı doğru"

"E günaydın Alin hanım"

"Bu arada çay içinde çok teşekkür ederim."

"Biraz daha otursana..hem sende içersin çayından "

" Çok isterdim ama işlerim var biliyorsun şirket falan..hem geç oldu uyu sende artık "

"Doğru.." diyerek kapıya doğru ilerlediler.

"İyi geceler o zaman" dedi Alin.

"Yarın görüşürüz o zaman" dedi Sonerde.

Ve merdivenlerden inmeye başladı.

Aşağı inip arabasına binecekken camdan onu izleyen Alini gördü el sakladığında o 'da ona doğru el salladı aşağıdan.

"Geceler sensiz çok boş be güzelim.."

Diyerek arabasına binip yol aldı.

***

AGAGAGAGAGAGG BİSEY DİCEM BEN BİRAZ ABARTMİS OLABİLİRİM

ELFİDA HANİM NEDİR BU İLK BÖLÜMDEN BU KADAR TEMAS SAHİPLENİS HE NEDİRR NEDİRRRR

ama şöyle diyeyim soner aslında bu kıza önceden yanık

En sevdiğim karakter tipinden bizim kereta 'köppek gibi aşık olan tipler'

Ama azıcık abartmış olabilirim bu bölüm çok efkarlandı çocuğum ama kiskanmis napalim yani bizim kız da bir cilve bir cilve normal hali bile cilveli

Neyseeeeee ahalii

Bugün yeni karakter

ler eklendi farkında mısınızzzz??!?!?!

Ahiret bacımmmm Arafla olurlar mı sizce??!!!

Ay Sanem peki hâlâ Ahmetle..

Bu arada Saneme özel sahnelerde gelebilir ama genelde karışık ağızdan yazmayı düşünüyorum 💗🦋

💗🦋🐿️

Emojilerimizz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.