Umarım bu kitabı beğenirsiniz
Yorum yapmayı ve yıldız atmayı unutmayınnn💗
~iyi okumalarr✨
💗
" Ve beklenenler , neden hep
vazgeçildikten sonra gelir?"
- Oğuz Atay
Yine normal bir kış günü ve yine okula geç kalmış bir ben. Dün gece yine haddimden fazla film izleyip geç uyumuştum ve bu sürekli derslere geç gitmeme neden oluyordu artık bu alışkanlığı bırakmalıydım yataktan kalktım. Hemen ayağıma peluş terliklerimi geçirip hazırlanmaya basladim. Bir duş alıp kendime geldikten sonra çantamı hazırladım kahvaltı normalde de yapmıyordum o yüzden hızlıca giyinip saçımı ve makyajimi yaptım normal günlük bir makyaj yapmıştım eyeliner çekmem uzun sürdüğü için kirpiklerimi kıvırıp bıraktım uzun ve gür koyu kahverengi saçlara sahiptim hatta aralarında pembe tutamlar vardı tabi çok fazla gözükmüyordu dikkat edilmezse belli bile olmuyordu. Küçüklüğümden beri benimleydi o pembe saç tutamları Annem kuaför olduğu için küçükken dükkanda saçını boyadığı müşterilerine çok heves ediyordum ilk başta takma saçlar takmıştım ama ben tararken hep çıkıyorlardı en sonunda da saçımı boyamıştık, ilk pembe sonra mor sonrada mavi yapmıştık bir ara ama ben hep o pembede kaldım ,bana kalsa hepte öyle olurdu ama Annem değişiklik olsun demişti ama benim aklım hep pembedeydi o yıkandıktan sonra ki pastel haline bayılıyordum , sanki içimdeki küçük kızdan kalan tek şey o saç tutamlarıydı ,onlar olmazsa içimde ki küçük kızdan tamamen kopacağımı ve eski Aline asla dönmeyeceğimi düşünüyordum.
Saçlarımı arkadan bol bir topuz yapıp bıraktım ve önden perçemlerimi çıkarıp düzleştirdim. Saçlarım aslında kıvırcıktı. Annem hep kuzu derdi mesela bana, saçlarımı hep düzleştirirdim en yakın arkadaşlarım bile bilmezdi kıvırcık olduğumu. Kıvırcık halimde bana sadece küçük Alini hatırlatıyordu çünkü o saçını hiç düzleştirmez ve toplamazdı pasaklı pasaklı gezerdi etrafta.
Hazır olduğumu düşündükten sonra son olarak parfümümü sıkıp evden çıktım.
Neyse ki otobüse yetişmiştim.
Sınıfa girdiğimde hocanın olmadığını görüp rahat bir nefes verdim. Her yer doluydu bir tek sol tarafta tek başına oturan biri vardı daha doğrusu kafasını masaya koymuş uyuyordu ,onun yanına geçtim.Oturduğum gibi parfüm kokusu gelmişti ne gibi kokuyordu deniz mi toprak mı garipti , ferahlatıcıydı ve tanıdık. Hocanın da sınıfa girmesiyle yanımdaki kişinin kafasını kaldırması bir oldu bana baktığını hissediyordum ama dönüpte ona bakmadım normal bir şekilde dersi dinlemeye başladık. Ders bitiminde ben daha eşyalarımı bile toplayamadan yanımdan hızlıca kalkıp gitmişti daha yüzünü bile görmemiştim oysa ki ama çokta takmamak lazımdı.
Ders bittiği gibi kızlarım yanıma gelmişti zaten Asena, Elif ve Sanem dördümüz de liseden arkadaştık tabii ama Asena benim ilkokuldan beri arkadaşımdı ve şuan ikinci sınıftık bölümlerimiz dört yıllık olduğu için okulumuz devam ediyordu. Ben küçüklük hayallerimden biri olan hukuk bölümündeydim sanemde benimle aynı bölümdeydi.
Elif psikoloji okuyordu ve bölümünden fazlasıyla memnundu lise yıllarımızda hep psikolog olmak istediğini ve bununla ilgi bir youtube kanalı açmak istediğini söylerdi ve yaptıda ayrıca bunun hakkında kitaplarda yazmayı düşünüyordu. Kısacası çok başarılı biriydi ve biz onunla gurur duyuyorduk.
İlk başlarda bende psikoloji okumak istiyordum ama sonra o kadar şey bilmenin pekte iyi olmayacağını düşündüm çünkü ne ben Elif kadar sakin biriydim ne de oturup bütün gün birini dinleyebilirdim. Sonradan o kadar da ilgimi çekmediğini ve katlanamayacağımı düşünüp vazgeçtim.
Asena ise polisti işi olmadığı günlerde yanımıza uğrardı çünkü bize pek vakit ayıramıyordu. Kısaca mükemmel bir ekiptik.
Genelde her sabah ilk dışarıda buluşur bir kafede oturur oradan okula geçerdik tabii bugün geç kaldığım için..bir daha ki sefere artık. Hem kızlar yanıma geldiği için çokta bir sorun yoktu."hiç konuşmuyorsunuz ve direk kantine iniyoruz çok açım valla" diye bağıran Saneme göz devirip kantinin yoluna koyulduk."sizde duydunuz mu şu Mehmet hoca bazı öğrencilerine özel ders veriyormuş." Dedi Elif."Tabi verir olm özellikle kızlara diyor bunları"dedi Sanemin sözünü keserek hemen kızların önüne geçip ters bir şekilde elimde kitaplarımla yürürken"Hey hey kızlara değill özellik Sarışın kızlara diyor ayrıca geçen dönem bizim bir proje için konuştuğumuz kızla da baya yakınlar maşallah." Dedim sarışınlar kısmını bastırarak söylemiştim." Şsst sessiz olun katinde oturuyorlardır şimdi sonra konuşuruz" diyerek susturdu bizi Asena.
"Neyse kızlar siz masa tutun biz Elifle getiririz değil mi"dedim elife.
"Tabii ki , gidip en güzel masayı seçin bize' dedi Elif kızlarda tamam işareti yaparak ilerlediler.
" Ee elifim derslerin nasıl gidiyor bu aralar pek aktifsin projeler olsun kanalın olsun.."dedim.
"Çokk mutluyumm ya Alin iyi ki bu bölümü seçmişim bütün bir konu hakkında özetler çıkarıp sunum yapmak istiyorum "dedi mutlu ve aşırı heyecanlı çıkan sesiyle .
Bir yandan kantin sırasıda ilerliyordu.
Elife bakıp sordum "her zamankinden söylüyorum "
"Bana ve Saneme açmada iste neyli olduğu fark etmez"dedi Elif başımla onayladım.
Sıra bize geldiğinde görevli abla hepsini bir tepsiye koymuştu, o sırada Elif hâlâ bölümünü ne kadar çok sevdiğinden bahsediyordu."bugün tepsi sırası senin" diyerek kahvemi alıp ilerliyordum ki birine çarptım. Çarptığım kişi ise hiç arkadasına bile bakmadan koşmaya devam etti ben ise sırtına ölümcül bakışlar atıyordum."İyi misin?" Sordu Elif.
"İyiyim sadece kahvem biraz döküldü" diyerek dudak büzdüm.
"Boşver yenisini alırız " diyerek teselli etti beni Elif.
En son kızlarla kantinde bir şeyler atıştırıp dağılmıştık derslerimiz Sanemle ortak olduğu için beraber okuldan çıkmış sahile gidiyorduk biraz hava almak bize iyi gelecekti ve sanki Sanem gün boyu biraz üzgün gibi gözüküyordu şuan onunla konuşmanın tam sırası olabilir gibiydi.
Denize bakan banklardan birine oturduk beraber oturduğumuz gibi bir kedi yanımıza geldi siyah beyaz renkli tüyleri ve yeşil gözleriyle çok tatlıydı.
Daha çok uzatmadan" Sanem anlatmak istediğin bir sey var mı ? Bugün birilerini dinlemek için fazla müsaitim hem."dedim. Sanem ise hemen bana dönüp "Elbette var anlamasaydin şaşardım " dedi.
Ben anlat demeden konuşmaya başladı."Biz ahmetle kavga ettik."
Dedi Sanem ahmet onun erkek arkadaşıydı ve neredeyse 4 aydır beraberlerdi pek tanımıyordum tabii ki de sadece siması tanıdık biriydi bizim için."Bana geç yazmaya falan başladı bunun sonucunda ona bir şeyler dedim işte sıkıldın mı falan diye ama kafanda kuruyorsun dedi bana, onu sıktığımı düşünmüyorum kim benden sıkılabilir mükemmelim elbette ama.. başka ne olabilir ki ondan şüphelenmiyorum da Alin biz yedi sekizi aydır arkadaştık ben onun teklifini kabul edeli dört ay oldu biliyorsun."dedi.
Ben ise" Elbette biliyorum ama birini sadece yedi sekiz ayda tanıyamayız ki Sanem o zaman arkadaştınız, arkadaşlık farklı sevgili olayı farklı bam başka hemde ona ne kadar güveniyorsun bilmiyorum ama iç sesin ne diyor?"
"Yalan söylediğini düşünmüyorum ama bütün gün meşgul şirket işleri ,ailesi bana vakit ayıramıyorda olabilir."
"Belki de yalan söylüyordur ve sen bunu düşünmek istemiyorsundur" dedim imalı bir bakış atarak."Hayır, tabiki ama.."
"Sanem dürüst olalım şuan sadece mantığını kullan bunu ben yaşasaydım ne derdin"
"Kanıt bulana kadar ayrılma derdim sanırım" dedi kısılmış sesiyle.
" Evet, artık ne yapacağını biliyorsun."
"Evet, biliyorum ama ona olan sevgim ağır basıyor "
"O gururunu hiçe saymana değecek bir insan değil ayrıca kimse gururunu hiçe sayacak kadar önemli olamaz."
"Haklısın sanırım."
"Elbette, haklıyım güzelim."
Derin bir iç çekerek denizi izlemeye başladı Sanem aslında ne yapması gerektiğini biliyordu sadece birinden duyması ve onaylanması bunu harakete geçirtti.Ayrıca çok da güvenmese iyi olurdu kimse iki dakika olsa bile yazamayacak durumda olamazdı. Gerçekten sevilmek nasıl bir şey bilmiyordum ama gerçekten sevmek bambaşkaydı. Bütün gün o kişiye yazmak için bahane bile arardınız. Hiç düzgün bir ilişkim olmamıştı yani flörtten ileri hiç gitmemiştim iyi ki diyordum bazen çünkü ilişkiler bana iyi gelmiyor aksine beni yaralıyordu gerçekten sevmediklerini biliyordum ve buna rağmen devam da ettim gururumu hiçe saydığım zamanlar çoktu ama hepsi birer deneyimdi ve şunu çok iyi biliyordum ki bir daha asla öyle olmayacaktım kendileri kaybederlerdi . Şuan ki tek isteğim ise okulumu düzgün bir şekilde bitirip başarılı bir serbest avukat olmaktı. Sonuçta kimse kariyerimden önemli olamazdı. Özellikle erkekler onlar olsa olsa kek olur anca.
Yoldan geçen bir baloncu abiyi görmemle ayağa kalkıp yanına gitmem bir oldu 'buyur kızım 'dedi.
"Pembe kalpli balonlardan alabilir miyim?" Dedim en kibar ses tonumla gerçi ben kibar olmaya calissamda olmuyordu ya çok kırılgan olurdum ya da yine kaba bir ortası yoktu benim için."buyur kızım" Dedi ve bende parasını ödeyip teşekkür ettim. Oturduğumuz banka giderken Saneme arkadan sarılıp "Buyrun prenses hanım en sevdiğiniz renkten " dedim
Sanemin balonu görüp ayağa kalkması bir oldu ve bana sıkı sıkı sarıldı." Yaaa Alin beni şımartıyorsun çok teşekkür ederimm." Dedi cidden sevinmişti ve bu benimde tebessüm etmemi sağladı.Sonrasında ise ikimizde evlerimize ayrıldık.
Eve geldiğim gibi yiyecek bir şey olmadığını hatırlayıp getirden kendime bol mısırlı bir pizza siparişi verdim. Üstümü değiştirip şortlu bebek mavisi pijama takımımı giyip kendime kahve yapmaya koyuldum. Pizza gelene kadar ders çalışabilirdim eskiden dersleri bu kadar çalışmak istemezdim derslere ama ayrı eve çıkınca sanki her şeyi yapasım gelmişti
çünkü burada seni yargılayacak kimse yok, güvendesin ve mutlusun
Tam kahvem bitmişti ve masama oturacaktım ki telefonum çalıyordu. Arayan Annemdi. "Efendim Anne"dedim telefona doğru. "Nasılsın kızım iyi misin , paraya ihtiyacın var mı, bugün ne yaptın" yavas gel anne yavasss Annemlede günlük konuşmam bittiğine göre artık ders çalışabilirdim ki kapı çaldı kurye gelmiş olmalıydı. Pizza mı alıp içeri geçtim ve bilgisayardan her zaman izlediğim ve izlemekten asla sikilmayacağım Ask yeniden dizisini açtım. Neredeyse bütün replikleri ve bölümlerini ezbere biliyordum. Bir yerde okumuştum (Instagram) insanın bildiği bir diziyi ya da filmi izlemesinin nedeni sonunun ne olacağını zaten bilmesinden kaynaklıymış ve güvende hissediyormuşuz. Pizzamında bitmesiyle ortalığı toparlayıp soğumuş kahvem eşliğinde başladım derse hadi bana kolay gelsin size ise üç saat sonrasını iyi okumalar.
Sonunda Dersim'de bitmişti ama bende bitmiştim. Direk yatağıma doğru uçuyordum ki yine telefon çalmaya başladı 'ahh yeter ama cidden ' derken açtım telefonu.
"Kızım yavrum benim şebnem teyzen "
"Şebnem?'benim öyle bir teyzem yoktu ki
"Evet, kızım "
" Anlamadım, annanem bu yaşta doğurmayacağına göre evlatlık falan mısınız "
"Ne kızım Sibel ne diyorsun "
" Sibel mi "
" Bana bak Sibel valla gelir oraya seni terlikle bütün gün kovalarım bak kendine gel "
"Şey.. yanlış numara aramissiniz teyzecim ben Sibel değilim"
"Ya bak nasıl kaçmaya çalışıyor, Çabuk gel eve baban çağırıyor ayrıca suatta burada "
Suat?baban? Sibel? Teyze
"Suat mı"
"YOK CEMİL OLABİLİR Mİ CEMİL "
"teyzecim yanlış numara aramissiniz gerçekten ayrıca dediklerinizi tanımıyorum da-"
"BANA BAK SİBEL GELMEZSEN BABAN DAHA DA SİNİRLENECEK KAÇMAK NE DEMEK?!"
Kaçmak mı Sibel? Sibel KACMİS Mİ!
"NEREYE KAÇMIŞ? KİME "
"Kızım sen otistik misin canım yeğenim sibel değil misin sen"
"Hayır,teyze ben Alin"
"Anladım kusura bakma evladım "
"Yok yok ne kusuru da Sibel kime kaçmış "
"Ay sorma kız bizim bu deli kız gitmis su bizim mahallede Faruk diye bir çocuk var görsen pekte insancıl (!) Goril farukla aynı resmen yani neyse bu bizim aptal kızı kaçmış buna oysa ki selim dururken goril faruk da neyse yani,tabi annesine çekmiş hiçte sevmem enistemi bende karıştırma şimdi orayı DİNLİYOMUSUN KIZ?'
"DİNLİYORUM DEVAM ET TEYZEM"diye bağırdım bende telefona doğru
"teyzen kurban devam ediyorum heh bunlar beş kuruşları olmadan kaçmışlar bizim su kemal amcanın tırıyla"
"Oha tır bir de"dedim yüksek sesle.
"Tabi tabii sanarsın romeo juliet resmen neyse işte yarı yolda bunlar kalmışlar Goril faruk adam olmadığı için şimdi içerde enistemlerle oturuyor salak yoldan ot toplamış çiçek niyetine bı de geçen onlara gidiydim ben kahve içmiştim anasıyla anasıda pek kahpedir neysecime işte o gün kahvenin yanında çikolata vardı da yemeyip ona vermiştim hayrına çocuk bir de çıkarıp onları orta masaya koymasın mı çimenlerle güya çikolataymış o da"
"Abla cidden seviyor galiba baksana ot toplamis"
"Yok kız enişteme yalakalık yapıyor ot dediydim de aralarında küçük karanfiller papatyalar falan vardır he böyle buket buket "
"KIZ MEZARLIKTAN ÇALMIŞ OLMASIN!" diye cırladım bu taraftan
"Hiii! Tövbe tövbe Allah'ım ya kahkar ya kahkar yarım et yarabbim
Benim evime kimse öyle bir sey sokamaz yok yok almamıştır yok bizim otluktan almıştır değil mi ALİN BİR ŞEY DE TEYZEM"
"Abla bilemeyiz.."
"ALLAH'IM YARDIM ET "
"Abla sakin buna üzüleceğine çikolataya üzül"
"KIZIM SAÇMALAMA BAŞKASININ NİYETİ BİZİMKİNİN.."
"ALİN ÇABUK KAPA TELEFONU GİDİP SORGUYA CEKMELİYİM KAPA ÇABUK!"
"Tamamdır ablamm ama beni de haberdar et merak ederim bak valla "
"TAMAM , GÖRÜŞÜRÜZ."
diyip yüzüme kapandı telefon .
'Ben ne yaşadım ya'
Hemen son aramalara girip "Canım teyzem :)" olarak kayıt ettim ablayı
Ah be Sibel ne naneler yedin kim bilirr
Diye diye mırıldanarak sonunda yatağa zıplamamla kedimin cıyaklaması bir oldu.
"Balimm ölmedin ya inşallah"
"Bak çok uykum var bilerek yapmadım oğlumm " diyerek kucağıma alarak sevmeye basladim onu.
O'da sahilde gördüğüm kedi gibiydi tıpa tıp aynıydılar ama benim balimın gözleri farklıydı ela gözlüydü benim oğluşum.
" Aşkımmmm seni cokkk seviyorumm balimm oğluşummm kurban olurum sana "
"Hadi uyuyalım he uyuyalım mı sebo"
Onun miyavlamasına kalmayarak direk yorganın içene onuda alarak uyuma pozisyonuna geçtim. O da hiç şikayetci değildi zaten. Asıl adı Sebastian'dı ama genelde sebo derdim o da sebo ismine alışmıştı zaten diğer türlü bana pek bakmıyordu. Sebomla beraber sarılarak uyuduk.
***
BÖLÜMÜ BEĞENDİNİZ Mİİ💖
Satır aralarında yorum yapmayı unutmayınn🥲
Bir daha ki bölümde görüşmek üzeree✨🍂🍃🌸