İçeriğe geç

Sonay okyanus//gerçek ailem

Bölüm 3 · 12 dk okuma

Sonay okyanus//gerçek ailem

Bölüm 3

2. bölümms

sabah kendi kendime kalktım saate baktığımda 6 ydı yataktan kalktım banyoya girdim aynaya baktığımda gözüm şiş ve kızarıktı dün çok ağladığım için olmalıydı

yüzümü soğuk suyla yıkadım ve diyer işlerimi hallettikten sonra giyinme odasına girdim

bunları giydim çantamı hazırladın saçımı taradım fısfısımıda alip odadan çıktım benimle birlikte ilkayda odasından çıkıyordu o asansöre yöneldi ben merdivene yönelince

" neden kendine eziyet ediyorsun asansöre binsene" dedi

" ben ondanda korkuyom böyle daha iyi"

dedim ve yavaş yavaş inmeye başladım oda yanıma geldi

" sen merdivenden inmek zorunda deyilsin. "

" olsun bende böyle inmek istiyorum"

" peki"

yavaş yavaş iniyordum ilkay daha hızlıydı arada ben ona yetişiyim diye durup bekliyordu en sonunda aşağı inmeyi başarmıstık yemek odasına girdik herkes bizi bekliyordu

nefes ablanının yanında 2 yer boştu oralara oturduk

ve kahvaltı yapmaya basladık

" kızım seni bizim kendi okulumuza yazdırmak istiyoruz eğer sende istersen " dedi karan bey babam

kafami olumsuz anlamda salladım ve " arkadaşlarım şimdiki okulumda baska okula gidemem "

" arkadaşlarınla konuşsan onlarda gelsin bizim okula" dedi ilkay

"konuşurum"

"tamam o zaman bu gün sor eğer kabul ederlerse yar

ın okul işini halledelim bide kimliğini verebilirmisin kızım soyadını deyiştircez" dedi babam telefon kılıfımın arkasından kimliğimi çıkardım ve babama uzattım

" sonay senden bir şey isteye bilirmiyim" diye sordu annem

" tabiki " dedim sevecen bir sesle

" sen doğduğunda ismin sonay olcaktı öyle karar vermiştik hatta aleynanın ismi sonaydı bu nebiçim isim diyip deyiştirdi senden isteğim şu. kimliğine sonay isminde yazılabilirmiyiz"

" tabiki yazılabilir çok güzel bir isim bence aleyna denen kız biraz zevksiz geliba"

nilay hanım heyecenla " teşekkür ederim sonayım" dedi

bu isim çok haşam kaçmıştı

kahvaltıdan sonra okullu olan okula işi olan isine gitti ilkay okula gitmemişti okul gezisi varmış ve ilkay okul gezisi sevmiyormuş

" sonay ilkayda senle gelse olurmu kızım hem arkadaşlarınla tanışır iyice kaynaşırsınız"

" gelmek isterse gelebilir tabiki"

"gerçektenmi" dedi ilkay heyecanla oturduğu yerden kalkarken

" sana yalan borcummu var gerçekten "

" tamam hemen hazırlanıp gelcem bekle tamam mı"

" bekliyorum hızlı ol"

"tamam"

hemen yukarı çiktı

" anne okuldan çıktıktan sonra eski evimde benim için çok önemli bir şey unutmuşum onu almaya gide bilirmiyiim"

" senin anne diyen ağzını yerim tabiki gide bilirsin benim güzel kızım"

o sırada ilkay da gelmişti üstüne beyaz swet altına mavi kot ayağına beyaz sıpor ayakkabı giymişti " hadi çıkalım"

çantamı tek omzuma attım ve evden çıktık

bu evle okulum asında az mesafe vardı yürüye bilirdik

"arabayla gitseydik" dedi emir eliyle arabayı göstererek

" okulum bu eve daha yakın yürüyerekte gidilir" dedim

oda beni onaylıyıp yürümeye başladı " eski ailenle iyimi anlaşıyordun"

güldüm ve " yaya aramızdan su sızmıyodu o derece "

" kötümü anlaşıyodunuz"

" ben onlarla hep iyi olmaya çaliştım ama onlar beni hiç sevmedi bu konuları kapatalım ya pek önemli deyil zaten"

okulaa gelmistik benimkiler her zamanki çardakta oturuyorlardı bahçeye girer girmez herkes bize dönmüstü lan normalde böyle deyildi ne oluyor bunlara

neyse ege beni farkeder farketmez yanıma koştu ve bana sarıldı akşam çok korkmuşlardı "ponii akşam bizi çok korkuttun yaa" dedi bende saçıni karıştırdım benden ayrıldı birden nil cırladı

" lan, lan bu karaman ailesinin küçük oğlu deyilmi mal poni bunun senin yanında ne işi var lan benziyonuz ya siiz"

ilkay güldü ve " hani sonay karıştı ya ben onun ikizi oluyorum " dedi

6 sı" NE!!" dedi ( eren ve araz dedesi gile gittiler o yüzden okulda deyiller)

berkay " lan onun adı okyanus sonay deyil ki olm"

ilkay tekrar konuşmaya başladı " onun adı aslinda sonay annem biz doğduğumuzda öyle koymuş karışınca diyer aile okyanus koymuş sonaya sorduk sonay ismini kimliğe yazdıralımmı diye oda sorun olmıyacağını söyledi"

" ayy sonaycımm artık sana sonay deriz hem o pis insanların koyduğu isimi de kullanmazsın sana az şey çektirmedi pis caniler" dedi ege iyi bok yedin salak ege

" nasıl yani ne yaptılar" diye sordu ilkay

hay ege ben senin ağsına dedim içimden ve egeye öldürücü bakışlarımı attım

" siz, bilmiyomusunuz sonay anlatmadımı bişey" nil~

" yooo" ilkay~

" ponii kk galiba pot kırdım " ege~

" iyi bok yedin aptal egee"

"birisi bana ne olduğunu anlatcakmı" ilkay~

" geç otur kardeşim anlatalım " gökalp~

şu an çardaklara oturduk ve ben nerden anlatmaya başlasam bulamadım benim konuşamayacığımı anlayan poyraz konuşmaya başladı

" bak kardeşim sonayın eski ailesi okadar p*ç o kadar şerefsizdiki sonaya şiddet uyguluyorlardı hem piskolojik hem fiziksel "

ilkaya baktiğımda sağ yumruğunu sıkmış ve gözlerini kapatmıştı

gözlerini açıp " ama neden .sonay başdan anlat şunu lütfen"

" ben 5 yasındaydım eve onların iş arkadaşları gelcekti annem gel bi işe yara diye beni çağırdı bütün tabakları benim elime verdi bende taşıyamadım düşürdüm bütün tabaklar kırıldı annem olcak kadında takımım bozuldu diye ağlamaya basladı babam olcak adam eve geldiğinde beni ona söyledi ilk kez o zaman dövdüler sonra sinirlendikce şiddet uygulamaya başladılar

beni bodrumda aç susuz brakıyorlardı karanlık ve kapalı alan korkum ordan geliyo yüksek selerden korkum da orda basladı " ilkaya baktığımda ağlıyordu hızlıca bana sarıldı ve " seni çok geç bulmuşuz canın çok acıdımı sonay izin ver abimlere babamlara söyleyelim onu öldürmekten beter ederler hapisede girer" dedi

" filız avukay rafet savcı nasıl olcak o iş "

" babamın tek telefonuna bakara lütfen anlatalım "

" tamam anlatırız"

birbirimizden ayrıldık ilkay sakinleşmişti

nil" poni aşkım bu kolyeyi bizde düşürmüşsün hiç çikarmıyordun al bakem "

kolye melek desenli mavi taşları olan bir kolyeydi ve benim için çok önemliydi ablam olarak gördügüm biri vermişti bana bu kolyeyi aynısı ondada var

.

.

.

okul bitmisti ben eski evime bu kolye içim. gitmek istemiştim kolye bulinduğuna göre gerek kalmamıştı ilkay ve bizimkiler anlaşmıştı ve her kes ilkayların okula gitmeyi kabul etmişti

" bu gün söylemelisin"

"sen anlatsan ben sana anlatırken bile zor anlattım onlara nasıl anlatıyım "

" tamam bu akşam ben anlatcam sen üzülme tamammı sonayım"

" teşekkür ederim"

" bide abimler sadece kendileri kötü şeyler yaşadıklarını sanıyor senin yaşadıklarını öğrenince sana iyi davranırlar onlarıda affede bilirmisin iyi bir aile olabilrmiyiz"

" ben onlara hiç küsmedim onları anlıyorum kim evine yeni gelen bir kıza güvenir "

beni kollarının arasına aldı kokumu içine çekti ve " seni hiç brakmıyacağım ay kızım" dedi

" bende seni brakmam bal çocum"

" bal çocukmu güzelmiş"

eve geldik içeri girdiğimizde ilkay hızla bana döndü ve "ikiz kombini yapalımmı bende birsürü ikiz kıyafeti var belki aleyna giyer diye heves edip almıştım "

" oluur" dedim u yu uzatarak

ilkayın odasına girdik ve bir kombin yaptık

kolumdaki morarıkları görmüstü kolumu eline aldı "bunları o mu yaptı "

kafamı olumlu anlamda salladım

" o pisliğe buların hepsini ödetcez ay kızım"

" saçını ben yapabilirmiyim"

" yapabilirsin bal çocuğum"

elimden tuttu ve onun odasından çıkıp benim odama girdik

" saçın acırsa bana söyle tamammı"

kafamı salladım o saçımı tararken bende kapatıcıyla kolumdaki morarıkları kapatıyordum

saçımı örüp örüp çözüyodu

1 saat uğraştıktan sonra saçım bitmişti

saçım güzel olmuştu "afferin lan güzel olmuş"

"çünkü ben yaptım"

"ego tavan"

aşağı indiğimizde nefes abla " yaaa çok tatlı olmuşsunuz " dedi

annem " oyy kuzularım " dedi

kapı çaldı nefes abla kapıyı açtı

ateş abi nin sesi geldi " asya bize gelcek gizemle anne"

dedi ve içeri girdi ilkayla beni görünce önce gülümsedi sonra gülümsemesini sildi

" tamam annem abinle kardeşlerin nerde"

" abim geliyo melih ve etkinde arkadaşlarıyla birazdan gelirler "

" tamam oğluşum "

ilkay ve ben bir koltuğa yan yana oturmuştuk ilkay bana sarılinca bende ona sarıldım

kapı tekrar çaldı içeri etkin kartal ve melih abi girdi

boş yerlere oturdular

15 dk sonra tekrar kapı çaldı melih abi ve ateş abi aynanda " geldiler" dedi herkes ayağa kalkınca ben ve ilkayda kalktık ve kapıya gittik kapı açıldığında şok yaşadım

asya abla ateş abiyle sarıldaktan sonra kostu ve bana sarıldı " okyanusuuum çok özledim seni benim bir tanemm" dedi yanaklarımı öptü ve tekrar sarıldı

" bende seni çok özledim asya ablaaam "

"siz nerden tanışıyorsunuz"

"bu minik okyanus benim hayatımı kurtardı sonra abla kardes gibi olduk herşeyimizi ilk birbirimize anlatıyoruz"

" senin anlattığın ateş bumu"

"senin anlattığın okyanus bu mu"

ateş abimle aynanda konuşmamızla her kes güldü gizem ablaylada tanıştıktan sonra içeri geçtik

" sonaycım ilerde ne olmak istiyorsun ? neler yapmayı seversin ?" gizem~

" avukat olmak istiyorum resim çizmeyi seviyorum "

" aa ne güzel bende resim çiziyorum bir gün beraber cizelimmi"gizem~

" oluur"

"ayy ben seni çok sevdim"gizem~

"bende seni cok sevdim gizem abla "

orda biraz oturduktan sonra gizem abla ve asya ablam gitmisti ilkay kulağıma yaklaştı ve " artık söyliyimmi"

" sonra söylersin sen anlatırken burda olmak istemiyorum "

anlayışlı bir sesle " tamam sen yatmaya gittiğinde anlatırım ama bu işi halletmemiz gerek o şerefsiz dışarda elini kolunu sallaya sallaya dolaşmamalı"

" ne fısıldaşıyonuz " dedi meraklı bir sesle nefes abla

" hiç" dedik ilkayla aynı anda

biraz daha oturduktan sonra ben müsade isteyip odama çıktım ışığı yaktım pijamalarımı giydim kapıyı aralık braktım ve yattım.

ilkaydan

sonay uyumaya gitmişti ve benim her şeyi anlatmam lazımdı her şeyi sonaydan dinlemeleri daha doğru olurdu ama sonay anlatırsa daha kötü olabilir bana anlatırkende arkadaşları başladı o devam ettirdi bu yüzden ben anlatsam daha iyi her açıdan .

dikkat çekmek için öksürdüm herkes bana bakmaya başladı

"size bir şey söylemem lazım sonayla ilgili" dedim

herkes dikkatle ne diyeceğimi bekliyordu

bir süre sessiz kaldım gözlerim dolmuştu konusmaya başlasam hüngür hüngür ağliyacaktım

" oğlum anlat artık noldu meraktan çatlıyacağız"

" baba sonay eski ailesinden şiddet görmüş bana anlattı daha doğrusu arkadaşları ağzından kaçırdı sonra anlatmak zorunda kaldı karanlıktan kapalı alandan yüksek seslerden o yüzden korkuyormuş "

annem ağlamaya başlamıştı nefes yengem onu sakinleştirmeye çalısıyordu

" oğlum. nasıl olmuş ne anlattılarsa anlat"

"daha 5 yaşımdaymış eve annesiyle babasının iş arkadaşları gelcekmiş annesi yanına çağırmış küçücük çocuğa bütün tabakları taşıtmaya çalışmış sonay düşürünce tabakları takımım bozuldu diye ağlamaya başlamış babası da sinirlenip sonayı dövmüş o günden sonra sinirlenince falan sonayı dövmeye başlamışlar

onu karanlık biyeri kapatıyolarmış saatlerce aç susuz " ağlamaya başlamıstım nefes yengede ağlıyordu

" g-geçen kıriz geçirdiğinde burda rafet yok diye sayıkladı"dedi nefes yengem titreyen sesiyle

"belkide ilgi çekmek için yapıyodur gerçekten şiddet görüyorsa iz falan vardır bakalım bakmadan inanmak istemiyorum böyle bir şeye " dedi etkin abim cidden anlamıyordum bunu sonayın gözünün içine 3 saniye baksan anlarsın ne yaşadığını

hepimiz ayaklandık ve sonayın odasına gittik kapası aralıktı ve ışık açıktı içeri girdik yavaşca sağ kolunu sıyırdım morarıklar kızarıp yeşillenmeye başlamış

annem morarıkları görünce ağzını kapattı ve ses çikarmamaya çalişarak ağlamaya devam etti

nefes yengem sonayın t-shirtini yukarı kaldırdı gördüklerimle şok oldum bu kadarını tahmin etmiyordum benim minik ikizim neler yaşamistı abimlere baktığımda sinirli gözüküyorlardı ve gözlerinden anlaşılıyordu pişman oldukları

odadan sessizce çıktik ve kapıyı aralik braktık aşağı indiğimizde ateş abim

" kimsemi aramamış polisi "

" abi ben bilmiyorum hiç bir şey yarın sonaya soralım"

" ben bu işin peşini brakmıyacağım " dedi babam

ve devam etti" onu sürüm sürüm süründüreceğim karamanların kızını dövmek neymiş görcekler"

herkes odalarına dağıldı ve yattı

.

.

.

sonay okyanustan

sabah 6 da uyandım banyoda işlerimi halledip giyinme odasına girdim ve üstümü giyindim

üstümü giydikten sonra direk aşaği indim artık yemek saatlerini biliyordum bu arada bu gün hafta sonu olduğundan okul yok tu

yemek odasına girdiğimde ben ve ilkay hariç herkes sofradaydı ben yerime oturdum

" herkes bana gözü dolu dolu bakıyordu demekki her şeyi öğrenmişlerdi"

"neden bize söylemedin sonayım" dedi annem titreyen sesiyle

" sizde inanmazsınız diye düşündüm " dedim kafamı eyerken

" sizde inanmazsınız derken kim inanmadı"

" arkadaşlarımın ailesi biliyordu ve şikayet ediyorduk ama filiz avukat rafet savcı olduğu için bişey yapmıyorlardı "

" bizi affede bilirmisin biz senin böyle şeyler yaşadığini hilmiyorduk biz sadece biz kötü şeyler yaşadık sanıyorduk özür dileriz ne olur bizi affet"

" ben size hiç küsmedim kim olsa aynı tepkiyi verirdi tanımadığın biri geliyo sonuçta "

"yani sen bize artık abi diyecekmisin " dedi ateş abi heycanla

"ban zaten siza abi diyorum " dedim onlarla hiç muhabbetim geçmediği için bilmiyolardı tabi

"e biz hiç duymadık" dedi kartal abi

"çünkü aramızda hiç muhabbet geçmedi"

ilkay sonunda geldikten sonra yemeğe başladık

"bu gün eski evine gitmemiz lazım kanıt toplamamız lazım filiz avukat rafet savcı olduğu için işimiz biraz zor olcak ama halletcez sadece bir kaç kanıt lazım "

" gidelim"

"tamam yemekten sonra çıkalım"

yemekten sonra yola çıktık kartal abim ateş abim ben ve ilkay gidiyorduk

evin önüne geldiğimizde tüylerim diken diken olmuştu

kapıyı çaldık 2. çalısta rafet tarafından kapı açıldı

"ooo okyanus benimi özledin"

kartal abim " hee seni özledi p*şt" dedi ve rafetin yakasını yapıştı öldüresiye yumrukluyordu

" sonay bizi seni kapattığı odaya götür"

mutfağa girdim ve bodruma inen kapıyı açtım " burası" dedim

ateş abi önden inmeye başladı ilkayda elimden tuttu ve aşağı indik ateş abi hemen ışığı açtı ışığı açar açmaz elleri yumruk oldu çenesi kasıldı hızla yukarı çıktı bizde ilkayla peşinden gittik ilkay hâla elimi brakmamıştı

kartal abim rafati braktı ateş yumruklamaya başladı" o gördüklerim neydi lan benim görceksin sen seni öldürmekten beter etcez" ateş abim rafet bayılana kadar dövdü sonra tekrar bodruma indik bu sefer kartal abide inmişti gördükleriyle gözünden 1 damla yaş düştü

duvarlarda ve yerlerde kurumuş kanlar vardı yerde benim sırtımı çizdiği bıçak ve kemer vardı yere düşmüş bir sandalye sönmüş sigara izmaritleri ve topak topak saçlarım

olanlar aklımdan geçince nefesim daralmaya başladı ilkayın elini daha çok sıktım ateş abi her yerin resmini çekti " artık gidebiliriz " dedi çıkmadan rafete bir tekme daha attı

evden çıktık ve arabaya bindik eve geldik içeri girer girmez dinlenmek istediğimi söyleyip odama çıktım

odama girdim kapımı kapattım ışığı açtım ve yatağımın yanına çöktüm bütün yaşadıklarım gözümün önünden geçiyordu

geçmiş sonay 5 yaşında

" bak okyanus benim oyuncağım çok güzel babam aldı ne istersem alıyor seninde böyle güzel oyuncakların varmı"

" ben istesem babam alırr "

" almaz senin annen ve baban seni hiç sevmiyor sevse güzel oyuncaklar alırlar"

" benim annem ve babam beni seviyor bikere "

dedi ve kızın yanından koşarak ayrıldı eve gitti ve kapıyı çaldı annesi kapıyı açtı gözünü devirdi ve odasına gitti

babası at yarışı izliyordu kücük okyanus babasının yanına gitti

" babacım bana pembe ayıcık alırmısın ervadada var"

rafet sinirle okyanusa döndü " tmm küçuk hanım başka isteğin varmı"

" şeyy bide pamuk şeker"

" bak bide utanmadan söylüyo" dedi ve okyanusun kolundan tutup bodruma sürükledi

" tamam baba hiç bişey istemiyorum "

" bana bidaha baba demiyeceksin"

dedi ve küçük kızı dövmeye basladı

kız çığlıklar atıyordu bir yandanda " anne kurtar beni baba lütfen vurma" acıya rafet siniri geçtikten sonra bodrumdan çıktı

ve bir sürü buna benzeyen olay ( aklıma bişey gelmedi sory)

birisinin beni dürttüğünü hissettim kafamı dizlerimden kaldırdım etkin abim odamdaydı ne zaman girdi bilmiyorum ben kafamı kaldırır kaldırmaz beni dürtmeyi bıraktı

"bişeyler sayıklıyordun sonay iyimisin"

hüngür hüngür ağlıyordum

birden bana sarıldı bende kafamı göğsüne gömdüm ve orda ağlamaya devam ettim

" ağlama sonayım sen ağlayınca içim gidiyo o adama sana yaşattıklarının 10 katını yaşatcaz "

" etkin abi ben onlara hiç bir şey yapmadım yemin ederim " saçımı okşamaya başladı

" ben sana inanıyorum sonayım "

" beni bırakmayın lütfen "

"seni brakmıyacağız miniğim"

Bölüm sonu

1 yorum