Kasabada bu efsaneyi en iyi Dona Mercedes bilirdi. Seksen yılı aşkın ömrünün her kırışığına bir hikaye işlenmişti, gözlerinde insanların içini ürperten bir bilgelik vardı. Akşamları taş evin küçük mutfağında, ocağın önünde oturur;dallar yanarken çıkan o keskin , dumanlı koku odayı doldururdu. Kasabanın çocukları dizinin dibine çömelirdi. Ve Dona Mercedes, her seferinde aynı yerden başlardı.
"Elvira güzeldi," diye başlardı. Sesi, kuru yaprak gibi hışırdardı. "Kasabada ondan güzel kimse yoktu.Saçları gece gibiydi, gözleri ise... o gözleri görenler unutamazdı. Gümüş gibi parlardı. Sanki içinde ay vardı.
Elvira Salas. Kasabanın demircisinin kızı. Yirmi iki yaşında , ne aşkı ne de acısı henüz öğrenmemiş bir kız. Ta ki Ramon gelene kadar.
Ramon şehirden gelmişti-yakışıklı, görgülü, cepleri dolu.- Kasabaya bir yaz günü geldi, bir sonraki yaza kadar kalmayı düşünmüyordu. Ama güzeller güzeli Elvira'yı görünce planlar değişti tabi. Yada Elvira öyle sandı.
" Elvira'nın suçu yoktu," derdi Dona, sesi biraz kısılarak. "Kim inanmazdı ki? Adam yemin etmişti. Kilisede, Tanrı'nın önünde yemin etti. 'Seninle evleneceğim' dedi. Elvira da buna inandı. Herkes o adama inanırdı.
Bu olay iki yıl boyunca devam etti. İki yıl boyunca Ramon kasabada kaldı, Elvira ile her akşam aynı taşlı yolda yürüdü, her pazar kiliseye gittiler. Bütün kasaba onları nişanlı saydı. Elvira'nın babası bile Ramon'a kucak açtı.
Sonra karanlık ve soğuk bir ekim gecesi Ramon, Elvira'ya tanıştıklarından beri korkuyla beklediği gerçeği söyledi.
" Kasabadan ayrılıyorum, "dedi. Sesi düz , gözleri soğuktu. Sonra Elvira'nın hiç beklemediği bir şey söyledi. "Uzun zamandır şehirde beni bekleyen biri var."
Elvira duyduklarıyla donup kaldı. Kasabanın dışındaki o toprak yolda, ekim soğuğunda, beyaz elbisesiyle donup kaldı. Ağlayamadı bile. Sabah onu bulan çoban çocuk,genç kızın gözlerinin soğuk ve tamamen boş olduğunu söyledi. Ne ağlamış ne bağırmıştı. Sadece yol kenarında çökmüş, elleri kenetlenmiş, gözleri yola dikilmiş bekliyordu.
Neyi beklediğini sormadılar.
"O gece hastalandı," diye devam ederdi Dona Mercedes, ateşi karıştırarak. "Yataklara düştü. Ateşi çıkmıştı, sayıklamaya başladı. Bir hafta geçti geçmedi..."
Hep hikayenin bu kısmında durur ve bir süre sessizce beklerdi.
" Gömüldüğü gün bile Ramon kasabada değildi. "