(?)
''Neredesin?'' dedi. Sesi oldukça bitkin geliyordu.
''Bilmiyorum.''
''Hastaneye vardın mı?'' Önüme baktım. Hala o hastaneyi bulamamıştım. Bu Dünya ne kadarda karışık bir yerdi. Aynı insanları gibi.
''Hayır. Halen bulamadım. Çok karışık burası. Bir işi beceremiyorsun! Sana o kadar dedim. Ama beni dinlemedin!''
''Ha, ne saçmalıyorsun sen. Senden önce ben vardım. Senden daha iyi biliyorum buraları. Hiç bir şeyden haberin yok!'' sesi hiç duymadığım bir sertlikte geliyordu.
''Burada bir başarı elde etseydin beni göndermezlerdi. Hiçbir şey yapamadığın için beni gönderdiler. Bunu o küçük beynine sok. Anlaşılan insanken aklın geriye doğru gitmiş.''
''Kapa o çe-'' cihazı kapattım. Geç olmadan şu hastaneyi bulmalıydım.
İnsanlar bu bölgedeki bütün hastaneleri yıkmıştı. Bir hastane dışında. Bütün o sahtekarlıklar orada dönüyordu. Bu düşündüğümden daha zevkli olacaktı.
Ben insanlar gibi düşünebilir hareket edebilir görebilir ve kendi kaderimi yazabilirim. Çünkü ben insan kılığına giren uzaylı bir casusum. İnsanların sonunu getirebilmek, onlardan intikamımızı alabilmek için.
Bundan yaklaşık 5 sene önce uzaylılar dünya denilen bu gezegeni bulmuşlardı. Uzaylılardan biri dünyanın yörüngesine girdi. Ve dünyaya ilk ayak basan uzaylı unvanını kazandı. Ama kazandığını gibi kaybettiği bir şey daha vardı. Oraya gidişinin bedelini canıyla ödedi. Normal şartlarda uzaylılar -bizler- ölümsüzdü. Ama şartlar dünyada normal değildi.
Bu ölümden sonra uzaylılar dünyayı insanlarsız gezmeye karar verdiler. Bunu için insanların ortadan kalkması gerekiyordu. Ve bunun için de dünyada çıkan virüsü kullanarak insanları kontrolleri altına almayı planlıyorlardı. Bu yüzden beni gönderdiler. Ben bunun için varım. Virüsü tüm insanlara yayılmasını sağlamak için.
☣