Siren sesleri çalıyordu.Genç kadının cansız bedeni kana bulanmış küvetin içindeydi.
Kesikler içinde kalmış olan sol kolu dışarıda kalıyordu.
Evin kapısı zorlamaya başladı.İçeri polisler girdi .
Genç kadının yaşlı komşusu çağırmıştı onları ,genç kadının yaşadıklarından sonra kendisine zarar vermesinden korkmuş genç kadın evinden hiç çıkmayınca endişelenmişti.
Polisler banyoya girdi ve genç kadının cansız bedeni ile karşılaştılar.Sonra birinin ağzından acı dolu bir feryat koptu.
Komiser Yaman Kızıltaş.
Genç adamın ağzından Laren ismi döküldü.Uzun acı dolu ve yürek yakan cinsten.
Genç adam etraftaki sesleri duyamıyordu.Polis arkadaşlarının ona seslenişleri umrunda bile değildi.
Gözlerini ilk ve tek aşkında ayıramıyordu.
Neden yapmıştı bunu Laren, ne yaşamıştı?
Bilmiyordu.
Genç adam birileri tarafından sürüklendiğini hissediyordu.Genç kadının bedeni nihayet o karanlık banyodan çıkarılmıştı fakat Yaman kendine gelmiyordu.
Ona son bir kez sarılmak istiyordu ama yapamıyordu ,tek yaptığı acı çeken yüreği ile beraber sakinleştirilmek amaçlı getirildiği bu hastahane odasında boş bakışlarla etrafa bakmaktı.
Laren'in neden kendine kıydığını öğrenecekti.Silkelenip kendine gelmeye çalıştı.
Ayağa kalktı . Onu dinlenmesi için ikna etmeye çalışan en yakın dostu Aykut'u görmezden geldi.Ve hastahaneden ayrıldı.Bir taksiye atlayıp karakola yol almaya başladı.
Normalde bu kadar kolay kendine gelebilmesi imkansızdı ama o Yaman Kızıltaş'tı.
Pek çok zorluğa karşı kendini sakinliğe programlayan biriydi o.Buna göğüs germeliydi.Sevdiği kadın için.
Öğreneceklerinden habersiz ve öğreneceklerine karşı dirençsiz bir şekilde karakola girdi.
Artık hayatı hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı.