Ben onu tanıdığımda henüz 18 yaşındaydım.Hayattan ümidimi keseli 1 yıl kadar oluyordu.
Ben 17 yaşımda ölmüştüm.
Ben 17 yaşımda benliğimi yitirmiştim.
Ruhen ölmüştüm bedenen de ölmeyi seçiyordum ki onunla karşılaştım.
Candaş.
Dostum,sırdaşım,ağabeyim, kardeşim kısacası herşeyim.
O benim son umudumdu.
Yaşamam için bana gönderilen sebepti.
Ve ben onu kaybettim.
Ve ben onu kaybettiğim gün yeniden öldüm.
Bir mektup yazacağım geride kalanlar için belki okurlar belki bulamazlar bile bilmiyorum.
Tek bildiğim bu mektup bittikten sonra ben Candaş'ın yanına gideceğim.Ruhum gökyüzüne karışacak ve biz yıldızlarda buluşacağız.
Bedenimi bulamayacaklar belki ama bu köhne evde yaşamaya devam edip ruhumu hapsetmeye niyetim yok.
Yaşamak için bir sebebim yok.En zor zamanımda bana sırtını çeviren insanlara ihtiyacım yok,kimseye yok.
Bir tek Candaş'a var ama o da artık yok.Gitti.Ben de gideceğim.Ama gidişim kimsenin canını yakmayacak bunu biliyorum.Onun aksine.
Hayır üzülmüyorum sadece ben öldüğümde mezarıma papatya dikecek birini isterdim.
Papatyaları severim sadece ondan .Evet.
Yoksa kimseyi istediğim yok.
Ne diyordum bir mektup yazacağım kime veya niye yazdığımı bilmiyorum.Ama belki biri okur ya da okumak ister.
Bir mektup yazacağım kimse okumayacak olsa bile ve sonra öleceğim ruhum bedenimden ayrılacak ve Candaş'ın ruhuna karışacak.