İçeriğe geç

Son oturduğun sıra(wlw)

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Son oturduğun sıra(wlw)

Bölüm 13

13. Bölüm – "Yalnızlığın Sıcağı"

Azra'nın uzaklaşmasıyla birlikte, Rin ve Celeste arasındaki atmosferde gözle görülür bir yumuşama yaşandı. Artık üzerlerinde bir baskı hissetmiyor, birbirlerine daha rahat ve doğal davranabiliyorlardı. Okul koridorlarında yan yana yürürken omuzları hafifçe birbirine değiyor, derslerde fısıltıyla konuşurken dudakları birbirine yaklaşıyordu. Bu küçük anlar, ikisinin de içinde yeni ve heyecan verici duyguların filizlenmesine neden oluyordu. Rin için, ailesinin yokluğunda hissettiği o derin yalnızlık, Celeste'in varlığıyla yavaş yavaş kayboluyordu.

Bir öğleden sonra, okul çıkışında yağmur başlamıştı. Otobüs duraklarına doğru yürürken, Rin'in şemsiyesi olmadığını fark eden Celeste, kendi şemsiyesini açarak Rin'i de altına davet etti. İkisi, dar şemsiyenin altında birbirlerine sokulmak zorunda kaldılar. Yağmurun sesi, etraflarındaki diğer sesleri bastırırken, sadece birbirlerinin nefeslerini duyuyorlardı. Rin'in yanağı, Celeste'in saçlarına değiyordu ve bu basit temas bile kalbinin hızlanmasına yetiyordu. Celeste de benzer duygular içindeydi. Rin'in sıcaklığı, yağmurun soğukluğuna tezat oluşturuyor ve içini hoş bir ürpertiyle dolduruyordu. O an, Rin ilk kez yalnızlığının yerini sıcak bir yakınlığın aldığını hissetti.

Eve geldiklerinde, üzerlerindeki ıslak kıyafetleri değiştirdikten sonra Rin'in küçük evinde ders çalışmaya karar verdiler. Kitaplar ve notlar masanın üzerindeyken, ikisi de dikkatlerini toplamakta zorlanıyordu. Zaman zaman göz göze geliyor, sessizce gülümseyerek bakışlarını kaçırıyorlardı. Rin, bir ara kalemini düşürdüğünde eğilip yerden alırken eli, Celeste'in bacağına hafifçe değdi. İkisi de o an nefeslerini tuttu. O anlık temas, aralarındaki elektriği daha da yoğunlaştırmıştı. Rin'in yalnız geçirdiği gecelerin aksine, şimdi yanında birinin sıcaklığı vardı.

Akşam yemeğini birlikte hazırladılar. Sessiz geçen öğünlerin yerini, fısıltılarla dolu sohbetler almıştı. Bulaşıkları yıkarken, elleri birbirine değdiğinde ikisi de irkildi. O an, evdeki sessizlik yerini kalplerinin hızlanan ritmine bırakmıştı. Film izlemek için Rin'in tek kişilik yatağına uzandılar. Başlangıçta aralarında mesafeli dursalar da, filmin ilerleyen dakikalarında yavaş yavaş birbirlerine yaklaştılar. Bir sahnede, duygusal bir müzik çalarken, Rin istemsizce Celeste'e döndü. Celeste de ona bakıyordu. Gözlerinde, daha önce hiç görmediği bir ifade vardı. Birbirlerine doğru eğildiler ve dudakları yavaşça buluştu.

Bu ilk öpücük, yumuşak ve çekingendi. Sanki iki yalnız kalp, uzun zamandır beklediği bir yakınlığı sonunda tatmıştı. Ayrıldıklarında, ikisinin de yanakları kızarmıştı. Bir süre sessizce birbirlerine baktılar, sonra Celeste hafifçe gülümsedi. "Bunu uzun zamandır yapmak istiyordum," diye fısıldadı.

Rin de gülümseyerek elini Celeste'in yanağına koydu. "Ben de," diye cevap verdi aynı fısıltıyla. O an, Rin ilk kez evinin bu kadar sıcak ve dolu hissettirdiğini fark etti.

O gece, film bahane oldu. Onlar, birbirlerinin kollarında, kalplerinin ritmine kulak vererek uyuyakaldılar. Sabah uyandıklarında, birbirlerine daha da yakın hissediyorlardı. Aralarındaki o ilk kıvılcım, artık sıcak ve samimi bir ateşe dönüşmüştü. Okul koridorlarındaki fısıltılar, Azra'nın sinsi oyunları artık onlar için bir anlam ifade etmiyordu.

Onlar, kendi dünyalarında, birbirlerinin varlığıyla mutlu ve huzurluydular. Bu yeni yakınlık, Rin'in yalnız geçen günlerine bir son vermiş, ilişkilerine bambaşka bir boyut katmış, onları sadece arkadaş değil, ruh eşi yapmaya doğru ilerliyordu. Ve bu yolculukta, birbirlerine duydukları sevgi ve güven, Rin'in tek başına yaşadığı evin en sıcak ve en güvenli köşesi olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.