Vira'nın bakış açısı :
Sonunda başarmıștım. Son bir adım kalmıştı; başkanı öldürmek ve istediğim kadar emir yağdırmak. Tüm yorgunluğuma ve yaptıklarımıza değecekti.
"Dur artık!" diye bağırdı biri peşimden gelirken. Bütün vampirler daha gelmemişti ama ortalık kan gölü olmuştu bile. Döndüğümde elinde hançerle bana doğru geliyordu.
"Sona varmışken mi? Kendi türüne ihanet etme, kan kadehim" dedim sırıtarak, umursamadan yoluma devam ettim.
"Kan kadehin artık yok, Vira! İnsanlar seni öldürmese bile -"
"Sen mi öldüreceksin?" diyerek ona doğru döndüm, bana varmıştı bile. Güneş yeni parlamaya başlarken gri gözlerinden öfke fışkırıyordu.
"Beni fazla hafife alıyorsun" diyerek kolumdan tutup beni kendine doğru çekti, güneş tam gözüme gelirken nefesim daralmaya başlamıştı.
"Sen de beni hafife almıştın" diye tıslayınca hançeri kalbime sapladı. Yüzündeki öfke pişmanlığa dönüșüyordu. Buz gibi hançeri geri çekince yaramdan tutup geriledim, kan bedenimi terk etmekte çok istekliydi. Dizlerimin üstüne çöktüm ayaklarının dibinde.
"İhanet... ettin -" zorlanarak söylerken lafımı bölerek, "Sen tüm insanlığa ihanet ettin" dedi. Yüzüne bakarken gözlerim bulanıyordu, başım toprakla buluşunca gördüğüm tek şey karanlık oldu. Ölüyordum.
Ama bu benim son ölümüm değildi.










