İçeriğe geç

Son nota🪼

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Son nota🪼

Bölüm 14

~

Minho’nun o buz gibi uyarısının ardından okulda geçirdikleri ilk gün, ikisi için de tam bir sessiz işkenceye dönüşmüştü. Minho dediğini yapmış, sabah evden erkenden çıkmıştı. Jisung ise boş sokakları tek başına yürürken, kalbindeki o ağır kırgınlıkla baş etmeye çalışıyordu.

Okula girdiğinde Minho’yu koridorda gördü. Nöbetçi pazu bandıyla, her zamanki gibi kusursuz ve mesafeli bir şekilde öğretmenler odasının önünde bekliyordu. Jisung yanından geçerken gözlerini bilerek kaçırdı, başını eğdi. Ancak tam o saniyede, Minho’nun gözleri gayriihtiyari Jisung’un üzerine kaydı. Onun o solgun yüzünü, çökmüş omuzlarını gördüğünde Minho’nun göğsünde bir şeyler cız etti. Elindeki panoyu sıkan parmakları kasıldı ama yüzündeki o sarsılmaz maskeyi tek bir milim bile oynatmadı.

Öğleden sonraki edebiyat dersi Jisung için tam bir kabustu. Hoca sınıfa dönüp, "Çocuklar, dönem sonu performans projesi için herkes kendi yazdığı bir şiiri ya da metni sınıfta seslendirecek. Notlarınız karnenize doğrudan etki edecek, o yüzden derinliği olan şeyler bekliyorum," dediğinde Jisung’un zihni tamamen durdu. Sırasının altında duran o çizgili defteri düşündü. İçindeki tüm o satırlar, tüm o yangın artık sadece tek bir kişiye aitti. Ve o kişi, kendisini sabah arkasını bile dönmeden reddetmişti.

Zil çaldığında sınıftakiler hızla boşaldı. Jisung masasında tek başına oturmuş, defterinin sayfalarını dalgınca çeviriyordu. O sırada kapıdan giren gölgeyle başını kaldırdı. Sınıfta kimsenin kalmadığından emin olan Minho, elindeki dosyalarla içeri adım atmıştı.

"Hala çıkmadın mı?" dedi Minho, sesi her zamanki gibi düz ve otoriterdi ama gözlerinde sabahki o sertlikten çok, gizli bir huzursuzluk vardı.

Jisung defterini hızla çantasına tıkıştırırken, "Çıkıyorum şimdi, Lee Know başkan. Merak etme, evine de geç gelirim, gözüne batmam," dedi, sesindeki o kırgın sitemi gizlemeyerek.

Minho adımını tam geri atacakken durdu. Jisung’un bu mesafeli ve yaralı tavrı, içindeki o gizli hisleri adeta kamçılıyordu. Sınıfın kapısını hafifçe kapatıp Jisung’un sırasının önünde dikildi.

"Bana çocuk gibi trip atmayı bırak, Han," dedi Minho, sesi bu kez daha tok ve sarsıcıydı. "Sana kuralları söyledim. Ben sadece senin iyiliğin için—"

"Benim iyiliğim için mi?" Jisung hızla ayağa kalktı, aralarındaki mesafe bir anda kapandı. "Benim iyiliğim, o köprüde açtığın gedikten sonra beni bu şekilde ortada bırakmak mı? Ben sana içimdeki her şeyi döktüm Minho. Sen ise sırf o aptal kuralların ve duvarların arkasına saklanmak için beni görmezden geliyorsun."

Minho, Jisung’un bu çiğ dürüstlüğü karşısında yine o amansız sarsıntıyı yaşadı. Gözleri Jisung’un titreyen dudaklarına kaydı. İçinden bir ses, o duvarları tamamen yıkıp bu çocuğu buracıkta göğsüne bastırmasını haykırıyordu. O da deliler gibi bir şeyler hissediyordu, onun kokusunu duyduğunda kalbinin ritmi altüst oluyordu. Ama yapamazdı, kendini tutmak zorundaydı.

"Sana her hissettiğinin peşinden gidemeyeceğini söylemiştim," dedi Minho, ses tellerini zorlayarak soğuk kalmaya çalışırken. "Akşam eve erken gelmeyeceğim dedim. Sözümü dinle."

Minho arkasını dönüp sınıftan hızla çıkarken, arkasında bıraktığı o ağır sessizlik Jisung’un kalbine bir kez daha oturdu. Minho koridorda hızla yürürken elini kalbine götürdü. Göğsündeki o çatlak, Jisung her konuştuğunda biraz daha büyüyordu ve Minho bu gidişle o çelik duvarları ne kadar daha ayakta tutabileceğini kendisi de bilmiyordu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

15. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.