
Robot benim gerçek insan olup olmadığımı kontrol etti resmen. İrkilip korkması da tatlıydı. Robot aniden beni görmezden gelip kapıya doğru gitti. Tam çıkmak üzerindeyken omuzdan tuttup durdurdum.
Beyza: bir yere kaçmak yok.
Robot:......
Beyza: ilk önce bir robot nasıl ağlar ?
Robot: ne dediğinizi anlaşılmıyor
Beyza: hey! Numara yapma!
Robot: bir şey bilmiyorum
Beyza: nasıl? Demin ağlıyordun gözünden yaşlar geliyordu
Robot: yasak
Beyza: ne yasak?
Robot: yasak
Beyza: bi dakka anladım açıklaman yasak
Robot: .......
Beyza: bunu evet olarak görüyorum
Robot: ......
Beyza: peki evi nereden biliyorsun?
Robot: sistem dışı hareket etti
Beyza: ne? Kendi isteğiyle değil yani?
Robot: ........
Beyza: bunu da evet olarak görüyorum
Robot: gitme vakti
Beyza: hey bende geliyorum
Robot:..... dikkatli olunuz
Beyza: neden? Öldürecek değiller ya?
Robot: o kabul etmez
Beyza: kim?
Robot: o efendi
Beyza: anladım ona mı gideceksin?
Robot: evet
Beyza: benim de bir işim yok zaten senle geliyorum
Robot sessiz kaldı ardından birlikte yola çıktık. Kaldırımda robotun çok uzak olmayıp yakınında arkasından yürürken, bazı robotlar sanki uzaylı görmüş gibi tuhaf tuhaf baktılar. Hatta bazıları ben başka yola geçene kadar gözlerini benden başka yere çevirmediler. Bu durum beni korkutmaya başladı. Ne kadar ilerlersem ilerleyim hiç ama hiç insan yoktu. Ürpetici olmayan sevimli robotumuz aniden durunca bende sırtına çarpmış oldum.
Beyza: ne durdun?
Robot: geldik
Beyza: ne geldik mi? O kadar uzakta değilmiş
Demesine dedim ama ev ortalıkta yoktu. Bildiğin karşımda ağaçlar başka bir şey yok. Robot aniden yerden gizli geçiti açtığın da o an anladım. Evleri toprak altında! İçeriye girdiğimizde gene tuhaf şekilli duvarlar vardı önceki gibi. Karidorda yürürken robot hızlıca bana dönüp "git buradan" dediğinde ben inatlaşıp "gitmiyorum neler olduğunu öğrenmem lazım! Senin efendin de insan yasakladığına göre bir şey biliyor" dedim.
Robot: tehlikeli
Beyza: hallederim ben sonuçta dövüşmeyi biliyorum
Robot: tehlikeli
Beyza: ne yaparsan yap gitmiyorum
Robot:.....
O an robot tekrar önüne döndü. Biraz daha yürüdükten sonra mavi renkli kapının önünde geldik. Diğer kapıların renkleri beyazdı. Efendi olduğunu ettirmek için kapıyı mavi yaptırmış. Robotlar anlasın diye mi yaptı? Kapı yavaşça açılınca kocaman camın içindeki gerçek balıkları izleyen benim boynumdan uzun ürpetici robot vardı. Yanımdaki sevimli robotun boyununu geçiyordu. Ürtpetici robot önüne döner dönmez ani şimşek hızıyla karşıma gelip elini bıçak yapıp yüzüme doğruttuğunda sevimli robot onu durdurdu. O an her şey çok hızlı olduğu için korkudan irkilip adımlarımla biraz geri çekildim. Sevimli robot bana göz ucuyla bakıp "git lütfen" dediğinde sanki yalvarıyordu.
DEVAM EDECEK