İçeriğe geç

Son Hedef

Bölüm 23 · 2 dk okuma

Son Hedef

Bölüm 23

Bölüm 23

Aramaya Devam Et...

Emniyet binasının otoparkında, sivil aracının içinde tek başına oturan Başkomiser Baran Tekin, elindeki feneri not kâğıdına ve fotoğrafa odaklamıştı. Zihni, yorgunluğa meydan okuyan bir keskinlikle çalışıyordu. Alya, o karmaşık genetik tahrifatı ve trafonun üzerindeki o şahsi mesajı rastgele kurgulamamıştı. Fotoğrafta, Vecdi'nin masasına saplanan okun gövdesindeki kırmızı spiralin şekli ve nottaki "Adalet Beklemez" kelimelerinin daktilo benzeri yazı tipi, Baran’ın dikkatini çekti.

Kırmızı spiral, bir an için bir heykeli andırdı. Baran, Alya’nın sahte izleri ve lolipop ambalajıyla oynadığı bu takıntılı oyunda, her detayın bir anlamı olduğunu biliyordu. Spiral, bir zamanlar şehrin yasadışı dövüş kulüplerinin ve mafya infazlarının merkezi olan tarihi bir dokuma fabrikasının çatı katındaki eski bir su kulesinin şekline benziyordu. Not kâğıdının yazı tipi ise, dokuma fabrikasının eski ofislerinden birinde kalan antika bir daktilonun harf karakterleriyle eşleşiyordu.

"Dokuma Fabrikası... Çatı Katı," diye mırıldandı Baran, sesindeki takıntılı kararlılıkla. Alya, ona resmi kanıtların ve prosedürlerin geçersiz olduğu, kendi adaletini dağıttığı bir "İnfaz İni"nde bir randevu veriyordu. Baran, emniyete dönüp raporu açmak yerine arabasına binip motoru yeniden çalıştırdı. Arama izni yoktu, delil yoktu ama bu mesajla birlikte artık ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu.

Şehrin tarihi semtlerindeki derelict dokuma fabrikasının çatı katına sızan sokak lambası ışığı, tozlu zemindeki ayak izlerini ve tavan penceresinden sızan soğuk gece ayazını aydınlatıyordu. Baran, paslı çelik kapıyı usulca açıp içeri adım attı. Fenerini yakmadı; içindeki avcı içgüdüsü tetiğe basmıştı bir kere.

İçeride, Alya Karadağ, yeni mekanın sessizliğinde, bir zamanlar dokuma tezgahlarının olduğu tozlu makinelerin gölgeleri arasında bekliyordu. Kömür karası saçlarını sıkı bir at kuyruğu yapmış, siyah deri ceketi ve eldivenleriyle duruyordu. Ağzındaki vişneli lolipopu yanağına kaydırıp, duvara sapladığı ilk okun gövdesine kırmızı spiral çiziyordu.

"O kuralcı bir polis, kuralına göre hareket etmenin bedelini kapıda bekleyerek ödesin," demişti Alya, Karadağ malikânesinin kapısında onu bekletirken. Ama şimdi, Baran, kendi elleriyle o kapıyı kırmak isteyeceği bir sebep vermişti. Alya, onu resmi yollardan bulamayacağını biliyordu. Şimdi, onu şahsi yollardan aramaya ikna etmeliydi. Kendi elleriyle kuralları çiğnemesini sağlayacak bir yüzleşme...

Baran, elindeki Glock’u çekip namluyu Alya’ya doğrulttu. "Oyun bitti, Karadağ. Adalet sistemi, lolipop ambalajları ve kırmızı kurdeleli oklarla dalga geçmene daha fazla izin vermeyecek."

Alya lolipopunu yeniden ağzına atıp gülümsedi. "Sistemi hiçe saymıyorum, Baran. Sistemi tamamlıyorum. O hedefler adaletin unuttuğu yerlerdi Baran. Ben sadece eksik parçaları tamamlıyorum."

İki avcı arasındaki mesafe yirmi metreye düşmüştü. Alya, yayın kirişine ilk karbon oku çoktan yerleştirmişti. Baran’ın kuralcı zihni, Alya’nın bu şahsi yüzleşme çağrısı ve adalet anlayışı karşısında bir kez daha sınanıyordu. Çember daralıyordu; hem Vecdi’nin imparatorluğu hem de Alya’nın kendi adaletini dağıttığı o karanlık dünya için geri sayım başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.