İçeriğe geç

Son Hedef

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Son Hedef

Bölüm 14

Bölüm 14

Güneşin ilk ışıkları Sancak malikânesinin kırık camından içeri sızarken, Vecdi Sancak çalışma masasının başında kaskatı kesilmiş halde duruyordu. Masanın tam ortasına, asırlık ceviz kaplamayı yararak saplanmış siyah karbon oka dokunmaya bile cesaret edemiyordu. Okun ucundaki kırmızı spiral desen ve hemen yanına iliştirilmiş boş vişneli lolipop ambalajı, yeraltı dünyasının en acımasız adamının sırtından soğuk terler boşanmasına yetmişti.

Yıllardır kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği yatak odasının bir kat altında, onlarca silahlı korumanın burnunun dibinde gerçekleşmişti bu baskın. Alya sadece bir mesaj göndermemişti; istese o okun hedefini ahşap masa yerine Vecdi’nin şakağı yapabileceğini açıkça kanıtlamıştı.

"Tüm güvenliği iki katına çıkarın!" diye kükredi Vecdi, elleri titreyerek purosunu yakmaya çalışırken. "Konağın etrafında uçan kuşu bile vurun! O kızı bulun, hemen!" Sesindeki o eski otoriter tondan eser kalmamış, yerini çiğ bir panik almıştı.

Aynı saatlerde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün bodrum katındaki sorgu odasında soğuk ve basık bir hava hâkimdi. Tek bir floresan lambanın aydınlattığı metal masada, önceki gece eli okla delinmiş olan yaralı tetikçi oturuyordu. Karşısında ise ceketini çıkarmış, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamış Başkomiser Baran Tekin vardı.

Baran, masanın üzerine ağır bir dosya bıraktı; ardından şüphelinin sargılı eline sert ve delici bir bakış fırlattı.

"Seni o sokakta kimin delik deşik ettiğini resmi kayıtlara 'faili meçhul sokak kavgası' olarak geçtim," dedi Baran, ses tonunu tehlikeli bir sakinlikte tutarak. "Ama ikimiz de biliyoruz ki seni o direkte çivileyen şey sıradan bir kavga değildi. Vecdi Sancak’ın seni o sokağa kimi öldürmen için gönderdiğini tek tek anlatacaksın."

Tetikçi yutkundu, gözlerini kaçırarak direnmeye çalıştı. "Ben bir şey bilmiyorum Komiser. Karanlıktı, kimin ateş ettiğini görmedim..."

Baran aniden öne doğru eğilip iki elini masaya vurdu; metalin çıkardığı yankı odayı doldurdu. "Bana masal anlatma! Vecdi’nin Karadağ ailesinin yeni liderine pusu kurduğunu biliyorum. Ama benim derdim o kızın kim olduğu değil; Vecdi’nin bu şehirde başlattığı kanlı savaş. Eğer şimdi konuşmazsan, seni o çatıdaki avcının önüne tek başına atarım. Bakalım ikinci ok nereye saplanacak?"

Tetikçinin yüzündeki kan çekildi. Çatıda gördüğü o pembe saçlı gölgenin ve gözünü kırpmadan kirişi bırakan kızın korkusu, polisin tehdidinden çok daha ağırdı. Adam titreyen dudaklarıyla başını öne eğdi ve Vecdi’nin liman sevkiyatları ile konseyi devirme planlarını tek tek itiraf etmeye başladı.

Baran ifadeleri dinlerken bir yandan da cebindeki vişne kokulu plastik çubuğa dokunuyordu. Çember daralıyordu; hem Vecdi’nin imparatorluğu hem de Alya’nın kendi adaletini dağıttığı o karanlık dünya için geri sayım başlamıştı.

Bölüm sonu

1 yorum