İçeriğe geç

Son Hedef

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Son Hedef

Bölüm 13

Bölüm 13

Çatılardan süzülen gece ayazı Alya’nın yüzünü yalayıp geçerken, ağzındaki vişneli lolipopun çubuğunu parmaklarıyla çevirip sırıttı. Komiseri arkasında bıraktığı o sokak çoktan geride kalmıştı; şimdi asıl hesaplaşmanın, yani Vecdi Sancak’ın uykularını kaçıracak asıl hamlenin sırasıydı.

Alya, Boğaz’a bakan yüksek güvenlikli Sancak malikânesinin arka bahçe duvarına bir kedi sessizliğiyle tırmandı. Meltem çoktan konağın tüm çevre kameralarını döngüye almış, lazer sensörleri devre dışı bırakmıştı. Alya sırtından özel olarak hazırladığı, gövdesine kırmızı spiral çizilmiş o oku çıkardı. Yayını gerip nefesini tuttu; hedefi Vecdi’nin çalışma odasının ikinci katındaki kalın camıydı. Kirişi bıraktığı an karbon ok camı tuzla buz ederek içeri daldı ve Vecdi’nin masasının tam ortasındaki antika ahşaba, üzerinde sallanan kırmızı kurdele ve boş bir vişneli lolipop ambalajıyla birlikte saplandı. Odanın hemen dışındaki korumalar içeri dalana kadar Alya bahçe duvarının ardında, karanlığın içinde çoktan kaybolmuştu bile.

Aynı saatlerde sokaktaki çatışma alanına ulaşan takviye polis ekipleri ve ambulansların mavi-kırmızı flaşörleri ıslak asfalta vuruyordu. Olay yeri inceleme ekipleri yerdeki yaralı tetikçileri kelepçelerken, Başkomiser Baran Tekin omzundaki yırtığı çaktırmadan ceketinin yakasını düzeltti.

Gözü elektrik direğinde hâlâ titreyen siyah karbon oka takıldı. Yanına yaklaşan nöbetçi komiser yardımcısı şüpheyle etrafa bakıp sordu:

"Başkomiserim, telsiz anonsunu alır almaz geldik. Bu herifleri tek başınıza mı indirdiniz? Çatışma ihbarı çok büyüktü."

Baran, eldivenlerini takıp hızlı bir hareketle direkteki oku yerinden söktü. Oku ekibin göremeyeceği bir açıyla kendi uzun paltosunun iç cebine kaydırdı; yerdeki kovanları işaret etti.

"Sıradan bir çete pususu," dedi Baran, sesini olabildiğince düz ve resmi tutarak. "Bölgede devriyedeydim, beni kıstırmaya çalıştılar ama erken müdahale ettim. Direğe saplanan şey de seken bir demir parçasıydı, önemli bir delil yok. Şüphelileri hemen emniyete çekin, ifadelerini bizzat ben alacağım."

Baran, amirlerinin veya savcılığın Alya’nın bu olaya karıştığını ve kendisini resmen kurtardığını öğrenmesini istemiyordu. Eğer emniyet bu okçunun peşine kitlesel bir operasyonla düşerse dava resmiyet kazanacak, masadaki mafya patronları da kızın yerini polisten önce bulacaktı. Bu düğümü kendi elleriyle, kanunla çözmeye kararlıydı.

Aracına binen Baran, torpido gözüne sakladığı vişneli şeker çubuğunun yanına paltosundan çıkardığı o siyah karbon oku koydu. Aynaya baktığında hem yüzündeki öfkeyi hem de bu çılgın kıza karşı engelleyemediği o tehlikeli merakı görüyordu.

Bölüm sonu

1 yorum