İçeriğe geç

🌊Son Fener Bekçisi🌊

Bölüm 1 · 1 dk okuma

🌊Son Fener Bekçisi🌊

Bölüm 1

Sis ve Gözden Kaybolan Ada

Sayfa 1: Sis ve Gözden Kaybolan Ada ​Kuzey Atlas’ın hırçın sularında, haritaların kenarına sıkışmış, ismi zor anılan bir nokta vardı: Sıfır Noktası Feneri. Bu fener, sadece kayıp denizcilere değil, aynı zamanda geçmişin unutulmuş bir efsanesine de yol gösteriyordu. Ada, yılın büyük bir bölümünde o kadar yoğun bir sis perdesi altındaydı ki, yerel halk onu ‘Gözden Kaybolan Ada’ diye adlandırmıştı. İçerideki tek yaşam belirtisi, 45 yıldır bu yalnız kayalığı evi bilmiş olan Ezra Blackwood’du. Ezra, yüzünde zamanın deniz tuzunu, gözlerinde ise binlerce fırtınanın yorgunluğunu taşıyan bir adamdı. Görevinin sonuna geliyordu. Yeni, tam otomatik bir sistem birkaç hafta içinde devreye girecek ve Ezra’nın asırlık nöbeti sona erecekti. Bu bitiş, bir rahatlama değil, tam tersine derin bir huzursuzluk getiriyordu. O, sadece bir bekçi değil, bu adanın sessizliğinin bir parçasıydı. Fenerin tepesindeki dev kristal lensin titrek ışığı, bu sabah sanki her zamankinden daha karamsar yanıyordu. Aşağıda, iskeleye yanaşan küçük bir araştırma teknesinin motor sesi duyuldu. Bu, Ezra’nın beklediği ses değildi. O, son günlerini yalnız geçirmeyi planlamıştı. ​Tekneden inen genç bir kadın figürü, sırt çantasının ağırlığına rağmen çevikliğini koruyordu. Dr. Elara Vance, Boston Üniversitesi’nde genç ve parlak bir deniz tarihçisiydi. Saçları rüzgârda uçuşuyor, kararlı bakışları ise sisin ötesini görmeye çalışıyordu. Elara, sıradan bir akademik gezi için gelmemişti. O, yıllardır üzerinde çalıştığı, "Deniz Tanrısının Gözyaşları" olarak bilinen, efsanevi bir eser arıyordu. Yerel rivayetlere göre bu eser, yalnızca belirli bir ay döngüsünde, Sıfır Noktası Feneri'nin hemen altındaki mağarada gün yüzüne çıkıyordu. Elara, son üç ayda bölgedeki tüm eski seyir defterlerini ve kayıp gemi günlüklerini taramış ve nihayet efsanenin izini sürmüştü. Adaya yaklaştıkça, soğuk hava göğsünü sıkıştırıyor, ancak buluşma ihtimali onu içeriden ısıtıyordu. Teknenin kaptanı homurdanarak yükleri indirmeye başladı. "Hava sertleşiyor doktor. En fazla üç gün kalırım. Geldiğime pişman olacaksınız," diye mırıldandı. Elara sadece gülümsedi. "Pişman olmak mı? Ben hayatım boyunca bu anı bekledim."

Bölüm sonu

1 yorum