İçeriğe geç

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 7 · 5 dk okuma

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 7

ÜÇ SİLAHŞÖRLER

Platoniğimin Azer olduğunu düşünmemin üzerinden iki hafta geçmişti, bu iki hafta içerisinde yaptığım tek şey ders çalışmak olmuştu. Lise 3'e gidiyordum ve seneye sınav senemdi, senenin başında olmamıza rağmen konuları sıkı tutmalıydım. Çalışma masamdan kalkarken bu ani kalkışıma karşı başım döndü ve gözlerim karardı. Bu çok sık olan bir şeydi, garipsemedim. Okuldan içeri girerken içimi tekrardan kara bulutlar kapladı, okul denen şu mekana severek giren bir insan evladı var mıdır acaba ya? "Bence platoniğin Azer değil, yoksa anlardın şimdiye kadar." Busenin cümleleri mantıklı geliyordu, hem platoniğim Azeri kıskanıyordu. Kendi kendini kıskanıcak hali yoktu ya. Zaten kaç gündür bana yazmıyordu ve birazcık merak ediyordum onu. Buseye onay vererek telefonumu cebimden çıkartıp ona yazdım. Rana: yaşıyor musun? Rana: kaç gündür yazmadın Platoniğim: Merak mı ettin Rana: evet? Platoniğim: Bu seferde Rana hanım yazsın diye bekledim Platoniğim: Beklemez olaydım tam 5 gündür konuşmuyoruz Rana: yuh o kadar oldumu ya Rana: sorry Platoniğim: Elin nasıl oldu? Rana: sen nerden biliyorsun? Tuvalette sıkışık kalıp elimi kanattığımı bilmiyordu, gerçi nerdeyse kimse bilmiyordu. Platoniğim: Ben biliyorum Platoniğim: Hatta seni kimin ittiğini de biliyorum Rana: kimmiş? söyle Platoniğim: Azerden uzak dur güvenilir biri değil Rana: allahın liseli ergeninden bahsediyoruz nesi güvenli değil Platoniğim: Mafya seri katil demiyorum Rana sadece güvenilir değil Rana: peki sen güvenilir misin? Rana: karşıma çıkamaya bile cesaretin yok Rana: madem iki senedir beni seviyorsun Rana: tuvalette yanıma gelen neden sen değildin? neden azer geldi Platoniğim: Rana Rana: boşuna yorma kendini gidiyorum ben görüldü ~ Nihayet bu günü de bir şekilde atlatmıştım. "Yarın'a olan ödevinizi unutmayın çocuklar." Sınıftakiler hep bir ağızdan 'tamam hocam' derken bıkkınlıkla gözlerimi devirdim. Zaten sekiz saat okuldaydık bide evde yapmamız için ödev veriyolardı, ben evde okulu düşünmek istemiyordum. Buse ve Yağızla çıkışa doğru yürürken ikisi gülerek sohbet ediyorlardı. Aslında ikisinin yanında üçüncü kişi olarak kalıyordum. Sonuçta sevgililerdi, evet okulda elimden geldiği kadar onları yalnız bırakmaya çalışıyordum ama yinede kötü hissediyordum. "Çocuklar siz gidin ben kalemliğimi sınıfta unutmuşum." diyerek yanlarından ayrıldım. Bana cevap verip yürümeye devam ettiler, gerçekten çok yakışıyorlardı, bir ara hatırlatında onların tanışma hikayesini anlatayım. Buse ve Yağız dahada ilerlesin de onlara yetişemeyeyim diye okulda bir tur atmaya karar verdim, okul boştu ama ışıklar hala yanıyordu. Üst kata çıktım ve iki erkeğin gülme sesini işittim. Bir sınıfın içindeydiler. Gizlice sınıfa doğru gidip dikkatlice kim olduklarına baktım. İki değil, üç kişilerdi. Azer ve iki arkadaşı, Savaş ile Kuzey. İkisinin de okuldaki varlığını unutmuştum. "Bu Pelinde musallat oldu abi sana, bu not ne? Hayatımda daha kötü bir şey okumamıştım." Kuzeyin dediklerine kaşlarımı çattım. Azer gülerken aklıma gelen şeyle duraksadım. Pelini bugün konuşurken duymuştum, Azere pahalı marka bir parfüm almıştı hediye olarak, yanına da bir not yazmıştı. Dalga geçtikleri not buydu. "Güzel kokuyormuş ama," Dedi Kuzey. "Al senin olsun ben de bundan var zaten," dedi Azer parfümü Kuzeye vererek. Hala onları izliyordum. Savaş sessizliğini bozarak konuştu, "Kıza karşı bir şey hissetmiyorsan söyle ona, boşuna peşinden koşmasın." Hay ağzını öpeyim Savaş. "Köpek gibi peşimden koşması hoşuma gidiyor oğlum, kız güzel o ayrı ama işim olmaz." "Diğerine noldu?" diye sordu Kuzey. "O da koşacak peşimden, o kadar kahramanlık yaptım sonuçta değil mi?" Kuzey kahkahayı patlatarak cevap verdi. "Benim hakkımı yeme ama, kızı tuvalete itip dedikoduyu çıkarma planını ben yaptım." Ben şokla duvara yaslanırken elimi ağzımın üstüne kapattım. Demek beni zorbalamak, eğlenmek için yapmıştı. Beni Azer itmişti. Nasıl bir oyunculuktu bu? "Ne?" Savaşın kızgın sesini duydum. "Kızı siz mi tuvalete ittiniz, ha bide dedikodusunu çıkardınız? Utanmıyor musunuz siz hiç?" Savaş sinirle konuşurken iyice duvara sindim. "Noluyo kardeşim sakin, bi kereliğine bir şeydi eğlenmek istemiştik," Kuzey Savaşı sakinleştirmeye çalışarak konuştu ama pek işe yaramamıştı. "Kızları kullanmayı bırakın, biraz adam olun." Savaş evlenelim mi? Konuşmaya bak buz gibi eridim kaldımı böyle sek erkek? Savaş sinirle yürüyünce sınıftan çıkıcağını anladım ve bende hemen oradan uzaklaştım. Merdivenden inip aşağıda Savaşın inmesini bekledim. O indikten sonra gidicektim. Merdivenin altında dururken merdivenden inme sesini işittim. Birazdan yanımdan geçip gidicekti, arkam dönük bir şekilde duruyordum. Bana doğru yaklaştığını hissederken durdu ve eliyle çantamın fermuarını kapattı, olamaz ilkokul çocuğu gibi çantamım fermuarını açık mı unutmuştum? "Açık kalmış." Dedi Savaş kısa ve net bir şekilde. Ardından yüzüme bile bakmadan yanımdan geçip gitti. Arkasından bakakaldım bende. ~ "Bence bir iki yüzlük fişeklersin bana?" Evet saat akşam 10 ve Aydın ailesinde para dilenme saatiydi. "13 yaşında iki yüz lirayı ne yaptığını çok merak ediyorum oğlum." Dedi annem elinde meyve tabağı ile salona girerken. "Bir dondurma olmuş 40 lira anne hemen bitiyor param." Tuna bıkkın bir şekilde nefes verirken bende ona hak verip içimden ekonomiye sövdüm. Canım babam bana ve Tunaya harçlık verdikten sonra ailecek meyve yiyip odalarımıza dağılmıştık. Bügün yaşananlardan dolayı hala çok sinirliydim. Bu tabikide yanlarına kalmayacaktı, Savaşçığım dışında o iki gerizekalıdan intikam alıcaktım. Eve varır varmaz Buse ve Yağıza her şeyi yetiştirmiştim zaten. Yağız arkadaşlarını toplayıp onları dövmeyi teklif etmişti ama tabikide kabul etmemiştim. Fiziksel değil onlara psikolojik şiddeti yaşatacaktım. Yatağımda yatarak onlara neler yapacağımı hesap ederken telefonuma bir bildiğim düştü. Platoniğim: Çok güzel kokuyorsun Rana: Polis köpeği gibi beni mi kokladın sen? Platoniğim: Tenefüste yanından geçerken kokunu almıştım Rana: anladım Platoniğim: Fizik ödevini yaptın mı? Rana: kahretsin Rana: tamamen unutmuşum Platoniğim: Bir fotoğraf gönderildi. Platoniğim: Sabah kağıdına geçirirsin Rana: gerçekten çok teşekkür ederim Rana: bir şekilde imdadıma yetişiyorsun Platoniğim: Şu tuvalet meselesinde sana yardım edemediğim için kızmakta haklıydın Rana: o konuyu hiç açma.. Rana: çok sinirliyim zaten Platoniğim: Bir şey mi oldu? Rana: yapana hala sinirliyim ondan Platoniğim: Ben de Rana: bu arada Rana: sana şimdiden bir spoiler vereyim Rana: yarın çekirdek getirmeyi unutma Rana: okulda hepinize süper komik şeyler izleteceğim Platoniğim: Beni korkutma Platoniğim: Peline full hd işkence falan mı ediceksin Platoniğim: Yapma Rana: sen bana aşıksın kendine gel benim arkamda olmalısın! Rana: ayrıca konunun pelinsucuğumla bir alakası yok Rana: ve hayır kimseye işkence etmicem.. Platoniğim: Rahatladım. Platoniğim: Başını derde sokma diye tüm gün etrafında dolanacağım desene Rana: iyice etrafıma bakıcağıma emin olabilirsin Platoniğim: Bak sen bakalım Rana: neyse, ben yatanzi Platoniğim: İyi geceler rana Rana: sanadaa görüldü

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.