İçeriğe geç

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 5 · 6 dk okuma

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 5

TARTIŞMA

Pelin hala karşımda dikilirken tüm okulun ortasında, ona vereceğim cevabı bekliyordu herkes. Tabiki bunu inkar edip öyle bir şey olmadığını söyleyecektim. "Bana cevap ver!" Pelin yüksek sesle bana emir verirken içimden buna sinirlenip büyük bir kahkaha patlamıştım. Aniden Yağız ve Buse yanıma gelirken yalnız olmadığımı hatırladım. Buse sol, Yağız ise sağ yanıma geçerken alaylı ifademi takındım. "Cevap vermezsem ne olur?" Üzerine gittiğimin farkındaydım ama umurumda değildi. Pelin hızla üzerime atılırken geri çekilmedim, ondan korkmuyordum. Ayrıca okulun ortasında bana saldıramazdı. O müdürün kızıydı eğer böyle bir şey yaparsa babası ona kızardı. Babasının biricik kızı. Pelinle aramızda 1 adım kadar mesafa kaldığında kimsenin duyamayacağı şekilde konuştum. "Bunlar doğru değil, baş başa konuşmalıyız." sakinlikle söylediklerim onu bir nebze olsun rahatlatmış mıydı bilmiyordum ama hala aynı ifade ile bana bakıyordu. "O herif seni becerdi dimi!" Bu benim için son damla olmuştu. Namusuma laf etmişti. Pelini omuzlarından ittirerek yere düşmesini sağlarken üzerine çullandım ve sol elim ile onu saçlarından tutup yarım yamalak ayağa kaldırdım. Pelin çığlık atarken kimseden ses çıkmıyordu. Kalabalığa bakarak konuştum, "Bu boktan dedikodular doğru değil! Bilip bilmeden o sik kadar beyniniz ile insanların namusuna laf edip iftira atmayın!" Pelinin saçını daha da sert çekerken saçını tutma işini sol elimden sağ elim devraldı. Sağ elim acıyordu ama bu şu an aklıma bile gelmiyordu. Pelin dudaklarını araladığında, "Kim bilir kaçıncı seferindi! Senin ifşan da yayılır yakında!" dedi Pelin. Tüm gücümle yüzüne sert bir tokat attığımda Pelinin saçları sağ elimden kayıp bedeniyle birlikte yere düştü. Pelin tokadımın etkisiyle yerde yatıyordu ve bir eli yanağındaydı. "Herkesin içinde hem cinsine nasıl böyle şeyler diyebiliyorsun sen! İkimiz de birer kadınız ya, bizim birbirimize destek olmamız gerekirken senin yaptığına bak!" Sinirden gözlerim dolmuştu ve bağırarak konuşuyordum. "Ya ben sonuna kadar hak etmene rağmen sana tokat atmaya tereddüt ettim kadınsın diye! Nasıl bir insansın sen! Kaç yıldır aramız kötü evet, ama bu kadar da olmaz. Beni sevmiyorsun diye bana bunu yapmaya hakkın yok!" Avazım çıktığı kadar bağırıyordum, sinirim asla geçmemişti. Pelin elini yanağından çekerek göz yaşları içinde ayağa kalktığında gözlerimin içine bakıyordu. "Özür dilerim," titrek ve mahcup sesi içimde ki siniri yatıştırmaya nebze yardımcı olmazken gözlerine nefretle bakmaya devam ettim. "Rana, yemin ederim çok sinirlenmiştim. Ağzımdan çıkanı kulağım duymadı." Doğru söylüyordu, onu az çok tanıyordum lakin yerine ben olsaydım asla böyle bir şey yapmazdım. Bana ne hakla öyle şeyler demişti? Hem de herkesin içinde! "Bundan sonra en büyük düşmanım sensin Pelin Sancar!" Son sözlerim bu olmuştu çünkü iri bir el aniden elimi kavramıştı. Sol elimi kavrayan el bir an içimi ısıtırken soluma baktım ve Azerin öfkeyle bakan gözlerinin Pelinin çehresinde dolaştığını gördüm. Azer gözlerini kalabalığın içinde gezdirirken, "Doğru olmayan şeyleri okul gibi bir kurum da yayıp bizi rezil etmeye çalışıyorsunuz fakat rezil olan biz değil, müdürün gözünde sizsiniz." dedi. Azer Pelin dahil herkese tiksintiyle bakıyordu. Bu kadarını hak etmemiştik. Azer beni elimden yavaşça çekip okulun çıkışına götürürken nefes bile almadan etrafımda ki tepkilere bakıyordum. "Azer, Rananın elini tutup okuldan çıkarken benim sıfad-ı eşgal ül dündariye e tevvekkül-ü şakkakkuliye." Korayın dediklerine gülmek istesemede buna vaktim olmamıştı çünkü çoktan önünden geçip gitmiştik. Peline saldırmam üzerine Buse ve Yağız bir şey yapmamışlardı. Bunu hak etmişti. Şimdi ise yanıma gelmeyeceklerini biliyordum. Yalnız kalmamızı istemişlerdi. Azer öfkeli adımlarını nihayet okulun duvarının önünde durdurduğunda derin bir nefes aldım. Azer bir an da beni duvarla arasına alırken nefesim kesilmişti. İki eli yanlarımdan duvara sabitliyken üzerime eğilip anlını anlıma yasladı. Kalbim normalin iki katı kadar kan pompalarken bunu duymaması için içimden dua ettim. "Çok öfkeliyim." dedikleri kalbime inerken anlamamıştım çünkü aklım düşünme yetisini kaybetmişti. Kendimi zar zor toparlarken karşılık verdim, "Ona vurduğuma pişman oldum." sözlerim Azeri şaşırtırken doğruları söylüyordum. Keşke yalnız kaldığımızda bunu yapsaydım, herkesin içinde böyle bir şeyin yaşanmasını asla istemezdim. Çok mu abartmıştım? Bana söyledikleri olmasaydı kendi açısından haklıydı fakat söyledikleri yutulur tarzda değildi. "Pişman olmamalısın, daha fazlasını yapmadığına dua etsin." "Senin ona karşı olan bu sinirin ne?" Ona da iftira atılmıştı ama bunun Pelin ile bir alakası yoktu. "Sana yapılan bana da yapılmıştır." Başladı yine yalan makinası. "Allah Allah, öyle mi?" biraz yavşaklıktan zarar gelmezdi değil mi? "Öyle, hatta şu an sakinleştim. Sayende." "Ben zaten sakindim." "Ona nasıl tokat attığını gördüm, evet çok sakindin." hayatımda ki attığım en sert tokattı. Yani pek kişiye tokat atmamıştım ama çok da olmasa da canı yanmıştı. Bu düşünce vicdan balonlarımın bir bir patlamasına neden olurken yüzüm düşmüştü. "Sen otur,"dedi Azer önümüzdeki bankı işaret ederek. Doğrulmuştuk ikimizde. "Ben sana bir su alıp geleceğim." onu durdurmadım ve dediği gibi banka oturdum. Telefonumu elime alırken şaşırmamıştım. Platoniğim devredeydi. Platoniğim: Bu dedikoduyu yayan kimse bulman için elimden geleni yapacağım Platoniğim: Söz Rana: bunu az önce bana dedikodulara inandığını doğrulayan, beni suçlayan bir mesaj gönderen biri mi söylüyor? Platoniğim: Yanlış anladın Platoniğim: Rana Platoniğim: Öyle demek istememiştim Rana: biliyor musun Rana: umurumda bile değilsin Rana: siktir git ve bana sakın bir daha yazma Sohbetten çıkarken tekrardan sinirlenmiştim. Birkaç gündür onunla konuşuyordum ve bana karşı hisleri olduğunu iddia ediyordu? Bu dedikleri de neyin nesiydi! �� "Ee sonra ne oldu?" Busenin heyecanla sorduğu soruya göz devirdim, bu kız ne bekliyordu ki? Öpüşmemizi falan mı? Buse bize gelmişti ve birlikte son birkaç günün kritiğini yapıyorduk, oldukça komik ve eğlenceli geçiyordu fakat Buse ikide bir Azer ile "aşırı" yakıştığımızı vurgulamasa daha iyi olacaktı. Azeri henüz çok yeni tanıyordum ve böyle şeyler söz konusu bile olamazdı. Buseye ne kadar dil döksem de bunu anlatamamıştım. Pelin konusunda Buse ben gittikten sonra Pelinle herkesin içinde konuşmuş, içimde tuttuklarımı söylemişti. Fazla ileri gitmişti ama amacı beni korumaktı, klasik Buse işte. "Kanka Pelin yapmadıysa kim yaptı?" Buse olan biteni biliyordu, Yağız da aynı şekilde. "Başıma gelenler geldi geçti fakat okulda yayılan dedikodu akıl karı değil. Bunları yapan her kimse başımıza başka bir bela da açabilir." Kolunda yılan dövmesi olan adama karşı dikkatli olmalıydık. "Bu korkunç, ya sana takıntılı biriyse?" Busenin sorusu beni düşündürdü fakat bu olamazdı bana takıntılı olsa başka bir adam ile dedikodumu yaymazdı, sanırım. "Bu konu üzerine daha fazla düşünmeyelim. Uyuyalım artık hadi." Buse bizde kalıyordu bugün ve yanımda uyumuştu. Beni uyku tutmazken telefonda uğraşıyordum. Telefonuma düşen bildirim ile duraksadım ve gelen mesajın Platoniğimden olduğunu gördüm. Hızla yukarı kaydırırken mesajı okumadım bile. Ard arda onlarca mesaj atınca dayanamayıp baktım. Platoniğim: Yemin ederim ki yanlış anladın Platoniğim: Benim kim olduğumu anlama diye öyle dedim Platoniğim: Olmadığım biri gibi davranmak zorunda kaldım Platoniğim: Korktum tamam mı Platoniğim: Sinirle sana yazsaydım kim olduğumu anlardın Platoniğim: Ben de ne yaptığımı düşünmeden sinirimi farklı bir şekilde çıkardım Platoniğim: Sonuna kadar haklısın Platoniğim: Özür dilerim Rana öyle dememem gerekiyordu Rana: sakin Rana: bir genç kıza nasıl böyle bir imada bulunabilirsin her ne olursa olsun bu çok yanlış Rana: Peline ne yaptığımı gördün değil mi Rana: bir gün karşıma çıkarsan eğer bunun intikamı olarak sert bir tokat atıcam sana Platoniğim: Senden gelen her şey kabulüm Rana Platoniğim: Ayrıca hak ettim yap istediğini Rana: seni tanıyor muyum Platoniğim: Hayır Rana: tanıyorum Platoniğim: Tanıyorsun

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.