Sabahın köründe lanet alarmımın sesiyle gözlerimi araladım. İçimden küfüler saydırarak yatağımdan kalktım ve banyoya girdim. Yüzümü yıkayıp kirazlı lipbalmımı dudaklarıma sürdüm, hazırdım. Makyaj kullanmıyordum, doğal güzellikten yanaydım. Bir saniye, bir saniye. Güne böyle başlayacağımı mı düşünüyorsunuz? Yanılıyorsunuz millet! Bir Rana Aydın asla gününe bu kadar sıkıcı bir şekilde başlamaz. Alarmım çalarken gülümsedim, zaten uyanıktım. Alarmdan 10 dakika önce kalkmak huyumdu, her zaman ilk olmalıydım. Elimi telefonuma atarken elimde aldım ve alarmı hızla kapattım. Telefondan youtube'a girerek Serdar Ortaç - Karabiberim açtım ve hızla dolabıma yöneldim. Okul üniformalarını çoğu kişi aksine seviyordum, bizim okulun ki sade ve hoştu. Fakat bugün canım okulun kazağıyla beyaz bir pantolon giymek istemişti, bende öyle yapmıştım. Yeşile kaçan mavi gözlerimede hızlıca bir maskara sürdükten sonra hazırdım. Ayrıca, kolejde okuyordum. Hayır, hayır, burslu değil. Baba parası tabiki! Babam cerrahtı ve iyi kazanıyordu, annem ise kadın doğum uzmanıydı. Mükemmel ikili ama dimi? Okul ilk başladığında müdürün oğlu ile aşk yaşama hayalleri kurmuştum, bir wattpad hikayesi fena olmazdı. Ama, müdürün bir oğlu yoktu, kızı vardı. Pelin. Benim değimim ile Pelinsu. Allah aşkına tam zengin ismi değil mi? Her neyse, bu kadar dedikodu yeterli. Şimdi okul vakti. Arkada şarkı çalmaya devam ederken üstümü giymiştim bile, tam kapıya yaklaşacakken içeri onun girmesi bir oldu. Tuna. Namı değer 'doğal afet'. Erkek karddeşim, maalesef ki Tunaydı. 7. sınıf ergeni. "Okulum dokuzda başlıyor ama ben her seferinde senin yüzünden saat 7 de kalkıyorum." Ee, napim? Ayrıca, neden bu kadar sakin konuşuyordu ki? "Okulun 9 da mı başlıyor senin! Oy küçük bebe," diye yanaklarını sıktım ve onunla dalga geçtim. Tuna ellerimi yüzünden çekerken sinsi bir şekilde gülümsedi ve cebinden bir kağıt çıkardı. Hala bana bakarken kağıdı açıp yüzüme tuttu. No, no, no. Acil alarm. Bu arizona kertenkelesi benim uyarı kağıdımı bulmuştu. Sınıftan bir kız ile bağıra bağıra tartışmıştık ve ben 'bir daha olursa disiplinlik olursun' tarzı bir uyarı kağıdı almıştım, bir şekilde annemlere yalan söylemiştim ve sıyrılmıştım. Yine günlük rütin şaka. "Sen..." Ben sinirle ona doğru bakarken üzerine atıldım ve günlük rutinimizi sürdürerek dövüştük. ☀️ 0539******: Seni ilk gördüğümde saçlarının ense kısmı maviydi 0539******: O zamanlar modaydı ve birçok kişide vardı 0539******: Ama en çok sana yakışmıştı, o kadar güzeldin ki 0539******: Fakat şimdi daha güzelsin küçük hanım. Mesajları okurken hızla numarayı kaydettim. Rana: are you passing taşak with me? Yarram: Regl misin? Rana: ney Yarram: Regl diyorum, beyaz pantolon giymişsin bide Yarram: Domatesin üzerine oturmuşsun gibi gözüküyor Gözlerim hızla büyürken hemen elimi götüme attım ve yokladım. Pantolonumda kan olma düşüncesi içimi kavururken rahatladım. Güvendeyiz Rıza baba. Regl olmama daha 8 gün vardı. Rana: at yalanı sikeyim inananı Yarram: Okulda görüşürüz. Görüldü✔✔ Telefon elimde sosyal medayada gezerken okula girdim ve yürümeye devam ettim. Tam o anda bir bedene tosladım ve geriye doğru sendelendim, tam düşeceğimi hissettiğimde iri bir el belimi kavradı ve düşmemi engelledi. Güvende olduğumu anladığım an beni tutan kişiye baktım, kim bu sik? Hemen toparlanırken çocuğun kollarından ayrıldım. İki saat boyunca ona bakacağımı düşünmediniz herhalde? "Kimsin?" diye sordum ters bir ses ile. Telefonumu cebime atarken ona döndüm. "Bahattin Süleyman." Ne? "Ne?" Bu kadar yakışıklı bi çocuğa bu ismi mi vermişlerdi? "Şaka." dediği an derin bir nefes alıp rahatladım. Bahattin Süleyman mı? "Çok komikmiş." deyip sinir bozucu bir ifade ile gülümsedim. Ardından hızlı oradan uzaklaşırken sınıfıma yöneldim. Koridorun sonunda beni izleyen Pelini görmem ile durdum. "Ondan uzak duracaksın!" Pelinin sinirle dediği şeye gözlerimi devirdim. Şimdi ben o çocuğa daha da yakın olmaz mıydım? Olurdum. "Durmazsam iki üç tane arkadaşını toplayıp, ay pardon, popülerlik için yanında olan arkadaşlarını toplayıp beni tuvalette sıkıştırıp döver misiniz?" dediğim şey ile bir süre duraksadı ve kaşlarını çattı, cevabı gecikmedi. "İstersem yapabileceğimi biliyorsun!" Pelinin yüksek sesle konuşmasından dolayı neredeyse tüm okul bizim tartışmamızı dinlemek adına etrafımıza toplanmıştı. "O halde en az on kişi ile gel, çünkü bir önce ki sefer sen ve iki arkadaşını tek başıma haşat etmiştim, unutma Pelinsu." Yaklaşık 2 ay önce yaşanan olayı gündeme getirmek istememiştim ama işin ucunda laf koymak varken her şeyi yapardım. "İsteseydim seni yanlız başıma halledebileceğimi biliyorsun, burada boşuna nefesini tüketme şekerim." Pelinin dedikleri üzerine omzumda bir kol hissettim. Sağ omzuma doğru bakarken Busenin kolunu omzuma yaslayıp Peline gülümsediğini gördüm. Busecim, belalım. "Yalnız başına halledebilirsin, öyle mi?" diye sordu Buse Peline doğru. Pelin başını sallarken Buse sözüne devam etti. "O zaman neden Rana sana her laf soktuğunda diyecek bir şey bulamayıp morarıyorsun? Neden her Ranayı gördüğünde telaş yapıyorsun? Güldürme bizi." Busenin dedikleri ile gür bir kahkaha atarken etrafımızda ki insanlar da gülüp alkışlamaya başlamıştı bile. Bayılıyordum ben bu kıza be! "Bunun hesabını sizden soracağım!" Pelinin kızgınlıkla dediklerini ciddiye almayıp daha da sinir etmek için ona elimle bir öpücük göderdim. Pelin sınıfa çıkarken hırkamın cebinde defalarca kez titreyen telefonu aldım elime. Buse ile birkaç dakika konuşup telefonumda ki bildirimleri kontrol ettim. Yarram: Siktir Yarram: O çocuk kim Rana Yarram: Lan bildiğin sarıldı sana belini tuttu Yarram: Çok pis laf koydun lan Yarram: Yazık Yarram: İşte benim kızım be Yarram: O kızın diğer arkadaşları sınıf kapısından izliyor çok iyi Yarram: Demin ki çocuk kimdi? Rana: Bahattin Süleyman Yarram: Ne? Rana: çocuğun adı Bahattin Süleyman Yarram: Ne Rana: ben de şaşırdım dedim böyle bi yakışıklıya bu isim gitmemiş Yarram: Ne Rana: ama şaka yapmış adı Bahattin Süleyman değilmiş Yarram: Neden Rana: kaplumbağa deden Rana: ne neden Yarram: Neden sana sarıldı Rana: düşüyodum tuttu kardeşim Yarram: Ben sana dokunamıyorken Yarram: Orospu çocuğunun teki gelip sana sarılıyor, belini tutuyor Rana: kanka ne diyon düşüyodum kafamı mı kırsaydım Rana: ayrıca neden birden küçük Emraha bağladın? Yarram: Rana Yarram: Ben tam iki yıldır senin gözlerinin içine bakma hayali ile yaşıyorum Rana: e gel bak yabancı mıyız Yarram: Beni hala ciddiye almıyorsun Rana: bak Rana: seni tanımıyorum tamam mı? Rana: seni neden engellemediğim hakkında bir fikrim yok ama Rana: takıntılı bir psikopat olduğunu düşünmeye başladım Rana: bana karşı eğer ki bir şey hissediyorsan Yarram: Bir değil birçok şey Rana: o halde gel yanıma ve bunu bana söyle! Yarram: Yapamam Rana Yarram: Cesaretim yok Rana: peki. Rana: sen bilirsin Kullanıcı engellendi
Bölüm 2
OKUL GÜNLÜKLERİ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.