İçeriğe geç

Son element varisi

Bölüm 7 · 6 dk okuma

Son element varisi

Bölüm 7

7.

-Daisy-- Andie acele et, geç kaldım.

Ben dünyadayken her yere geç kalırdım. Ne yazık ki burada da geç kalmıştım. Keşke Element diyarına gelirken kötü, sevmediğimiz özellikler silinseydi...

-Andie-- Daisy kıyafetlerini hazırladım. Sen giy de gel. Ondan sonra da saçlarını yapalım.

Koşturarak kıyafetleri kaptım. Banyoda giydim. Kıyafet kahve, rahat, yarı kısa, sadeydi. Elbiseye bayılmıştım. Andie'nin yanına gittim ve saçlarımı yapmasına izin verdim. Bu sefer ne kadar uzun sürecekti acaba?

-Andie-- Saçlarını yaptım. Nasıl olmuş.

-Daisy-- Andie harika olmuş. Tek kelimeyle BAYILDIM. Dağınık topuzada bayılırım. Teşekkür ederim.

-Andie-- Rica ederim.

-Daisy-- Ben çıkıyorum. Görüşürüz.

-Andie-- Görüşürüz.

Çantayı alıp çıkacakken bana annem gibi davranan Andie yanağını gösterdi. Yanına koşup onu öptükten sonra koşarak çıktım. Jamie'ye dün dışarı çıkacağımı söylemiştim. O yüzden rahattım. Bütün gün gezecektim. Yaklaşık on dakika sonra Mila'nın yanına ulaşabilmiştim.

-Mila-- Sonunda gelebildin. Ağaç oldum burada.

-Daisy-- Hadi amaa, yapma böyle.

-Mila-- Her neyse , aç mısın geziye yemek yiyerek başlamak istiyorum.

-Daisy-- Kahvaltı etmedim. O yüzden açım.

-Mila-- O zaman ilk durak patates yemeğe.

-Daisy-- Buranın patatesi mı meşhur?

-Mila-- Toprak elementinin tabiki patates veya sebze yemekleri falan meşhur. Merak etme karışık sebze yemeği alırız .

-Daisy-- Harika o zaman yemek yemeğe gidelim.

-Mila-- Tamam düş önüme

Yirmi dakika kadar yürüdükten sonra Daisy itiraz etme girişiminde bulunmuştu.

-Daisy-- Mila keşke bu kadar uzak olacağını söyleseydin. En azınd-

-Mila-- dırdır edip durma, şimdi çakarım yapışırsın duvara.

-Daisy-- Tamam abla, en büyük sensin.

Birbirlerine gülerken yemeği yiyecekleri yere gelmişlerdi.Yemekleri yerken rasgele şeyler hakkında konuşuyorlardı. Konuştukları konular genelde krallık geliştirme, eğitim, kraliçe olmanın yolları...

Yemek yiyip çıktıklarında saat çok aşırı geç olmamıştı. Mila'nın önerisiyle Element diyarının en önemli yerlerinden biri olan Kral Kalesini gezip gezilerini sonlandırmışlardı.

-Mila-- Görüşürüz Daisy.

-Daisy-- Görüşürüz Mila.

Daisy Mila'yı bırakıp Toprak Krallığına doğru adımlamıştı. İçeri girdiğinde Jamie Daisy'ye seslenmişti. Daisy meraklanarak yanına gelince Jamie konuşmaya başlamıştı.

-Jamie-- Daisy artık eğitimlere başlanması gerekiyor. Eğitimleri üst salonda bulunan odada yapacaksın. Baştan uyarayım,eğitimin sana zor gelebilir. Ancak beni anladığını düşünüyorum. Sonuçta sen Toprak Krallığının varisi olacaksın.

-Daisy-- Elbette anlıyorum. Ders programım nerede?

-Jamie-- Andie ders programını odana asmış olması gerekiyor. Yine de sen sor.

-Daisy-- Tamam teşekkürler.

Daisy odasına doğru koşarken belli belirsiz rica ederim sesi duymuştu. Koşmaya devam ederken bir yandan da sırıtıyordu. Daisy ilk kez kendini mutlu hissediyordu.

Daisy odaya vardığında Andie'ye programı sormasına gerek kalmamıştı. Sarmaşıklarla süslenmiş duvarın arasında programı vardı. Her gün beş ders olacağını görünce Daisy üzülmüştü. Daisy dersleri bitince oturup yatmayı planlıyordu. En çok üzüldüğü şey ise bu gün de ders olmasıydı.

Bu günün dersine bakınca bir şok geçirmişti.İlk dersi Danstı ve eğer şimdi hazırlanmaya başlamazsa derse yetişemezdi.

Andie sanki onun sesini duymuş gibi gelmişti. Hemen Daisy'ye kıyafetlerini getirip odadan çıkıp gitmişti. Daisy kıyafetlere baktığında bir kez daha andie'nin tarzına aşık olmuştu. Kıyafetler ise siyah bir gömlek altına da koyu kırmızı bir etek getirmişti. Bu güzel kombin kırmızı korse ile tamamlanıyordu. Eteğin aşırı uzun olmaması kombine ayrı bir hava katıyordu.

Daisy kombini giyince istemsiz bir şekilde birinin kalbini yerinden alacakmış gibi hissediyordu. Andie gelip korseyi giymesine yardımcı olmuştu. Daisy her zamanki gibi saçlarını yapması için oturup beklemeye başlamıştı.

Saçları bittiğinde birazda saçlara düşmüştü. Andie dans ederken zorluk yaşamamam için yanlardan iki adet balık sırtı örmüştü. Biraz canım acımış olabilirdi ama bu saç için değerdi.

Daisy Andie'ye teşekkür edip üst kata doğru yol almıştı. Üst kata geldiğinde istemsiz bir şekilde huzursuz olmuştu. Koridor uzadıkça karanlık artıyordu. Daisy'nin topuklu ayakkabıları ise koridorda yankılanıyordu.

Daisy gelmesi gereken dans sınıfına geldiğinde kapıyı tıklatıp içeriye girdi. Hocanın yanında biri daha vardı. Mars...

Hoca- Merhabalar Toprak varisi Daisy.

Hoca hafif eğilip anlatmaya devam etti.

Hoca- Bu genç adam size eşlik etmesi emredildi. Siz bu geç adamı zaten tanıyorsunuz. Bu arada ben sizin dans hocanız olarak eşlik edeceğim. O zaman dansa başlayalım isterseniz?

-Mars-- Tabii

-Daisy-- Elbette

...

-Daisy-- Öf gerçekten sıkılmaya başladım.

Hoca- Daisy Hanım daha yeni başladınız-

-Daisy-- Ama hocam Mars'ın ritmine ayak uyduramıyorum. Oysaki hareketleri aşırı yavaş yapmasına rağmen.

Hoca- Bunlar çok normal bir şey. Hareketlere alışınca daha iyi yapacaksın.

...

Ders bitimine doğru daha iyi dans etmeye başlamıştım. Hoca gerçekten de haklıydı. Dersten çıktıktan sonra Toprak Krallığını gezerken gördüğüm kocaman kütüphaneye gitmeye karar vermiştim. Mars'a gelip gelmeyeceğini teklif etmişti

m, kabul etmişti.

Yolda yürürken konuşuyorduk. Ortaya attığımız konular aşırı ilgi çekici değildi ama sarıyordu.

Yaklaşık on dakika sonra kütüphaneye varmıştık. Kütüphaneden içeri adım attığım da gerçekten büyülenmiştim. İçerisi boydan boya kitaplıklarla doluydu. Kitaplıklara biraz sarmaşık detayları eklenmişti. Kitaplıkların önünde ise yuvarlak birkaç masa vardı. Daisy kütüphaneyi gezerken yanına bir kız yaklaştı.

-Emma-- Merhaba, ben Emma kütüphane görevlisiyim. Sizlere nasıl yardımcı olabilirim?

-Daisy-- Merhaba Emma, bende Daisy kitaplıklarda gezinen kumral saçlı çocukta Mars, tanıştığımıza memnun olduk.

-Emma-- Toprak krallığının abisi ve varisi mi yoksa?

-Mars-- Evet.

-Daisy-- Sen ne ara yanımıza geldin?

-Mars-- Bilmem.

-Emma-- Buraya gelmeniz bizim için bir şereftir. Hoşgeldiniz Ne diyeceğimi bilemiyorum.

-Daisy-- Emma lütfen bana varis gibi davranma. Varis olduğumu anlayınca insanlar aşırı iyi davranıyorlar. Sen o insanlardan olma beni bir arkadaş olarak gör olur mu?

-Emma-- Olur.

-Daisy-- İzninizle, ben biraz kitaplara bakacağım.

-Emma-- Beni ararsanız şu köşedeyim.

Daisy tamam diyerek kütüphaneyi gezmeye başlamıştı. Kütüphanede ne tür ararsan vardı. Daisy burada huzurlu hissediyordu. Biraz daha ilerleyip istediği kitapları bulmuştu. Merak ettiği iki kitabı alıp Emma'nın yanına doğru ilerlemeye başlamıştı. Emma kitapları kütüphane defterine kaydetmişti. Daisy Mars'a gideceğini haber verip çıkmıştı. Etrafa bakmak ve yürümek Daisy'nin hoşuna gidiyordu.

Gezinerek krallığa vardığında ilk seferde ki gibi zorlanmadan içeri girmişti. Hayat ona iyi günler vadediyordu Daisy ise bu şansı tekmelemiyor aksine kullanıyordu.

Daisy odasından içeri girdiğinde Andie'nin odada olmadığını fark etmişti. Çok umursamadan kitaplardan birini açıp okumaya başlamıştı.

Andie geldiğinde aşırı mutlu ve yanakları kızarmıştı. Daisy'i gördüğü anda yanına oturdu ve tüm olanları anlatmaya başlamıştı.

-Andie-- Aşırı yakışıklıydı.

-Daisy-- Kim aşırı yakışıklı?

-Andie-- Grayson.

-Daisy-- Grayson kim?

-Andie-- Krallığının askerlerinden. Hadi gel göstereyim. Sabahtan beri onu kesiyorum.

-Daisy-- Tamam geliyorum.

Aşağıya indiklerinde Andie'nin aşık olduğu adamı görmüştü. Andie ile aşırı yakışacaklarından emindi Grayson adlı genç Koreli, kıvırcık siyah saçlı, ela gözlü, belirgin kaslara sahipti. Andie'den dayak yiyeceğini bile bile Grayson'a yaklaşmaya başladı. Yanında Andie'yi de sürüklüyordu. Andie utançtan geberiyordu. Grayson'un yanına geldiklerinde Grayson iki kıza bakmaya başladı. Andie yüzünü görmemesi için beyaz saçlarını yüzüne doğru tutuyordu. Yüzü de eğik olduğu için Andie hiç gözükmüyordu.

-Daisy-- Merhaba Grayson?

-Grayson-- Merhaba Toprak varisi , yanınızdaki hanımefendi kim?

-Daisy-- Sabahtan beri seni kesen-

-Andie-- Senin çok çenen var. Ağızını dahi açma!

-Daisy-- Grayson'un da haberi olmaya hakkı var ama.

-Andie-- Bunu yapacağını bilseydim sana söylemezdim.

Grayson Andie'ye doğru eğilmişti. Kızın yüzünü görmeye çalışıyordu. Daisy Andie'nin elini bıraktığı gibi Andie kaçmaya başlamıştı. Kaçarken yüzü açığa çıktığı için Grayson onun kızarmış yüzünü görmüştü.

-Grayson-- O kızın yüzü neden kızarmış?

-Daisy-- Eğer bunu söylersem iyi bir dayaktan geçerim. Bizi dinliyor olmalı. Beni dövme ihtimali aşırı yüksek. Bir saniye, benimle gelmelisin!

-Grayson-- Tamam efendim.

Odanın kapısının önüne geldiklerinde Daisy Grayson'u kapının yanına dikmişti. Kapıyı açtığı anda Andie üstüne zıplamıştı. Onu döverken Grayson şaşkınlıkla ikisini izliyord

u. Andie Grayson'u görmemişti.

-Andie-- İşleri berbat ettin. Rezil oldum. Onu sevdiğimi anlamış olmalı. Off ne yapacağım ben!

-Grayson-- Ne, sen beni mi seviyorsun?

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.