Soğuk bir Pazar sabahı istiklal caddesinde o tatlı koşuşturma ve herkesin alışık olduğu bir kalabalıkta tramvayların sesleri insanı yetmişli yılların İstanbul'unu hatırlatıyordu.
Etafta bir sürü mağaza,tatlıcı,kitapçı,alışveriş merkezinin yoğun olduğu bir yerde tramvaylardan biri durur.Kızıl saçlararı boynuna kadar gelen ve hafif esmer tenli olan genç bir hanım iner.Elinde kalınca bir not defteri ve boynunda bir kamera olan kadının kulağında saçları arasında gizli olan bir dolma kalem vardı.Gazeteciye benzeyen heyecanlı kadın elindeki not üzerinde yazan kitapçıya gider.
Girdiği kitatapci oldukça hoş ve güzel bir yerdi.Etrafta birçok yazarın çeşitli kitaplarının bulunduğu girişte imza yerinin olduğu ikinci kata çıkar.Ikinci katta daha çok çocuk ve gençlik romanlarının satılırdı lakin bugün önemli bir imza etkinliği için ayrılmıştı.Herkesin heyecanla gelmesini beklediği yazar gelinceye kadar merdivenlere taşan kuyrukta genç kadın bilinçli olarak en arkaya geçer.Cantasindan bazı kitapları çıkartır ve sıranın ona gelmesini heyecan ve sevinç içinde beklemeye başlar.
Bu kitapseverlerin beklediği yazar çocuk gelişimi konusunda uzman ve idealist biri olarak hem çocuklara hem de ebeveynlere hitap eden üslubu ve kitaplarıyla büyük dikkat çekmişti.Kitapseverlerin en çok ilgisini çeken ise inanılmaz ve tekerleme tarzındaki benzetme ve açıklamalarıyla çocuk yetiştirme konusunda her yaştan çocuk ve gencin sorunlarına ve çözüm önerilerini sunmasıyla ebeveynlerin ve en katı eleştirmenlerin bile takdirini toplayan dahi bir yazardı.Benzetmeleri ve çocuksu açıklamalarıyla günümüz ebeveynlerinin hayatın getirdiği zorlukların merkezinde hapsolmuş çocuklarıyla bir olmuş,kendi zamanlarindaki benzer hataların sonuçlarını getirdiği hataları ve yanlış kaliplari hatirlayıp çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim ve EMPATİ kurmalarını sağlıyordu.Onun kitaplarını okuyan her yetişkin gerçekten değişip ailesiyle sıcak ilişkiler kurup ve mazide kalındığı düşünülen erdemlerine tekrar kavuşuyordu.Üstelik öyle cana yakın bir yaklaşımı ve akıllıca yazılmış çalışmaları vardı ki birçok kişiye hitap edip kalplerindeki merhamet,çocukluk ve anlayiş duygularını onlarda tekrar bütünleştirip rehberlik ediyordu.Işte bu yüzden insanlar onunla tanışmak için bugün buradaydılar.Onunla tanışıp kısa da olsa bir sohbet etmek ve tavsiyelerini almak ve teşekkür etmek için gelmişlerdi.Keşke her bilgiye ve öğrenmeye aç susuz kalmış kitap kurdu insanımızın geçmişten günümüze kadar hayatına dokunan kıymetli yazarlarımızla tanışmak için böyle bir şansa sahip olsalardı...
Yazar bir çeyrek saat geciktikten sonra alkışlar içinde karşılanarak gelir. Yazar tüm okurlarına sıcak,içten gülümsemesiyle onları selamlar.Çicekler veflamalarla süslü yerine geçip imza gününü başlatır.Oldukça uzun ve keyifli bir gün olur.Yazar,okurlarının güzel sözlerinin karşılığında tüm kitaplarını tek tek güzel notlarla imzalayıp isteyenle fotoğraf çektirıyordu.Kisa ve öz sohbetlerle onlarla vakit geçirip kitaplarından hediye ediyordu.
Gün su gibi geçerken o uzun kuyrukta tek kırmızı saçlı kadın kalmıştı.Yazarı sanki taniyormuşcasina ona yaklaşıp ona tam selam verecekken güvenlik görevlisi imza gününün bittiğini söyleyip kadını dışarı çıkarmaya çalışır.Kadin derdini anlayamaz ve sadece konuşmak istediğini söyler ama güvenlik anlayışsızlık ediyordu.
Tam gonderilecekken yazar güvenliğe
-Neden onu kovuyorsunuz?Imza günü bitmiş olsa bile onu koymanız gerek yok ki.Lutfen bırakın gelsin.
Güvenlik yazarın isteği üzerine kadının girmesine izin verir.Sanem adlı bu heyecanlı gazeteci kadın yazarın çocukluk arkadaşıydı.Ve birbirlerini iyi tanıyan Gazeteci Sanem ve Yazar Afet birbirlerine sevinç gözyaşlarıyla sarılırlar.Uzun zamandır görüşmeyen dostlar hatırlarını sorup hasret giderirler.
Afet:Seni gördüğüme o kadar sevindim ki.Iyi ki geldin canım benim.Umarim iyisindir?
Sanem:Oldukça iyiyim.Seni gördüm daha iyi oldum.Ne kadar güzelleşmissin.
Afet:O senin güzelliğin canım.Seni çok özledim.Goruşmeyeli 20 yıl oldu.
Sanem:Cidden çok uzun zamandır görüşemedik.Umarım bolca görüşürüz bundan sonra.
Afet:Elbette görüşeceğiz.En iyi arkadaşımı öylece elimden kayıp gitmesine izin veremem ki.Yakinlarda bir tatlı ve kahve satan bir kafe var.Orada bolca sohbet ederiz.
Sanem:Bu harika olur ama senin vaktini bırakmak istemem.
Afet:Sakın böyle deme yoksa çok kızarım.Benim bolca zamanım var.Hadi gidelim çünkü anlatacak o kadar şey var ki.
Sanem:Benim de .O zaman gidelim çünkü cidden çok açım.Arkadaşimla sohbet etmeye fazlasıyla açım.
İki çan dost birlikte Istiklal sokaklarında gülerek kafeye giderler.Sanem ve Afet ilkokulda çok iyi arkadaştılar.Afet'in tek arkadaşı olan Sanem çok sevecen ve güvenilir biriydi.Iki arkadaş hep birlikte zaman geçirirlerdi ama Sanem ‘’in ailesi babası terfi aldığı için Ankaraya taşınmak zorunda kalmışlardı.Sanem ve Afet buna çok üzülmüşlerdi ve Sanem gidince Afet çok fazla ağlamıştı çünkü onu anlayan tek dostu artık gitmişti.Buna alışması çok zaman almıştı.
Ana şimdi tekrar bir araya gelen dostlar birbirlerine olan kıymetli sevgi ve arkadaşlıklarını kaybetmemişlerdi.
İkisi de çok iyi yerlere gelmiş olan arkadaşlar güneş alan bir masaya geçerler.Garson onların siparişlerini alır.Sanem ıhlamur ve üzümlü kek,Afet ise sıcak çikolata ve vişneli bir dilim tart siparişi verir.Ikiside çok değişmiş olan bu tatlı hanımlar sıcak içeceklerini içerken koyu bir sohbet başlar.
Afet:Son 20 yıldır neler yapıyorsun bakalım?
Sanem:Ankarada bir üniversitede gazetecilik bölümünden mezun oldum.Şimdi araştırmacı gazeteci olarak haber araştırıyorum.Oldukça yorumcu ama zevkli bir meslek aslında.Ya sen neler yaptın bakalım?
Afet:Aslında yazarlık benim ikinci mesleğim sayılır.Iyi geçen deneyimli öğretmenlik hayatımdan sonra şimdi müdire oldum.
Sanem:Senin adına çok sevindim.Hel iyi yerlere geleceğini bilirdim.Başkalari öyle düşünmese bile...
Afet:Biliyorum,aslında sonraları bana ümit bağlayanlar zaten fazlasıyla arttı.Sadece sen ve ailem bana inanırken nedense başkalarının gözünde sonradan açan en kıymetli çiçek olacağım hiç aklıma gelmezdi.
Sanem:Sen hep kiymetliydin.Sadece zor bir başlangıç oldu senin için.Şimdi geldiğin yerde olmak için kim nelerini vermez ki...
AfetL(Yarım bir gulumsemeyle):Teşekkür ederim.Sen çok iyisin ve bozulmayan tek gerçek dostumsun.
Sanem(Sevinç gozyaşlariyla):Estafurullah Afet lakin ben gittikten sonra hiç değilse birkaç arkadaş daha edinmedin mı?
Afet:Edindim ama doğrusu edindiğimi sanıyordum.Artik önemli değil çünkü tüm kötü anılar mazide kaldı ve şimdi buradayız.
Sanem arkadaşının bazı zor dönemlerden geçtiğini ve güçlükle toparlandığı haberini az çok almıştı.Bu yüzden üstüne gitmeden konuyu değiştirir.
Sanem:Yazarlık işinde cidden çok iyisin.Bu kadar etkileyici bir üslubu ve akici aciklamalari ben bile kullanamazdım.Basarinizin sırrı nedir Afet Hanım?
Sanem elindeki tuzluğu mikrofon gibi Afete izatir ve Afet gulumseyerek;
-Sadece çocuklar ile EMPATİ kurup onların dunyalarini anlamaya çalışarak ve yanlış yöntemlerin kökünü kazıyarak yepyeni bir kuşak yaratmak için ebeveynlere ve genç yetişkinlere rehberlik ediyorum.Cunku bir çocuğa başarısız veya başarılı olması fark etmeksizin ona baskı uygulayıp hayatının en güzel dönemlerini ezberci ve baskıcı eğitim denen sistemle değil de yaşayarak ve keşfederek öğrenmesini destekliyorum.Çunku her türlü not düzeltilir ve başarılı olunur ama bir çocuğun başarısızlıklarından ya da başarılarının devamlı olması için onun küçük yüreğinde yaralar açmak, psikolojik olarak baskı uygulamak ya da tek boyutlu düşüncelerle ruh sağlığını bozmak ileride düzeltilmesi imkansız sorunlar doğabilir.Çocuk büyüdüğünde hayattan ve onu kukla olarak kullananlara karşı önce bir üstünlük,sonra da kalıcı ve etkili intikamlar almak zorunda kalır.
Afet yumuşak ve tatlı başlamıştı fakat son kısmi öyle vurgulu ve içten anlatır ki Sanem bile şaşkınlıkla etkilenir.Afet bambaşka bir duyguyu sanki kendisi bizzat yaşamış gibi kelimelerle tercüme eder.Sanem şaşkınlığını üzerinden atar.
Sanem:Cidden çok güzel ve anlamlı konuştun
Afet.Böyle bir konu üzerinde çalışmak cidden insanın okuyarak ve öğrenerek üzerinde yoğunlasabilecegi bir farkındalık.
Afet:Belki de ömür boyu yaşayarak elde edinilen bir konudur.Kim bilir değil mi?
Sanem:Sanırım sen biliyor olabilirsin?
Afet:Olabilir.
Bir an ıkiside susup tatlılarından birkaç lokma alırlar.Bazen susmak bile insanlar arasında bir iletişim gibiydi konuşulanlar üzerine düşünmek için.
Sanem arkadaşının olaylara olan bakış acısına hayrandı ama bazen bundan ürktüğü oluyordu.Afet hem çok tatlı ve iyi biri,hem de sanki yanlış anlaşılmış bir dehaydı.Kim olursa olsun Afet önün can dostuydu ve o birçok kişiye göre insan olmayı ve insan olarak nasıl yaşaması gerektiğini erkenden öğrenen nadir bir tatlı dehaydı.
Sanem:Duyduğuma göre yakışıklı bir hırsız kalbini çalmış ve sen de aklını başından almışsın Atena?
Afet:(Yüzü kızararak)Öyle oldu.Kalbimi birine kaptiracağım hiç aklıma gelmezdi...
Sanem:Aşk insanı aptallaştirir derler.Üstelik çocukluk aşki olunca bujilerden kaçamazsın tatlım.Nasıl oldu peki?Yani...
Afet:Aslında tamamen tesadüftü.O zamanlar yeni müdireligimin ikinci yılında Üniversiteden bazı arkadaşlarla bir kostümlü yılbaşı partisindeydik ve şansa bak ki okuduğum üniversitenin Tıp fakültesinden Şehmuz ile karşılaştık.Baen tanıyamadım ama o beni hatırlamıştı ve birlikte geçen o günden sonra kalbim eridi gitti işte.
Sanem:Ne kadar tatlı.Peki hangi kostümlerdi bunlar?
Afet:Ben Alice kostümü giymiştim,şansa bak ki o da Çılgın Şapkaciydı ve herkesin gözünde çok uyumlu olmuştuk.Gerçi filminde sadece arkadaştılar ama...
Sanem:Sizin durumunuzda bu tatlı çift hayat buldu.
Afet:Aynen.Yeni yıla nasıl girersen öyle bir yıl geçirirsin derler ve o yıl ve ilerisinde Şehmuz ile çok mutluydum.Başlarda sık sık görüşürdük sonra da beklemediğim bir anda Emirgan da Lale mevsiminde piknik bahanesiyle evlenme teklifi etti o muhteşem laleler arasında.Şimdi 3 aydır nişanıyız ve yaz sonu evleneceğiz.
Sanem:Bu cidden çok hoş ama neden yaz gelini olmak istemedin?
Afet:Şehmuz'un anaannesi o vakit hastanede ameliyat olup ancak yaz sonuna taburcu olacağından tüm aile bir arada mutlu bir düğün olsun istedim.kadincağiz öyle sevindi ki defalarca yanaklarından öptü.
Sanem:Sen bu dünya üzerinde olamayacak kadar iyi bir insansın Afet.Umarım şu katıl senin de başına bela olmaz.
Afet:Mezunlar toplantısındaki olanları duydun mu?
Sanem:Tüm ülke duydu Afet.Herkes endişe içinde kaldı.Benim de özel araştırma konum oldu.Bu yüzden başta sen olmak üzere arkadaşlarımızın bir manyağı elinde oyuncak olmasına izin veremem.O yüzden merak etme.
Afet:Çok teşekkür ederim.Icime su serptin.İyi ki varsın.
Sanem:Sen de canım benim.Dünyanin senin gibilere çok ihtiyacı var.Zaten etrafta yeterince pislik var.
Afet:Katılıyorum ama bazen onlarda en yakınımızdan çıkan insanlar oluyor.
Sanem:Kesinlikle bu yüzden sıkma canını ve...
O sırada Sanem'in telefonu çalar ve Afet gulumseyerek rahatsız olmayacağını söyler.Sanem telefonu açar.Haber ajansından kameraman arkadaşı bir restoranda yangın çıktığını ve iki kişinin olduğunu söyler.Sanem detayları biraz daha alınca yüzü sapsarı olur ve telefonu elinden düşer.Çünkü yanan yer arkadaşlarinin restoranıydı.Afet'e olanları alelacele anlatır ve Afet aşırı şaşırır ve endişelenir.Iki arkadaş korkuyla hesabı ödeyip tramvayla olay yerine giderler.Anlaşılan hiç iyi şeyler olmuyordu ve Sanem ile Afet oraya vardıklarında hala yanmakta olan restorana bakakalırlar.Etrafta polis ve ambulans arabalarının sirenleriyle birleşen çığlıklar ve panik havası korkunç bir dram tablosu oluşturuyordu.Polisler gözleri ağlamaktan kan çanağına dönen insanları olay yerinden uzak tutmaya ve güçlükle sakinleştirmeye çalışıyordu.
Dumanlar yükselirken yürekleri korkuyla ve üzüntüyle parçalanan kızların akıllarında tek bir düşünce vardı.DELİ SANILAN KATİL ANNA’NIN ŞAKASI SANILAN OLAY GERÇEK BİR TEHDITTI!!!