İçeriğe geç

SON CÜMLESİ

Bölüm 2 · 2 dk okuma

SON CÜMLESİ

Bölüm 2

Bölüm 2 – Kalbin Unutmadığı Yer

Kitapçıya döndüğümde akşam olmuştu. Raflar sessiz, pencereler kederliydi. İçeride, kasetçaların yanında küçük bir not buldum:

"Bazı anlar susar, ama kalır. Bu şehir seni tanır. Yarın sabah, eski çınarın altında ol."

Altında sadece bir harf: E.

Elif'in hâlâ burada olması, beni hem ürküttü hem de umutlandırdı. Yatmadan önce kitapçının en eski defterlerini karıştırdım. Elif’in karalamaları, şiir kırıntıları, notlar... Her biri birer iz gibiydi. On yıl geçmişti, ama o hiç uzaklaşmamıştı sanki.

Sabah erkenden kalkıp çınarın altına gittim. Hava serin, kuşlar telaşlıydı. Elimde bir defter, cebimde yıllardır taşımaktan yıpranmış bir mektup: Elif'e hiç gönderemediğim veda.

Elif geldi. Uzaktan yaklaştı. Siyah bir palto giymişti, ama içindeki kırmızı atkı her zamanki gibi boynuna gelişigüzel dolanmıştı. Göz göze geldiğimizde nefesim kesildi.

“Yıllar... çok şey götürdü bizden,” dedi.

“Ve bazılarını geri getirdi,” dedim.

Sessizce yanımda oturdu. Çınarın altındaki taşlara baktı. Birinin üstünde kazınmış harfleri fark ettim: M + E / 2012.

“Bunu sen mi kazıdın?” diye sordum.

Gülümsedi. “O yaz senden bir hatıra olsun istedim. Belki bir gün dönersin diye.”

Defteri çıkardım. Sayfayı açtım. Mektubu uzattım.

“Bu, sana hiçbir zaman gönderemediğim şey.”

Elif mektubu aldı, sessizce okumaya başladı. Gözlerinden yaş süzüldü. Bitirdiğinde kapattı ve bana baktı:

“Sana bir şey göstermek istiyorum.”

Beni Kayseri'nin dışında eski bir tren rayına götürdü. Artık kullanılmayan bir hat. Sessizlik içinde yürüdük. Yolun sonunda küçük bir kulübe vardı. Kapısını açtı. İçerisi eski film makaralarıyla doluydu.

“Elif, bu ne?”

“Geçmişimiz,” dedi. “O yaz seni gizlice çekmiştim. Her sabah kitapçıya gelişin, raflara dokunuşun, çayın buharını izleyişin... Her anı belgesel gibi kaydettim.”

Donup kaldım. Hayranlıkla makaralara baktım. İçlerinden birini aldı, projeksiyona yerleştirdi. Duvara yansıyan ilk kare: Benim yüzüm.

“Sen gittiğinde bu görüntüleri sakladım. Hiçbirine bakmadım. Çünkü her bakışta seni daha çok özlüyordum.”

“Şimdi neden gösteriyorsun?”

“Çünkü artık unutmak istemiyorum.”

Gözlerimiz duvara yansıyan görüntülerde birleşti. Film bittiğinde, sessizce birbirimize döndük. Elif elimi tuttu. O anda geçmişin tüm acısı, suskunluğu, pişmanlığı... hepsi orada, o kulübede kaldı.

Ve biz, ilk kez gerçekten bugüne yürümeye başladık.

~ Bölüm 2 Sonu ~

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.