Bölüm 5 – Geri Dönüşü Olmayan Mahkeme salonu hâlâ sessizdi. Pars’ın flash belleği hâkime ulaşmadan önce, her şey bir anlığına durmuş gibiydi. Gözler Neva Seçkin’deydi. Neva belleği aldı, ince parmaklarıyla çevirdi. Kısa bir sessizlikten sonra usulca başını kaldırdı: > “Bu delilin kabulü, davanın yönünü değiştirebilir… Ama önce doğruluğunu teyit edeceğiz.” Arka sıradaki Ceylin’in elleri titriyordu. O ses… O ses, geçmişte mahkûm ettiği kadının ta kendisiydi. Yanlış beyan, hatalı tutanak, eksik savunma… Genç bir stajyer avukatken yaptığı hata şimdi tüm hayatının karşısında duruyordu. --- Kenan Öztürk, salon dışına çıktı. Ilgaz hemen arkasından geldi. > “Bu kaydı sen mi verdin Pars’a?” diye sordu Ilgaz. Kenan gözlerini kaçırmadı: > “Hayır. Ama senin kuralların, bazen gerçeği örtmeye hizmet ediyor.” > “Hukuk, keyfîlik değil Kenan. Biz delillerle, değil hislerle karar veririz.” > “Peki ya vicdan? O hangi kanunda yazıyor Ilgaz?” --- Pars yalnız kaldığında telefonu titredi. Gelen mesajda tek bir cümle vardı: > “O kaydı sunarsan, bir sonraki tabutta senin adın yazacak.” O an, bir tercih yapmak zorundaydı: Korkmak mı, savaşmak mı? --- Mahkeme ertelendi. Neva, kayıt üzerinde bilirkişi raporu istemişti. Ama o gece yalnız kaldığında, kayıtı bir kez daha dinledi. Gözlerinden yaş süzüldü. Kadının sesi o kadar gerçek, o kadar dokunaklıydı ki… > “Sadece sustum… Çünkü susturulmuştum.” Neva cübbesini katlayıp masaya bıraktı. Gecenin sessizliğinde, o cümle kafasında dönüp durdu: > “Sadece sustum…” Artık kimse susmayacaktı. ---
Bölüm 5
Son Celse – Geri Dönüşü Olmayan
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.