BÖLÜM 3
Sahne 1: Adliye - Ağır Ceza Mahkemesi - Duruşma Salonu
Salonda nefesler tutulmuştu. Sanık sandalyesinde oturan, yüzünde belirsiz bir ifade taşıyan adamın kaderi, biraz sonra verilecek kararla çizilecekti. Hâkim Neva Seçkin, her zamanki soğukkanlılığıyla dosyayı inceliyordu. Yanında oturan Hâkim Leyla Gediz’in bakışlarında ise derin bir düşünce okunuyordu. Genç Hâkim Ceylin Erguvan Kaya, ellerini hafifçe kenetlemiş, gergin bir şekilde etrafına bakınıyordu.
Savcı Kenan Öztürk, kürsüde dikilirken, sözlerinin her bir hecesi salonda yankılanıyordu. “Sayın Mahkeme, sunmuş olduğumuz deliller sanığın suçu işlediğine dair en ufak bir şüphe bırakmamaktadır. Maktul ile sanık arasındaki husumet, olay yeri incelemesi ve tanık ifadeleri tüm gerçekleri açıkça ortaya koymaktadır.” Kenan’ın kararlı sesi, salondaki gerilimi daha da artırıyordu.
Sanık avukatı, Savcı Öztürk’ün iddialarına karşı çıkmaya hazırlanırken, Savcı Ilgaz Kaya sessizce notlar alıyordu. Onun keskin bakışları, salondaki her detayı süzüyordu. Biraz ileride oturan Savcı Pars Seçkin ise hafifçe tebessüm ederek avukatın savunmasını bekliyordu. Kural dışı yöntemlere başvurmaktan çekinmeyen Pars’ın bu rahat tavrı, gergin atmosferde tezat oluşturuyordu.
Neva Seçkin, dosyadan başını kaldırdı. Salonda oluşan sessizlik, bıçakla kesilecek gibiydi. “Savcı Bey, son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?” diye sordu, sesi her zamanki gibi net ve kararlıydı.
Kenan Öztürk, son bir kez sanığa baktı. “Adalet tecelli etmelidir Sayın Başkan.”
Tam o sırada, arka sıralardan gelen hafif bir öksürük sesi tüm dikkatleri dağıttı.
Sahne 2: Koridor - Birkaç Saat Sonra
Duruşmanın ardından Hâkim Leyla Gediz, odasına doğru yürürken dalgın görünüyordu. Az önceki davada verilen karar, vicdanını rahat bırakmamıştı. Koridorda Savcı Ilgaz Kaya ile karşılaştılar. Ilgaz, Leyla’nın yüzündeki ifadeyi fark etmişti.
“Hâkim Hanım, iyi misiniz? Duruşma sonrası biraz düşünceli görünüyorsunuz.”
Leyla hafifçe gülümsedi. “İyiyim Savcı Bey, teşekkür ederim. Sadece her kararın beraberinde getirdiği sorumluluğu düşünüyorum.”
Ilgaz başını salladı. “Elbette, adalet terazisi hassastır.”
Bu sırada, Ceylin Erguvan Kaya da yanlarına geldi. “Savcı Bey, Hâkim Hanım, az önceki davayla ilgili benim de kafamda bazı soru işaretleri var aslında…”
Ceylin’in bu sözleri, Ilgaz ve Leyla’nın dikkatini çekti. Adliye koridorları, adaletin farklı yorumları ve iç çatışmalarıyla yankılanmaya devam ediyordu.