Sıradan bir geceydi. Doğukan deniz i eve bıraktıktan sonra erdem in arabası ile geri bar a dönmüştü. Sakince geri bar a girecekken bir ses duyar arka sokaktan. Olduğu yerde donar çünkü ses acı içinde bağıran birine aittir. İstemesede ayakları o yöne gitmeye başlar. Bir adım... İki adım... Üç adım derken sokağa varmasına birkaç adım kalmıştır. Sadece birkaç adım...
Eğer şuan yanındaki binadan dönerse belkide görmemesi gereken şeyler görecek ve hayatı mahvolacaktır. Veya hiç dönmez ise orada bir insana bir şey olacaktır. Bilmiyorum kaç dakika orada bekledi. Ama en sonunda dönmeye karar verdi. Elleri titrer şekilde binanın köşesinden döner. Belkide şuan hayatının en büyük hatasını yaptı. Ama döndü. Birşeyi bilmek mi daha iyidir yoksa şüphe ile yaşamak mı daha iyidir?
Belkide şuan döndüğü için gelecekte bu anı düşünürken meraklo olmayacaktır. Belkide gelecekhe şuan döndüğü için pişman olacaktır. Ama her iki şekilde de artık o binanın arkasında ne olduğunu görmüş olacak o insanın içini yiyip bitiren şüphe duygusu olmayacaktır. Binanın arkasında....
𝐃𝐎𝐆𝐔𝐊𝐀𝐍 𝐈𝐍 𝐀𝐆𝐙𝐈𝐍𝐃𝐀𝐍
Civciv abiyi evine bıraktıktan sonra erdem abinin Tofaşı ile bar a dönüyordum. (Hayır tofaş değil) arabanın yol üzerinden giderkenki rahatlatıcı sesi, arabanın klimasjndan çıkan hava sesi ve radyodan çıkan kısık sesli müzik eşliğinde her şey normal ve huzurlu gidiyordu. Arabadan inip bar a girmeme birkaç adım kalmıştıki acı dolu bir kadın bağırışı hareketlerimi dondurdu. Gitmemem gerektiğini hissediyordum ama kendime engel olamadan o yöne gidiyordum. Binanın köşesini dönünce dondum bi kadın vardı. Karşısında silahlı birisi vardı kadın kolundan vurulmuştu. Hala kaçmaya çalışıyordu silahlı adam beni görünce birkaç adım geri gitti ve kadına bir el daha ateş etti kadın üstüme düştü. Tırnaklarını kıyafetime geçirip ayakta kalmaya çalışırken bende yere düştüm kadından akan kan üstümü kaplamıştı. Adam kadına birkaç el daha ateş edince kadının güzel yüzü kana bulandı. Mermilerden biri tam kafasının arkasına denk gelmişti. Belliki benim yaşamam bile şans eseriydi. Kadın bana canlı kalkan olmuştu. Saldırgan kaşla göz arasında kaçmıştı. Ama ben o anki garip duygularla beraber dakikalarca olduğum yerden hareket edememiş yardım çağoramamıştım. Kadının kanı üstüme gittikçe bulaşıyordu. Kadının cesedi üstümdeuken ne yapacağımı bilmiyordum. Zorlukla ortalama 10 dakika sonra kalktım ve neredeyse hipnotize olmuş gibi bar a döndüm ne olduğunu anlamamıştım. Bar daki herkes bana bakıyordu. Şoktaydım. Erdem abi içtiği bir bardak içkiyi tükürüp yanıma koştu.
"Ne yaptın kedi mi ezdin-"
Gibi masumca sorular soruyordu... Ona sadece dışarıyı gösterdim.
"Hop! Derin gel Doğukan a bak ben hemen gelicem"
Beni derin e bırakıp koşar adımlar ile dışarı çıktı. Ben konuşamıyordum. Sadece ağzımdan kan kelimesi dökülüyordu. Sanki görünmez bir kilit ağzımı kilitlemişti. Merak eden birkaç müşteri daha erdem ile gitmişti. Derin bana su içirmeye çalışıyordu... Ama benim zihnim o an gördüklerimden başka hiçbir şeye çalışmıyordu.
𝐄𝐑𝐃𝐄𝐌 𝐈𝐍 𝐀𝐆𝐙𝐈𝐍𝐃𝐀𝐍
Doğukan ın anlattığı yöne doğru koşuyordum. Durmaksızın koşuyordum. Yerde Doğukan ın paçasından gelmiş kandan bir yol vardı adeta. Sokağı döndüğümde dondum yerde bir ceset vardı. Doğukan cidden bir katil miydi?.. Neden bir kadını öldürmüş olsa ki... O asla böyle bir şeyi yapamazdı. Titreyen elimle telefona uzandım ve 112 yi ararken bir müşteri kadına yaklaştı
"ABLA?!.. "
Bu Doğukan ın konuştuğu müşteriydi. Acaba Doğukan bilerek onunla konuşmuştu. Doğukan tanımadığımız biri miydi?.. Kadın ın cebinden bir telefon çaldı. Kadına eğilen adam telefonu aldı..
"Alo.. Nur.. Sakin ol yanına geleceğim"
Nur kimdi?.. Ama telefonun ucundan çocuk sesi geliyordu. Ortalama 13 yaşında bir kız çocuğu. Doğukan onun annesini mi öldürmüştü?.. Neden... Peki bu cinayetten sonra neden bar a geri döndü?. Acaba sıradaki hedefi biz miydik? Yafa barı cinayetleri için hedefleri toplamak için mi kullanıyordu. Ceset başındaki adamın ağzından şunlar döküldü..
"Lora.. Benim kardeşin yusuf hadi rol yapma adam gitmiş... "
Belliki adam şoka girmiş kadının öldüğünü göremiyordu. Birkaç dakikalık ölüm sessizliği ardından 112 araçları geldi. Polisler hemen ne olduğunu sorup Doğukan ın olduğu yere koştu. Doğukan birkaç dakika ardından kelepçeli şekilde bar dan çıkıyordu. Yere bakıyordu. Aynı bir suçlu gibi. Muhtemelen o an ona olan güvenim bitmiş gibiydi. O bir katildi. Çocuğu, kızı olan bir kadını öldüren bir katil... O kadın ona ne yapmıştı ki?.. O kadıncağazın suçu neydi?.. Bunca senedir acaba biz mi onu tanımamıştık. O an aklıma derin geldi. Siktir onu Doğukan ile tek bırakmamalıydım. Yine koşar adımlar ile bar a döndüğümde derin ne olduğunu anlamamış şekilde tezgahı siliyordu... Polis araçları yavaşça uzaklaşırken derin hala olayı küçük bir şey sanıyordu... Çok saftı...
𝐘𝐀𝐙𝐀𝐑 𝐈𝐍 𝐀𝐆𝐙𝐈𝐍𝐃𝐀𝐍 𝐃𝐄𝐕𝐀𝐌
Dopukan hariç kimse ne olduğunu bilmiyordu. Herkes onu acımasız bir katil sanıyordu. (Evet bu bölüm romantizme aykırıydı 😈)




